Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Depremden önce korkusu öldürecek!
28 Eylül 2019 Cumartesi, 09:00

İnsanın temel içgüdüsü yaşamak üzerine. Biyolojik mekanizmamız yaşamı idame ettirmek için koşullar ne olursa olsun devreye girer, başarmak için inanılmaz beceriler sergiler.
O yüzden en büyük korkumuz da ölüm üzerine yoğunlaşır.
Son bir haftadan beri depremle yatıp depremle kalkar olduk. Önceki günkü şiddetli sarsıntı, bildiğimiz halde sanki hiç olmayacakmış gibi kulağımızın üstüne yattığımız büyük Marmara depreminin kapımızı çaldığının işaretiydi.
Televizyonlarda sebilhane bardağı gibi dizilmiş deprem uzmanlarının birbirini tutmayan yorumları yetmezmiş gibi bir de sosyal medya belası ve WhatsApp grupları çıktı başımıza. Her paylaşım felaket tellalı gibi gaipten hikayeler uyduruyor. Kimi bulutların şeklinden, kimi karıncalardan, kimi denizin ve gökyüzünün renginden dem vurup insanların ruhunu karartıyor. İşi, 'boğaz köprüsünün çelik halatları koptu'ya kadar götürenler bile var.

Gün boyu bu iç karartıcı haberlerin sonunda gerçekten bilimsel yeterliliklerine inandığım Prof. Dr. Celal Şengör ve Prof. Dr. Sinan Özeren ve Prof. Dr. Ziyadin Çakır'ın konuk olduğu Fatih Altaylı'nın programını izlemeye başladım. Bir yandan programı izlerken, diğer yandan cep telefonundan sosyal medyadaki paylaşımları okuyordum. Göz ucuyla da 10 yıldan beri can dostumuz olan kedimiz Behlül'ü gözlüyordum. Hani belki depremi önceden hissedip tepki verir diye...
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun katıldığı bölümün ardından hocalar anlatmaya başlayınca içim daha da karardı.
Silivri açıklarındaki deprem 250 yıldır suskun olan fayın batı ucunda meydana gelmiş. Bu fay 250 yılda iki santimlik yani 5 metrelik enerji biriktirmiş. Hattın 70 kilometrelik bölümünün kırılması halinde 7,2, boydan boya kırılması halinde ise 7,6'lık deprem meydana gelecekmiş. 7,2 deyip geçmeyin geçen günkü 5,8'lik sarsıntının tam 25 katı.
Suskun faydaki hareketliliğin uzmanları endişelendirdiği belli. Üstüne üstlük 1999 sonrası başlayan araştırmalar, mesela fay hattındaki ölçüm cihazlarının çalışmadığını, bilim adamlarının İmamoğlu'dan bir buçuk milyon Euro'luk destek isterken yaptıkları açıklamalardan anlıyoruz.

Reklamlar sırasında başka kanallara zaplıyorum. Silivri'de Avcılar'da insanlar sokakta belli ki deprem oldukça korkutmuş.
Saat 23.20'yi gösterdiğinde oturduğum çekyat hareketleniyor. Behlül'e bakıyorum. Tık yok. Avize sallanıyor. Tam dışarıya çıkmaya karar verdiğim anda sarsıntı sona eriyor. Televizyondaki uzmanlar kırılması beklenen fayın üzerinde olduğunu söylüyor. Uyuyabilirsen uyu... Sabaha kadar yatakta dön dur. Avcılar ve Silivri'de geceyi sokakta geçirenlere hak veriyorum. Hâlâ deprem güvenlikli binalarda yaşıyor olmamamız, telefonların çalışmaması, panik ve kaos gösteriyor ki 1999'dan bu yana geçen 20 yılda bir arpa boyu yol alama-mışız. Ama korkmasını çok iyi beceriyoruz. Böyle giderse depremden önce bu korku bizi öldürecek. Korkunun ecele faydası yok derler ama korku belki önlem almamızı hızlandırır.

BURSA'YA KONFÜÇYÜS ENSTİTÜSÜ TEKLİFİ

Bursalı iş insanı Nejat Yahya, 30 yıldan beri Çin Halk Cumhuriyeti ile Bursa arasında ticaretten sanayiye kültür-sanattan eğitime kadar köprüler kuruyor. Çin Halk Cumhuriyeti Bursa Fahri Konsolosu olan Yahya, geçen zaman içinde Uludağ Üniversitesi'nin Çin'den kardeş üniversite, Bursa'nın da kardeş şehir protokolleri imzalamasını da sağladı.

Nejat Yahya'nın 30 yıllık bu çabaları önceki gün İstanbul'da düzenlenen 'Çin-Türkiye Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Semineri'nde ödüllendirildi. THY, Rönesans Holding gibi büyük kurumlarla birlikte katkılarından dolayı onur belgesi alan Yahya'nın en önemli hedefi Boğaziçi ve ODTÜ'de kurulan, İzmir 9 Eylül Üniversitesi'nde de hazırlıkları süren Konfüçyüs Enstitüsü'nü Bursa'ya kazandırmak.
Toplantıda Başkonsolos Cui Wei ve kültür ateşesi ile görüşmeler yapan Yahya Çinli yetkililerin de enstitünün Bursa'ya kurulmasına sıcak baktıklarını söyledi.