Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bursa yine ilk kıvılcımı yaktı
15 Eylül 2017 Cuma, 08:42

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın resmi verilerine göre, Bursa, hava kirliliğinde ilk beş arasındaki yerini maalesef koruyor. Maalesef diyorum çünkü kış aylarında resmen bazı bölgelerde insanlar zehir soluyor.
Kirliliğe sanayinin yanı sıra devletin kış aylarda ihtiyaç sahiplerine dağıttığı kömürün katkısı da yadsınamaz boyutlarda. Bursa Valiliği geçen kış, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı aracılığıyla 41 bin 400 ton kömür dağıtmış. Tonu 387 liradan toplam tutarı 16 milyon lira. Yani devlet milyonlarca lira para harcayarak bir nevi kirliliğe destek veriyor.
Bunun farkına varıp önlem almak isteyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe , projesini bu konudaki duyarlılığımı bildiği için ilk kez bana açıklamıştı.
Proje hızla ilerledi ve dün yakıt dönüşümünü destekleme projesiyle ilgili önemli bir imzayı attı.
Altepe, geçtiğimiz aylarda Bursagaz'ın projeye ilgisizliğinden şikayet etmişti. Altepe ile Bursagaz Genel Müdürü Markus Rapp'in imza koyduğu protokol bu sıkıntının da aşıldığını gösteriyor.
Projenin detaylarını haber sayfalarımızda bulacağınızdan ayrıntılara girmeyeyim.
Başlangıçta hava kirliliğinin yoğun olarak hissedildiği Osmangazi, Yıldırım ve İnegöl'deki çalışmalar tamamlandı. İkisi merkez bu üç ilçede yakıt dönüşümü destekleme projesi, toplam 1794 konutta uygulanacak. Ayrıca 4 ay gelen faturaların 50'şer liralık bölümünü de Büyükşehir Belediyesi karşılayacak. İhtiyaç sahibi vatandaşlara talepleri halinde doğalgaz sobası ile ocağı da verilecek.
Bursagaz'ca hesaplanacak güvence bedellerinin 5'te 1'i yine Büyükşehir Belediyesi tarafından ödenecek.
Bursagaz Genel Müdürü Rapp'in de devrim niteliğinde olduğunu söylediği projeye enerji şirketinin desteği de bir yılda 1.2 milyon lira olacak.

Kömür dağıtımı olacak mı?

Bursa Valisi İzzettin Küçük'ün geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısında, projenin bu aşamaya geldiğinden haberim yoktu. Konunun takipçisi olduğum için Altepe'nin çağrısını Vali Küçük'e hatırlatmıştım.
Büyükşehir Belediyesi 'nin talebi kömür dağıtımı yerine proje kapsamındaki evlere doğalgaz desteği verilmesiydi.
Vali Küçük talebi biliyordu ve ilgili bakanlıklara da iletmişti. Sanırım bakanlıklar, Bursa'ya özel bir uygulama olmayacağı yanıtını vermişti.
'Bursa'ya verilirse 81 il ne olacak' sıkıntısı vardı.
O yüzden konu yine her işte olduğu gibi Bursa'ya kaldı. Bursa yine kendi göbeğini kesecek.
İşin endişe veren kısmı ise belediyenin bu projesine rağmen devlet yine kömür dağıtmaya devam edecek.
Bir umut; belki bu sosyal proje bakanlıklara anlatılır da çözüm bulunarak Bursa Türkiye'ye örnek olur.

Palamutu zor göreceğiz

Av yasağının sona ermesinin ardından balık sezonu açıldı. Bugünlerde tezgahlarda en çok sardalye, istavrit ve hamsi görmeye başladık. Palamut ise henüz geçen yılki bolluk ve bereketine ulaşamadı. Geçen yıl, bu günlere denk gelen Kurban Bayramı'nda yaşanan akından eser yok.
Hem balıkçının hem de tüketicinin yüzünü yüzlerce kasa sardalye ile dönen tekneler güldürüyor.
'Sezon nasıl başladı' diye önce kısmet peşinde koşan balıkçılara ardından Bursa Hali'ndeki komisyonculara sonra da Gemlik'te denizden gelen nimeti son tüketiciye ulaştıran satıcılarla konuştuk.

Merak ettiğinizi tahmin ettiğim için önce balık fiyatlarından başlayayım. Henüz 'çingen' kıvamına bile ulaşmamış palamutun teki 5 lira, dört tanesi zor bir kilo gelir.
15 yıl sonra balıkçı tezgahlarında boy gösteren uskumrunun ilk günlerde 20 lira olan fiyatı 15'e düşmüş.

Meraklılarının beyaz eti nedeniyle 'tavuk balığı' diye adlandırdığı mezgit tezgahtaki en pahalı balık. Kilosu 20 lira. Hamsi hâlâ az çıkıyor. Balıkçılara göre, önümüzdeki hafta hamsi bolluğu yaşanabilir. Hamsi, sardalye ve istavrit 10 liradan satılıyor. Bu bolluk devam ederse eskilerin denizdeki görünümü nedeniyle 'Ateş Balığı' olarak adlandırdığı sardalyenin kilosu 5 liraya düşer. Ancak hem balıkçılara hem de komisyonculara göre, geçen yılki palamutu bu yıl bulamayacağız.
Lüfer için henüz erken.
Umudum şu anda Ege sahillerinde, o her ne kadar palamut olarak adlandırsa da Akdeniz'e özgü bir balık türünün peşinde olan gazeteci arkadaşım Adnan Baştopçu'da. Pazartesi günü dönüyor. İlk ağızdan bilgileri ondan alınca yine yazacağım.