Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Dağlar kızı Ayşe
09 Ekim 2017 Pazartesi, 13:51

Onu, Sırpların acımasız soykırım uyguladığı Srebrenitsa'daki 'Marş Mira' adlı yürüyüş sırasında tanımıştık. Üç günde 77 kilometre yürüdüğümüz anma etkinliğinde, nefes nefese kaldığımız rampaları Ayşe Arabacı neredeyse koşarak çıkıyordu. Meğerse Ayşe, Türkiye'de tırmanmadık dağ bırakmayan hatta Fransa ve İtalya Alpleri'ne tırmanan ilk Türk kadın dağcıymış. Temmuz ayında aldığımız röportaj sözünü nihayet gerçekleştirdik.

Ayşe Arabacı, 1989 yılında Bulgaristan'dan göç eden bir ailenin kızı. Göç ettiği Osmanpazarı'nda da kırlara ve dağlara çıkmaya meraklıymış. Arkadaşlarını ayartıp, okuldan kaçarak dağlara çıkarmış. 14 yaşında Bursa'ya göç edince o büyülü günler sona ermiş. 15 yaşında otomotiv yan sanayinde işe başlayıp 24 yıl aralıksız çalışmış. İçindeki dağ ve doğa sevgisi ise hiç tükenmemiş. Açık liseyi bitirip diploma sahibi olan Ayşe'nin tekdüze hayatı, tesadüf sonucu gördüğü dağcılık kursu ilanı ile renk kazanmış. 25 yaşında aldığı eğitim sonucu Ağrı'dan Aladağlar'a, Süphan'dan Erciyes'e, Kaçkar'dan Hasan Dağı'na kadar Türkiye'de tırmanmadık dağ kalmayınca Ayşe bu kez gözünü ülke sınırları dışına dikmiş. Gürcistan Kazbek'ten başlayan macera Bulgaristan, İran, Fransa ve İtalya Alpleri'ne kadar devam etmiş. Ağustos ayında ise Kırgızistan'daki Peak Lenin tırmanışına başlamış ancak bir dizi şanssızlık sonucu 5 bin 500 metreden dönmüş.10 yıl önce Hasan Dağı'na tırmanırken, ayağının kayması sonucu 500 metre sürüklenen ve ölümden dönen Ayşe, dağcılık aşkı nedeniyle evlenememiş...

Başarılarıyla ilgili övgüleri tevazu ile karşılayan Ayşe, dağcı kadınların yardım alıyor algısını yerle bir etmek için de karlı bir 29 Ekim günü Aladağ'daki 3 bin 734 metre yükseklikteki Kaldı zirvesine 2 kadın arkadaşıyla birlikte tırmanmayı başarmış.
Dağlar kızı Ayşe'nin hedefi, öncelikle kafasına taktığı Peak Lenin'e tırmanmak. Ardından 7 binlik dağ serileri ve final tabii ki Everest. Ama Ayşe'nin de dediği gibi Everest'e tırmanış tamamen ticarete dönüşmüş ama yine de en yüksek o olduğu için final için Everest'i düşünmek ve hayal etmek güzel.

Dağcılık aşkı nasıl başladı?

Köyde büyümüş olmam nedeniyle doğaya aşık bir çocuktum. Mahallenin çocuklarını ayartıp dağ yürüyüşüne götürürdüm. Türkiye'ye gelince gezelim eğlenelim mantığı hakimdi. Ben hep doğayla buluşma hayalleri kuruyordum. Bir gün bir yerde kulübün eğitim verdiğini gördüm. Dağcılığın ne olduğu konusunda bir fikrim yoktu. Sadece dağa ulaşabilme derdindeydim. Baktım ki çok güzel bir ortam var. Bilinçlenip eğitim alıyorsunuz. Eğitime katılıp tamamladım. Kulüp üyesi oldum. Demirtaş Spor Kulübü'nün dağcılık branşı olarak devam ediyordu. Bizim eğitimimizin ardından BUDAK Kulübü kuruldu. 2001 yılından bu yana devam ediyor. Türkiye Dağcılık Federasyonu'nun 8 hafta süren bir eğitim süreci var. Onu da tamamladım. Çalışmaya devam ediyorum. Artık dağa gitmek için yöneticilerime bin bir türlü taklalar atıyorum. Çalıştığım işyerinde çok anlayışlı davrandılar ve etkinliklere katılmama fırsat verdiler.

