Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bursa'ya hak ettiğini verebilmek
22 Eylül 2018 Cumartesi, 08:15

Almanya önderliğinde başlatılan Endüstri 4.0'ın ardından son yıllarda Japonlar tarafından Toplum 5.0 kavramı, yani "Toplum için teknoloji" önerisi ortaya atıldı. Toplum 5.0 bilgi toplumundan süper akıllı topluma geçişi ifade ediyor. Toplum 5.0 ile Japonların hedefi toplumu dijital dönüşümlere hazırlamak ve yaşlanan dünya nüfusuna karşı çözümler üretmek. Aynı zamanda çevre kirliliği, dezavantajlı bireylerin yaşamını kolaylaştırmak ve doğal afetlere karşı alınacak önlemler de 'Toplum 5.0 'ın önemli hedefleri arasında.
Yani sadece üretim değil, topluma karşı sosyal görevin de yerine getirilmesini kapsayan bir kavram.
Aslında, başta çok uluslu şirketler olmak üzere dünyanın önde gelen firmaları topluma karşı sorumluluklarını sosyal projelerle yerine getirmeye uzun yıllar önce başlamışlardı. Mal ve hizmeti satın alan tüketicilerin bu markalara karşı algılarının değişmesi ve tercihlerini bu yönde kullanmaları sosyal sorumluluk kavramının daha da güçlenmesini sağladı.
Sönmez Holding Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez'in Gündüzlü Bakım ve Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi'nin yapımını üstlenmesi bu kavramların somutlaşmış hali.
Dünkü temel atma töreninde Celal Sönmez'in yaptığı konuşmada, babası merhum Ali Osman Sözmez'in 'Bursa bana çok şey verdi. Ben Bursa'ya hak ettiği katkıda bulunamadım. Yardımseverlikten asla vazgeçmeyin' sözlerini hatırlatması, hayırseverliğin nasıl bir aile geleneğine dö-nüştüğünün bir göstergesi.
Celal Sönmez, ailenin ulu çınarı Ali Osman Sönmez'in vasiyetinin ışığında ilerlemeye devam ederek, her alanda eğitim kurumlarından hastanelere kadar Bursa'ya katkılarını sürdürüyor ve bunun mutluluğunu yaşadığını da her fırsatta dile getiriyor. Törende, Başbakan eski Yardımcısı ve TBMM insan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu'nun konuşmasında Celal Sönmez'e hitaben, 'Allah size uzun ömürler versin ki, siz de bu hayırlara devam edin' şeklindeki sözler, yapılan hizmetlerin nasıl karşılık bulduğunu anlatan en güzel ve anlamlı ifade oldu.

BURSA'DAN ANADOLU'YA AÇILIYOR

Demokrasinin vazgeçilmezi, kamu hizmetlerinde denetlenebilirlik ve şeffaflık. Türkiye, Avrupa Birliği müktesebatına uyum çerçevesinde 2004 yılında bu alanda çok önemli bir kurula kavuşmuştu. Bir nevi kamunun vicdanı olarak görev yapan Kamu Görevlileri Etik Kurulu dün Bursa'dan Anadolu'ya açılmanın ilk adımını attı.
Başkanlığını 23'üncü dönem TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın yaptığı etik kurul, konusunda uzman vali, büyükelçi, Yargıtay ve Sayıştay üyelerinden oluşuyor. Geçen aylarda iş dünyasını temsilen BTSO Başkanı İbrahim Burkay da bu kurula atandı. Kurulun Bursa'yı tercih etmesinin en önemli nedeni de Burkay'ın daveti.
Kurulun görevi kamuda etik kültürünün, alışkanlıklarının yaygınlaştırılması içselleştirilmesi, bu şekilde yolsuzluğun önüne geçilmesi, yolsuzluğun ortaya çıkmasına vicdani fikri düşünce yapısının değiştirilmesi.
Bu amaçla çalışmalar yapan kurul, Avrupa Birliği destekli projeleriyle Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Gümrük idaresinde çok ciddi başarılar elde edilmesini sağladı. Tapu Kadastro'daki başarı toplumun tüm kesimlerinin takdirini aldı.
Artık tapuya gittiğinizde her aşamada alışkanlık haline gelen yasal olmayan ödemeler ortadan kalktı.
Kurul başkanı Köksal Toptan'ın ifadesine göre, gümrükteki başarı oranı ise yüzde 50'lerin üzerine çıktı. Kurul önümüzdeki aralık ayında yerel yönetimlerde etik kültürünün yayılması, yaygınlaştırılması ve içselleştirilmesi projesini uygulamaya başlayacak. Kurul, Bursa'nın ardından 40 ile gezi düzenleyecek. Proje iki yılda tamamlanacak.

TBMM'YE ETİK KURUL ÇAĞRISI

Kamu Görevlileri Etik Kurulu, vali, kaymakam, belediye başkanları, genel müdür ve üst düzey bürokratlarla ilgili etik ihlalleri de inceliyor. Köksal Toptan'ın verdiği bilgiye göre, şu ana kadar 73 etik ihlali kararı verildi. Bu kararlar Cumhurbaşkanı, o kamu görevlisinin mensup olduğu kurumun bakanına ve ismi deşifre edilmeden kamuoyuna duyuruldu. Kurulun görev alanlarında TBMM, yargı, TSK ve üniversiteler yer almıyor. Köksal Toptan, TSK, Yargıtay ve üniversitelerin kendi etik kurullarını oluşturarak bu konuda adım attığını söyleyerek, TBMM'de çalışma yapılmamasına ise sitem etti.
Bursa'dan TBMM Başkanı ve grup yöneticilerine çağrı yapan Köksal Toptan, TBMM bünyesinde etik kurul oluşturulmasını istedi. Toptan, kurulun oluşturulmasının TBMM'nin lehine olacağını ve halkın Meclis'e bakış açısında olumlu etkiler yaratacağını söyledi.
Toplantı sırasında, kurul tarafından hazırlanan Etik Rehberi'ndeki bir bölüm dikkatimi çekti. Etik olmadığı vurgulanan örneği aynen yazıyorum:
'Yaşlı bir teyze askere giden çocuğuna yardımda bulunan kaymakama bir hindi hediye etmiştir'
Konuşmaların ardından Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Kurul Başkanı Köksal Toptan'a Bursa tablosu hediye(!) etti. Benim de aklıma hemen bu durumu soru haline getirmek geldi. Sordum:
-Etik kurulu başkanına hediye vermek etik mi değil mi?
Salonda kahkahalara neden olan bu soru, kurul üyelerinin onayıyla etik diye nitelendirildi!