Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Devlet, devletliğini hatırladı
11 Nisan 2019 Perşembe, 08:10

Dün sabah Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın 'Yapısal Dönüşüm Adımları' açıklamasını izlerken aklıma geldi.
Kapitalizmin babası sayılan Adam Smith, 1776'da 'Toplumların Refahı'nı yazmıştı. O'nun 'Laissez faire, laissez passer!' (Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler) lafı, yıllar boyunca liberal ekonomiyi savunanların sloganıydı.
Ancak dünya, ekonomik krizlerle her karşılaştığında bu liberallerin sığınağı yine devlet desteğiyle geliştirilen kurtuluş reçeteleri oldu.
Albayrak, bu toplantıda, eylül ayında açıkladığı Yeni Ekonomi Programı (YEP) kapsamında ortaya konulan hedefler doğrultusunda hayata geçirilecek reform paketini kamuoyuna duyurdu.
Bakan Berat Albayrak konuşmaya başladığında dolar 5.67 TL'ydi. Konuştukça 5.72 TL'ye çıktı. Konuşma biter bitmez 5.68 TL'ye indi. Bu gösterge basit de olsa programın bir karşılık bulduğunun işaretiydi. Ardından ekonomik örgütler tarafından yapılan destek açıklamaları da beklentilerin kısmen de olsa karşılandığı yönündeydi.

Beklentilerin aksine Albayrak, orta vade yerine 2019 yılında yapılacak olanları anlattı. Konuşmasına başlarken seçimlerle Cumhur İttifakı'na verilen yüzde 52'lik desteğin devamıyla güçlü bir irade ve 4,5 yıllık iktidar süresinin bunları gerçekleştireceklerinin teminatı olduğu vurgusunu yaptı.
Paketin tüm detaylarını ekonomi sayfalarımızda bulacağınız için ayrıntılara girmek istemiyorum. Dikkatimi çeken devletin artık üretime yeniden aktör olarak girmesiyle ilgili mesajlardı.
Oysa uzun yıllar boyunca devlet onu mu üretir bunu mu üretir eleştirileriyle birçok verimli tesis yok pahasına özelleştirildi. Devletin üretimden elini çekmesiyle yıllarca süren denge de bozuldu.
Programda birinci ayrıntı Sera A.Ş. konusu. İlk kez kooperatifler vurgusu yapılarak 2 bin hektar alanda teknolojik sera kurulacağı açıklandı. Bu rakam daha sonra 5 bin hektara çıkacak. Yani Türkiye'nin örtü altı tarımsal üretiminin yüzde 25'i bir nevi devlet tarafından gerçekleştirilecek.
İkinci konu ise sanayide yerlileştirme programı. 300 ürünün ortaya konacağı ve mayıs ayında açıklanacak program. Bu konu Güney Kore'nin yıllar öncesinde devlet desteğiyle başlattığı sanayi hamlesine benziyor. Güney Kore'nin bu projeleriyle dünya devi şirketler ortaya çıkmıştı.
Eğitimden adli reforma, turizmden, sanayi üretimine tarımdan finans sektörüne kadar birçok ayrıntıyı içeren programın bu iki unsuru, devletin yeniden devletliğini hatırlattı.

İRAN'LA UÇAK SORUNUNA BURSALI TURİZMCİ ÇÖZÜM BULDU

Türkiye ile İran arasında turizm konusunda geçen şubat ayında önemli anlaşmalara imza atılmıştı. İki ülkeye acenta birlikleri arasında imzalanan anlaşmalarla karşılıklı turist artışı bekleniyor.
2018 yılında Türkiye'ye 2 milyon İranlı turist geldi. İranlı turistlerin özelliği ortalama kalış sürelerinin uzunluğu ve bin doları aşan harcama alışkanlıklarının bulunması.
Şubat ayındaki zirveye katılan TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Erdem, bugünlerde yine İran'a gitti. Ziyaretinin amacı İran'ın Antalya, Alanya ve Dalaman'a uçak seferi yasağının kaldırılması. Erdem, ziyaretinde başta Cumhurbaşkanı eski Yardımcısı ve turizm yetkilisi Mohammad Sharif Malekzadeh olmak üzere firmalar ve turizmcilerle görüştü. İki gün daha görüşmelerde bulunacağını belirten Hasan Erdem, başta sefer yasağının kaldırılması olmak üzere turizm sektörüne önemli müjdelerle döneceklerini söyledi.

SUÇLULARI YAKALASAN NE OLACAK?

Sokakta yaşayan can dostlarımızla ilgili peş peşe iki acı haber daha geldi. İlki Ankara Batıkent'ten; verilen yiyeceklerle zehirlenen 8 köpek telef olurken, 5'i ise klinikte tedavi altına alındı. Dün sosyal medyada yer alan tedavi altındaki köpeğin bakışlarındaki masumiyet yapılanın ne kadar zalimce olduğunun en güzel göstergesiydi.
İkinci haber Orhaneli'nden geldi. Ormanlık alanda 3 köpeğin cansız bedeni bulundu. Çiçeği burnunda belediye başkanları hemen açıklama yaptı: Suçlular bulunup cezalandırılacak. Ne cezası? 5199 sayılı Hayvan Hakları Yasası aylardır mecliste görüşülmeyi bekliyor. Mevcut mevzuatımıza göre, bu suçu işleyenlere sadece Kabahatler Kanunu'na göre para cezası verilebiliyor.
Seçimlerden sonra mesaiye başlayan vekillere sesleniyorum: Bir an önce bu yasayı çıkarın...