İlk tırmanış neresi?

Şubat ayında eğitimi aldım. 19 Şubat'ta ilk kamplı faaliyetim oldu. Uludağ'ın zirvesine çıktım. Karlıydı. Çok heyecanlıydı. Ondan sonra Aladağlar oldu. O kışın akabinde Ağrı Dağı hedefimdeydi. Ağrı'ya tırmanışımıza izin veril-medi ekip olarak 4 bin 200 metreden geri döndük. O dönemde 5 kişi Aladağlar'a geçerek 3 bin 734 metre yükseklikteki Kaldı Zirvesi'ne tırmanarak Bursa'ya döndük. Aladağlar, Hasan Dağı, Erciyes, Süphan, Kaçkar hepsine çıktım. İnsanlar yazın gider ben kış tırmanışları gerçekleştirdim. İlk tırmanışları kışın gerçekleştirdim. Ağrı'ya 8 kez gittim ve altıncı gidişimizde izin verilmesi üzerine zirveye ulaştım. Denemem derken deneme değil izin verilmemesi nedeniyle çıkamadık.

İlk yurtdışı tırmanışını nerede yaptınız?

Yurtdışında ilk kez Gürcistan Kazbek'e tırmandım. Kulüp olarak gittik. Kazbek çok zor bir dağ değil ama riskli bir dağ buzul çatlakları olduğu için zorlu bir dağ.

Alpler'e tırmanan ilk Türk kadın dağcısınız. Alpler macerası nasıl başladı?

İtalya Alpleri'ndeki Grandes Jorasses dağının Pointe Walker ve 4 bin 184 metrelik Pointe Whymper'e tırmanmak en büyük hedefimdi. 2015'te keşif için gittik. Görünce hayran kaldık. Biz buraya tırmanabilir miyiz diye düşündük. Geçen yıl Uludak Başkanı İsmet Şentürk ile birlikte tırmandık. Çok zorlu bir tırmanıştı. İnanılmaz etkilendim ve hayran kaldım. Bin 500 metrenin üzerinde buzulları görüyorsunuz. Şeker gibi duruyor buzullar. Doğa sanki spor yapmak için düzenlemiş. Ayrıca Alpler'in Fransa bölümündeki Chamonix dağının 4 bin 122 metre rakımlı Aiguille Verte zirvesine tırmandık. Kampingler muhteşem zirveye yakın yerde kulübeler yapmışlar. Burada konaklayabiliyorsunuz.

Tırmanışta hangi zorluklarla karşılaştınız?

İki zirveye iki günde tırmandık. 'Bivaklama' adı verilen plansız ve sınırlı malzemeyle yapılan hızlı geceleme yapmak zorunda kaldık. Çadırımız yok yanımızda sadece sınırlı malzemeler var. Oturabileceğiniz kadar bir yer açıp, emniyet kemerleri ile kendimizi sabitleyip gece askıda uyuduk. 4 bin metrede zirvenin hemen altında. Çok yorulmuştuk. O kadar buzul çatlağı vardı ki dikkatli olmak zorundaydık. Bazı yanlış noktalara giderek zaman kaybetmiştik. Yorulduk. Dönüşte tehlikeli olacağına kanaat getirip orada gecelemeye karar verdik. Sabah erkenden toparlanıp zirveye çıktık. Tabii muhteşemdi. Orada Bivaklamak da muhteşemdi. Büyük çöp torbası düşünün onun içinde geceyi geçirdik. Rehbersiz geldiğimizi Türk olduğumuzu görünce çok şaşırdılar.

