Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Cumhur ittifakındaki çatlak ve yerel seçimde paradigma değişimi
24 Ekim 2018 Çarşamba, 08:07

MHP lideri Devlet Bahçesi'nin partisinin grup toplantısındaki konuşması öncesinde, ilk kıvılcımdan öte ittifakın çatırdamaya başlamasının işaret fişekleri sosyal medyada atılmıştı.
Bahçeli'nin konuşmasındaki tonu ve vurguları finalin işaretlerini veriyordu. Konuşmayı dinlerken birden aklıma Bahçeli'nin 7 Temmuz 2002'de Kocayayla'da, Türkmen çadırındaki açıklaması geldi. Bülent Ecevit'in başbakanlığı dönemindeki tartışmalar üzerine seçime bir buçuk yıl süre olmasına rağmen 3 Kasım'da erken seçim çağrısı yapmıştı.
Bu seçim sonrası Türkiye, 16 yıl devam eden AK Parti iktidarıyla tanışmıştı.
Bahçeli'nin Türk siyasetinin son yıllarına damgasını vuran, aralarında 367 krizinden, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne gidişe ve en son Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni sistemin ilk başkanlığına seçilmesine kadar uzanan kararları var.
Gerçi Bahçeli'nin gruptaki sert üslubunu gazetecilerin sorularını yanıtlarken yumuşatması, 'Cumhur ittifakı duruyor' anlayışına dönüştü ama yerel seçimlere MHP'nin kendi adayları ve amblemiyle gireceği artık kesinleşti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, grup toplantısında, Bahçeli'nin açıklamasına 'Saygı duyarız, herkes kendi yoluna' sözleri ile yanıt verdi.
Cumhur İttifakı'nın bozulmasında buzdağının görünen yüzü, MHP ile son dönemde af, erken emeklilik ve andımızla ilgili Danıştay kararı gibi gözükse de bu, her seçim için ayrı bir strateji geliştiren AK Parti'nin Mart 2019'da paradigma değişikliğinin işareti.
AK Parti bu noktaya nasıl geldi ve uzlaşma yerine neden köprüleri attı?
Ağustos ayından beri AK Parti, yerel seçimler için vites büyüttü. Önce milletvekilleri ve yöneticileriyle başlayan toplantılar, belediye ve il başkanları ile devam etti. Ardından ilçe başkanları ve kadın kolları başkanlarına hatta eski vekillerin de katıldığı istişare toplantılarına kadar uzandı. Bu toplantıların tamamına Cumhurbaşkanı Erdoğan da katılarak, hem konuştu, hem de katılımcıları dinledi.

ERDOĞAN'IN MESAJI VE BOZDAĞ'IN GÖZYAŞLARI

Bu arada, Erdoğan'ın Diyarbakır'a yaptığı ziyarete de bir parantez açmakta fayda var. Bir de kamuoyu araştırmalarına önem veren ve her siyasi adımın toplumdaki yansımasını ölçen anketler de yine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önünde durduğunu da unutmayalım.
Bu bilgiler ışığında görünen o ki terörle mücadele konusunda eylem ve söyleminden taviz vermeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu seçmeninin sembolik mesajlarla gönlünü okşuyor. Bunu sadece Doğu ve Güneydoğu ile de sınırlı tutmamak gerekiyor. İstanbul gibi büyük illerde yaşayan muhafazakar Kürt seçmen de aynı mesajı alıyor.
Erdoğan'ın konuşmasındaki yer alan Andımız ve Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ'ın gözyaşlarına hakim olamadığı bölümü buna en güzel örnekti sanırım. Çünkü konuşmadaki vurgular, çözüm sürecindeki açıklamaları aratmayacak türdendi.

MADALYONUN MHP YÜZÜ...

Diğer ortak MHP açısından bakıldığında, ittifak bozulmadan yerel seçime kendi adaylarıyla girmenin rasyonel yararları söz konusu.
Ekonomik krizin yansımalarının yanı sıra seçmene verilen sözlerin yerine getirilmemesi, Andımız konusundaki hassasiyetten geri adım atılırsa tabana verilecek yanıtlar, MHP açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca, genel seçimdeki ittifakın sandığa yansıma kolaylığı yerelde pratiğe dönüşmeyebilir. Üstelik bazen ilçe bazında bile kimin adayının destekleneceği konusunda büyük sıkıntılar ortaya çıkabilirdi.
Örneğin MHP'nin seçim kazandığı Mersin, Adana veya Manisa'da AK Parti ile nasıl uzlaşacaktı?
Önümüzdeki günlerde, ittifakın yerel seçimlerde devam etmemesinin pratik faydalarını hem AK Parti hem de MHP'nin yaşayacağına inanıyorum.

'SU BULUNMAZSA YÜZERİZ'

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin ardından ekonomiden sonra en önemli beklenti eğitim konusundaydı. Bu yüzden Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un her açıklaması kamuoyu tarafından dikkatle izleniyor ve hazırlayacağı program merakla bekleniyordu.
Bunun farkında olan Bakan Selçuk, 2023 Eğitim Vizyonu'nu açıkladığı toplantısına, 'Bana şapkadan tavşan çıkaracakmış gibi bakmazsanız sevinirim' sözleriyle başladı.
İzlenecek yol haritasını anlatırken de dönüşümün öyle kolay olmayacağının mesajını, 'Bugün yaptığımız açıklamalarla eğitim sistemimiz yarın en iyi eğitim sistemi olmayacak. Eğitim sistemimiz aniden bir dönüşüm yaşamayacak. Eğitim sistemleri 100 vagonluk bir tren gibidir, spor araba gibi döndüremeyiz' sözleriyle verdi.
Eğitimde dönüşümü sağlamak gerçekten zorlu bir süreç ancak bir yerden başlamak gerekiyor. Öğretmenlik ve okul öncesi eğitim ve ortaöğretimle ilgili yapılan tespitler önemli. Artık elimizde bir yol haritası var ve hazırlanmasından daha çok uygulanması başarıyı getirecek.
Bakanın final cümlesi de bununla ilgili endişesini içeriyordu: 'Su bulanmazsa yüzeriz'
Umarız, su bulanmaz ve program hedefine ulaşır. Çünkü eğitim gerçekten memleket meselesi.