Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bursalılar Akdeniz ve Ege'ye Araplar Bursa'ya akın etti
17 Ağustos 2019 Cumartesi, 08:48

İster süresi uzatılsın ister uzatılmasın tatil denince insanımızın aklına bulunduğu kentten uzaklaşmak geliyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan'ın bayramdaki seyahat istatistikleri de bunun göstergesi.
Kurban Bayramı süresince havalimanlarından 3,7 milyon yolcu hizmet alırken, 4,1 milyon yolcu otobüsle, 2,5 milyon vatandaş da trenle seyahati etti.
İlk yıllarda deniz-kum-güneş üçlüsünün yerini, kültür turları almaya başladı. Damak zevki için Gaziantep, Hatay, tarih için Adıyaman, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır, doğal güzellikler için Kapadokya, Salda Gölü yeni gözde mekanlar. Memleket hasreti çekenler için de bu tatiller bulunmaz fırsat.
Peki, Bursalılar bayram tatilini nasıl değerlendirdi?

Konunun uzmanı TÜRSAB Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Bursa Turizm Platformu Koordinatörü Murat Saraçoğlu'na sorduk. O da anlattı...
Sıcak hava seyahatlere tetikleyici etki yapınca bayramda Bursa adeta boşaldı. Acenta bilgilerine göre, Bursalıların tercihi Akdeniz ve Ege'deki tatil beldeleri. Son yıllarda Kapadokya ve Karadeniz turlarına da büyük ilgi var.
Bursalılar kenti terk ederken, şehir Arap ve günübirlikçi turistlere kaldı.
Bu arada kendi gözlemimi aktarayım; bayramın üçüncü günü Zafer Plaza ve çevresinde her üç kişiden ikisi Arap turistlerden oluşuyordu. Kafelerde yer bulmak neredeyse imkansızdı.
Uludağ Sarıalan bölgesi ise Araplar için en gözde mekanlar arasında yer almaya devam etti. Saraçoğlu'nun verdiği bilgiye göre, kent merkezindeki otellerin doluluk oranı bayram tatili süresince yüzde 95'e ulaştı.
Arap turistlerin bu ilgisi artmaya devam ederse yakın bir gelecekte konaklama ihtiyacını karşılamak için Uludağ'da sadece sezonluk hizmet veren oteller de yaz aylarında açılmaya başlar.

SAHİL BELDELERİ DOLDU, TAŞTI

Akdeniz ve Ege'ye gidemeyen Bursalılar, yakındaki Tirilye, Kumsaz, Karacabey Boğazı, Kurşunlu, Güzelyalı ve Kumla sahillerine akın etti. Bayramın ikinci gününden itibaren bu beldelerde araç park yeri bulmak neredeyse imkansızdı. Günübirlikçilerin dönüş saatleri ise gece yarılarını buldu.
Küçük Kumla'daki yine kendi gözlemimi aktarayım; marketlerdeki ekmek ve yiyecekler tükendi. Restoran ve kafeteryaların önünde uzun kuyruklar oluştu. Akşam Kumla sahili adım atılamaz haldeydi. Toplu ulaşım araçlarına binmek ise neredeyse imkansızdı. Sahil beldeleri için özellikle uzun tatillerde ve hafta sonlarında Büyükşehir Belediyesi'nin ek seferler koyması gerekiyor.

DEPREME KARŞI AHŞAP YAPI ÖNERİSİ

Çok klasik deyimdir; deprem değil, bina öldürür.
Üzerinden 20 yıl geçen Marmara Depremi'nde deniz kumuyla yapılan binaların nasıl akordeon gibi çöktüğünü görmüştük.
Bu doğal felaketi önlemek elimizde olmadığı için tek çözüm deprem güvenlikli konutlarda yaşamak.
Teknik olarak deprem güvenlikli bina yapımı mühendislerin işi. Bu önemli günde kısa adı AHSAPDER olan Ahşap Sanayici ve Profesyonelleri Derneği Başkanı Erkan Kalafat'tan ilginç bir değerlendirme ve öneri geldi.
Kalafat'ın verdiği bilgiye göre, dünyada bizim gibi deprem gerçeğiyle yaşayan ülkeler, aslında atalarımızın da zamanında kullandığı ahşap karkas sistemiyle bu işi kolayca çözmüşler. Hatta Japonlar, Osmanlı karkas sistemini araştırarak binalarını bu teknikle yapmışlar.
20'inci yüzyılın başlarında İstanbul'daki konutların yüzde 95'inin ahşap yapılardan oluştuğu hatırlatması yapan Kalafat'ın önerisi ahşap ev yapımına ağırlık vermek. Yapılan araştırmalara göre, Türk insanının yüzde 96'sı da 2 katlı müstakil evlerde oturuyor.
Ahşap evlerden oluşan uydu kentler kurulması hem deprem güvenli bina stokunu artırırken, hem de vatandaşların talebi de karşılanmış olacak.
Dünyada yüksek katlı ahşap binaların örneklerini de gösteren Kalafat, sektör olarak bu konuda bilgi birikimine sahip olduklarını ve her türlü desteği vereceklerinin altını çizdi.