Ağustos ayında Kırgızistan'daki 7 bin 134 Peak Lenin'e tırmanma maceranız vardı, ne oldu?

Oraya Bursa Büyükşehir Belediyesi sponsorluğunda gittik. Budak kulübünden gittik. Her şey güzeldi. Tırmanışımız güzel ve seyrinde gidiyordu. Benim bir boğaz problemim oldu. 4 bin 400'de doktor var. Başım ağrıyor diye gittim. Boğazımda enfeksiyon olduğunu söyledi. Orda 4 bin 400'den 5 bin 500'e adaptasyon tırmanışı yapıyordu. Vücudu dengelemek için. Arkadaşlar bu tırmanışı yaptı. Döndüklerinde toparlamıştım. Doktor da izin verdi ama hava bozdu. Kötü bir şey ama dağda karşılaştığımız şeyler. Daha fazla zaman gerekiyor. Giderken tur firmasıyla gittiğimiz için dönüş biletleri alınmıştı. Zirve yapamadan dönmek zorunda kaldık. Üç gün sonra açıyordu hava ama dönmek zorunda kaldık.

Hedefin ne? Sanırım Ağrı gibi Peak Lenin'e de tırmanma inadın var.

Kesinlikle çıkacağım. Dağcılıkta böyle hedef koyacaksın ve onu başaracaksın. Han Tengi var. İnşallah sponsor bulabilirsek. Tabii ki Eve-rest en önemli hedef ama çok büyük paralar gerekiyor. Artık Everest'e tırmanış ticarete dönüştü. Şu an için önce 7 binlikler. Çok fazla var. Onun ardından her dağcının hayalini süsleyen 8 binlik zirveler var. En önemlisi para. Benim çalışma ile ilgili sıkıntım yok.

Çok zorlu bir spor yapıyorsunuz kadın olmanın getirdiği güçlükler var mı?

Hayır ama dışarıda insanların kadınlar yardım alıyor algısını ortadan kaldırmak için Hasan Dağı'na üç kadın olarak tırmandık. Alpler'de çok zorlanmıştık. Birlikte çıktığımız İsmet Şentürk'e, 'Abi ben dönüşte dağcılığı bırakıyorum. Bundan sonra çayır çimen dolaşacağım' demiştim. İlk defa korkarak bir yerlerden geçtim. Altınızda buzların kaybolacağı kadar büyük çatlaklar var. Siz oradan bir santimlik kazmanızın ucu ve kramponlarla tutunarak geçiyorsunuz. O boşluğu gördüğünüzde sizi korkutuyor. Ama geldikten iki gün sonra Gürcistan'a uçak biletimiz vardı. Yanımdaki arkadaşımın izin belgesi olmadığı için geçemedik. Ama dönüp Kaçkarlar'a tırmandık.

En büyük tehlikeyi nerede yaşadın?

10 yıl önce Hasan Dağı tırmanışı sırasında düştüm. Kendi hatam sonucu gerçekleşti. 3 bin metrede tırmanıyorduk. Buzun üzerine yeni kar yağmıştı. Kramponsuz tırmanıyordum. Birden kaydım. Beni tutmak isteyen arkadaşımla birlikte yuvarlanmaya başladık. 500 metreye yakın yuvarlandık. Bizim ekiptekiler öldüğümüzü zannetti. Arkadaşım bir 90 boyunda bir noktada üzerime düştü nefes alamadım. Nefes alamadığımı söyleyince seni bırakıyorum dedi. Bıraktığında uçtum gittim. Bir anda önümde kocaman kaya dedim ki tamam bu iş bitti. Ailem ölüm haberini aldığında yaşayacakları üzüntü sadece aklımdan geçti. Saniyelik film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Bir anda takla atmışım hatırlamıyorum. Sırt üstü kayarken ellerimi sürerek hızımı yavaşlatmaya çalışıyordum. Kar yumuşadığında durabildim. Dağda en ufak bir hata yaşamınıza mal oluyor. Çok dikkatli olmak gerekir.