Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Çemişgezek'ten Bursa'ya uzanan bir kahramanlık öyküsü
30 Eylül 2018 Pazar, 07:55

Mustafa Kemal önderliğinde emperyalistlere karşı başlatılan ulusal kurtuluş savaşı içinde binlerce kahramanlık öyküsü barındırır.
Birçoğu da isimsiz kahramanlardır. Zaten onların amacı da öyle tarihe kahraman olarak geçmek de değildir. Ülke işgal altındadır ve kurtuluşu için gerekirse can feda edilir.
Bursa'nın düşman işgaline uğraması ve ardından kurtuluşuna kadar geçen dönemle ilgili çok öykü anlatılır ve yazılır. Beni en çok etkileyen ise Mustafa Kemal'in Selahattin Eyyubi'ye öykünerek, işgal üzerine meclis kürsüsünü işgal sona erene kadar siyah örtüyle kapatmasıydı.
Şükrü Çavuş, tıpkı İzmir'de Hasan Tahsin gibi işgalci düşmana ilk kurşunu sıkarak tarihe adını altın harflerle kazıtmıştır.
Yazıma konu olan Şehit Binbaşı Çemişgezekli Kurmay Haydar'ın bugüne kadar duymadığım öyküsüne Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından üçüncü sayısı yayınlanan 'Bursa Günlüğü' dergisinde rastladım.
Öyküyü kaleme alan Bursa'daki milli mücadele günlerini anlatan 'Kuvva' adlı kitabın yazarı Süleyman Işık. Yazarın dedesi Celalettin Efe ve büyük amcaları Çemişgezekli Kurmay Haydar'ın birliğinde yer almış kahramanlardan biri.
Işık'ın aktardığı bilgiye göre, 1920 yılının sıcak bir temmuz günü Bursa'yı terk eden Miralay Bekir Sami Bey, Yunan işgalinin güneye doğru ilerlemesini önlemek amacıyla Çemişgezekli Haydar Bey'i görevlendirir.
Haydar Bey, işgal öncesi Orhaneli Bölge Komutanı'dır. Daha sonra emekliliğini ister. Ancak, Mustafa Kemal, Kurmay Haydar'ın Bursa'dan ayrılmasını istemez ve Dağ Müfrezesi'ni kurmasını emreder.
Kurmay Haydar, Dağakça, Epçeler ve Şeytanbudaklar'daki karargahında bölgeyi yönetir. Batı Cephesi'nin talimatıyla Kütahya yönüne kuş uçurtmaz.
10 Eylül 1922'de Türk ordusundan bir gece önce Bursa'ya giren dağ müfrezesi ve Püskülsüz İsmail çetesi orduya hareket imkanı yaratarak Bursa'nın kurtuluşuna zemin hazırlar ve böylece Yunanlılar tarafından kentin yakılıp yıkılmasına engel olur.
O mücadele günlerinde kahramanca çarpışan ve dağ müfrezesini kurmayı başaran Kurmay Haydar'a gelince. Tunceli Çemişgezekli bu kahraman, emrindeki 500 kişilik dağ müfrezesi birliği ile 24 bin kişilik Yunan tümenini Dağakça'da 2,5 gün engeller. Bu süre içinde meydana gelen şiddetli çatışmalarda Kurmay Haydar, atılan bir top mermisinin şarapnel parçalarının vücuduna isabet etmesi sonucu şehit düşer.

Fotoğrafı yok, mezarı ise yol oldu

Komutanının ölümüyle sarsılan dağ müfrezesi şehit vere vere düşmanı oyalamaya devam eder. Maalesef Yunan kuvvetleri Beyce(Orhaneli)- Çardı- Tavşanlı üzerinden Kütahya'ya ve Eskişehir'e girer.
Aradan aylar yıllar geçtiği halde Şeytanbudaklar'dan Bağlı'ya, Mürseller'e kadar birçok yerde köylüler, kızıl kana boyanmış bembeyaz bir at görür ve o at insanlara bir görünür bir kaybolur.
Süleyman Işık, yaptığı araştırma ve anlatılan öykülerin izini sürerek Haydar Bey'in mezarını bulur. Üstünden asfalt geçirilmiş ve bir mezar taşı dahi yoktur.
Fotoğrafı dahi bulunmayan Kurmay Haydar'ın ailesine ulaşmak için de çalışan Işık, ailesinin Ankara'da yaşadığını ve bir dönem Meclis tarafından çocuklarının eğitimi için yardım yapıldığını tespit eder ama izlerine ulaşamaz.
Öyküyü kitabında da anlatan Süleyman Işık'ın istediği, bu yiğitlere bir minnet borcunun ödenmesi için Dağ Müfrezesi ve onun şehit komutanı için bir anıt mezar yapılması. Bu anıt, gecikmiş de olsa bir özür borcunu yerine getirecektir.

Dergideki öyküler belgesele dönüştürülebilse ne güzel olur

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın yazısının da yer aldığı Bursa Günlüğü'ndeki öyküler, birbirinden güzel ve yakın tarihe ışık tutacak nitelikte.
Dergiyi okurken aklıma yine Büyükşehir Belediyesi yayını olan Bursa'da Zaman Dergisi geldi. Saffet Yılmaz tarafından özenle hazırlanan bu dergide yer alan araştırma konuları zaman zaman belgesel haline getiriliyordu. En son Srebrenitza'daki soykırımı anlatan sayıyla ilgili çok güzel bir belgesel hazırlanmıştı.
Benzeri bir belgesel bu dergideki öykülerden de yararlanılarak yapılsa ne güzel olur.