Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Evrende bir nokta olduğumuzu kabul ettiğimizde hayat daha güzel olacak
25 Eylül 2019 Çarşamba, 08:09

Başlıktaki bu cümle ve tespit NASA'da görev yapan Türk Bilim İnsanı Astrofizikçi Dr. Umut Yıldız'a ait. Yıldız, NASA'da görev yapacak nitelikte bir bilim insanı olmasının yanında sosyal medyada 500 bine yakın takipçisi bulunan bir fenomen.
Dr. Yıldız'ın Büyükşehir Belediyesi Bilim ve Teknoloji Merkezi'nin daveti üzerine Merinos AKKM'de uzay meraklılarıyla buluştu. Toplantıya gitmeden önce hakkında araştırma yaparken bu tweet'ini görmüştüm.
Evreni anlatan 6,5 dakikalık görüntünün altına yazdığı şu sözler, bir saati aşkın süren söyleşisi kadar değerli ve ders çıkarılması gereken mesajlar içeriyor:
'Bu videoyu izleyip, kendine hâlâ evrende bir önem atfedenler varsa doktora gitsin. Sıradan karbon atomlarıyız ama kendimizi bir şey sanan egomuz tavan. Evrende sadece bir nokta olduğumuzu kabul ettiğimizde hayat daha güzel olacak'

***
Gelelim söyleşiye;
Osmangazi Salonu tıklım tıklım öğrencilerle dolu. Hepsi heyecan ve merakla Dr. Umut Yıldız'ı bekliyordu. Alkışlar eşliğinde sahneye çıkan Dr. Yıldız, söyleşi sonunda da bir pop starı kıskandıracak ilgiyi gördü.
Dr. Yıldız, Derin Uzay tarifini yaptıktan sonra NASA'nın yürüttüğü Mars'a yolculuktan su gezegenlerine, tamamı demirden oluşan asteroite kadar 6 projeyi interaktif sunumla anlattı ve bunlardan hangisinin en çok ilgi çektiğini internet sayfasından oylanmasını istedi. Tabii ki en çok ilgiyi Mars projesi çekti. İnternet üzerinden merakla isimlerimizi gönderme yarışına girdiğimiz Mars yolculuğu 17 Temmuz 2020'de başlıyor. Türkiye hâlâ isim gönderenler listesinde ilk sırada.
Meraklısı için bilgi vereyim; derin uzay dünyadan 2 milyon kilometre uzaklıktan sonra başlıyormuş. Karşılaştırılması açısından da şunu söyleyeyim; dünya çevresindeki uyduların uzaklığı 400 kilometre, Ay ise 384 bin 400 kilometre uzaklıkta.
Dr. Yıldız, anlattıkça gerçekten evrende mavi bir nokta olduğunuzu bir kez daha anlıyor ve özellikle uzayla ilgilenen bilim insanlarının mütevazılığının bu farkındalıktan kaynaklandığını görüyorsunuz.

LİSEDE MATEMATİĞİ SIFIRDI!

Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Dr. Yıldız, Türkiye'de uzay çalışmalarının fazla olmadığını bunun nedenlerinden birinin de yetişmiş insan gücü olduğuna vurgu yaptı. Uzay kültürünün gelişmesinin yıllar alacağını da ifade eden Dr. Yıldız, 'NASA'da görev yapacak bilim insanı olmak için neler yapmak gerekiyor' sorusuna verdiği yanıt ise salondakileri hayrete düşürdü:
'Lisede matematiğim sıfırdı. Evet, yanlış duymadınız; karnemde kocaman bir sıfır vardı. Ama bunun nedeni de o yıllarda uzay ve bilimle ilgili çok sayıda kitap okumamdı. Çanakkale'de konuyla ilgili okunmadık kitap bırakmamıştım. O yüzden çok okuyun ve meraklı olun'

'OLASI BİR SAVAŞ DÜNYAYI TAŞ DEVRİNE GÖTÜREBİLİR'

Ulus devletlerin uzay araştırmalarıyla ilgili değerlendirmeler de yapan Dr. Yıldız'a göre, olası bir dünya savaşı insanoğlunun uzayla ilgili tüm çabalarını boşa çıkarabilir. Artık ülkeler uzay ile ilgili önemli silahlar geliştiriyor.
Bir süper güç uzayda herhangi bir ülkenin uydusunu parçalarsa ve bu inatlaşmaya dönüşürse daha uydu fırlatamaz ve uzaya çıkamaz hale geliriz. Gelişmiş ülkeler arasındaki olası bir savaş dünyayı taş devrine götürebilir.
İsrail'in gönderdiği, ancak iniş yapamayıp Ay yüzeyine çakılan araçta bulunan ve her türlü koşulda yaşamını sürdürme yeteneği bulunan su ayılarının akıbetini Dr. Yıldız'a sorduk. Uzmanlık alanı olduğu için geçen ay bu konuda bilim dergisinde makale de hazırlayan Dr. Yıldız'a göre, su ayıları dış ortamdan korunmak için kapanmıştır ve su ile buluncaya kadar da bu durumlarını koruyacaklar.
Tardigrad ya da daha yaygın olan ismiyle su ayısının yaklaşık 520 milyon ila 100 milyon yıldır yaşadığı düşünülüyor. 150 derece sıcaklığa ve -272 derece soğuğa dayanabilen su ayıları dinozorların ortaya çıktığı ve yok olduğu dönemlerde de yeryüzündeydi. Ay'da ne zaman suyla buluşacakları ise bilinmiyor.

'DEVECİ ARMUDU'NUN ARTIK BELGESİ VAR

Türkiye'nin en önemli armut üretim yerlerinden biri olan Gürsu, uzun zamandan beri sürdürdüğü Deveci Armudu'nun tescillenmesi mücadelesini tamamladı.
Geçen hafta Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından askı süresinin sonunda onaylanan tescil belgesini Gürsu Ziraat Odası Başkanı Kamil Dönmez, Ankara'da kurum başkanı Prof. Dr. Habip Asan'dan teslim aldı.