Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Güzelin 'Ela'sı...
23 Ekim 2017 Pazartesi, 08:11

Güzel kızlar denilince ilk akla gelen İzmir'in tahtını artık Bursa sallıyor. Aydan Şener ve Demet Şener'le başlayan süreci, 2015'te Ecem Çırpan, 2016'da ise Buse İskenderoğlu devam ettirdi.
Son olarak Kıbrıs'ta düzenlenen Best Model of Turkey yarışmasında ikinci olmayı başaran henüz 19 yaşındaki Ela Yörüklü, Bursa'ya yaşattığı gururun kendisini çok mutlu ettiğini söylüyor.

O artık Peyzaj Mimarları Odası Bursa İl Temsilcisi Necla Özkaplan Yörüklü'nün küçük kızı Ela değil, tescilli bir güzel. Ela, 1.78 boyunda ama 15 santim yüksekliğindeki topuklu ayakkabıları giyince 1.93 boya ulaşıyor. Bizim gibi orta boylulara bile tepeden bakacak hale geliyor. Sadece yüz ve fiziki güzelliği değil, sevgi dolu yüreğiyle de örnek bir genç kız Ela. Ayrıca on parmağında on da marifet var. Bale ve tiyatro yapmış, piyano da çalıyor. Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi birinci sınıf öğrencisi olan Ela'nın gözü bu aşamada modellik veya oyunculukta değil. Elde ettiği başarıyla 'insanlara nasıl örnek olabilirim ya da hayvanları nasıl koruyabilirim' idealini taşıyor.
Ela'nın katıldığı yarışma bu yıl 30'uncu kez düzenlenen ve başkanlığını Erkan Özerman gibi marka bir ismin düzenlediği Best Model of Turkey. Türkiye ikinciliğini elde etmek öyle kolay değil. Bin 700 aday arasından seçilen 32 kız ve erkek finalist geçen hafta Kıbrıs'ta podyuma çıktığında sadece güzellik de kâr etmiyor. Boydan yürüyüşe, diksiyondan gülümsemeye, hatta en ufak bir mimikten genel kültüre kadar tüm kriterler göz önüne alınıyor.
Ela Yörüklü tüm bunları başararak önce Marmara bölgesi birincisi ardından Kıbrıs'taki finalde Türkiye ikincisi olmayı başardı. Şimdi yarışmanın heyecanı ile neyi başardığının farkında değil. Oysa ömür boyu taşıyacağı bir unvanı elde etti ve bu unvan ona daha nice kapılar açacak. Şimdiden ilk sonuçları sosyal medyadan gelmeye başladı bile. Yarışmaya girdiğinde 300'lerde olan takipçi sayısı kısa sürede binli rakamlara ulaştı bile. Röportajı yaptığımız gün yüklediği videonun ise 2 bin kez izlendiğini kendisi bile hayret ederek anlattı.
Ela ile hem yarışmayı hem de gelecek planlarını konuştuk.

Bundan sonraki kariyer planında neler var? Çok önemli bir eşiği geçtin bundan sonra neler yapacaksın?
Tabii ki önceliğim okulum. Okulumu hiçbir şekilde aksatacak bir faaliyette bulunmak istemiyorum. Bu yarışmayı ben hem kendime hem etrafıma katkı sağlamak bir şeyleri iyi yerlere taşımak niyetinde olduğum için kafamda net bir plan yok. Hemen şunu yapayım bunu yapayım diye bir düşüncem yok. Bilinçli olmak ve doğru bir çizgide ilerlemek istiyorum. Belli şekilde teklif olur. Ona göre değerlendirme yapıp yoluma devam edeceğim.

Sonuçlar açıklandığında neler hissettin?
Ben aslında birincilik ikincilik derdinde değildim. Sonuçlar açıklandığında da çok soğukkanlı karşıladım. Benim için yapılan değerlendirmeler çok önemliydi, herkes benim gülümsememe ve yürüyüşüme övgüler yağdırdı. Fotoğraf çektirmek için herkes neredeyse yarışa girdi. Bu tür davranışları daha çok önemsedim.

BÜTÜN ÇOCUKLARA ANNELİK YAPTI
Magazin servisimizin cevval muhabiri Muharrem Vurucular, Ela'nın fotoğraf çekimlerini yaparken kızını Kıbrıs'taki yarışmada yalnız bırakmayan Peyzaj Mimarları Odası Bursa İl Temsilcisi Necla Özkaplan Yörüklü ile sohbeti sürdürdük. 'İyi ki Kıbrıs'a gitmişim' diyen Yörüklü, hazırlık ve yarışma süresince tüm kızlara annelik yaptığını söyledi. Ayakkabılar kızların ayaklarını vurunca yardımlarına koşan Yörüklü, "Kıbrıs'ta eczanelerin bile çalışma saatleri farklı. Saatlerce yara bandı bulmaya çalıştım. Orada makasla ayakkabıların arkasına vurarak kızların podyumda rahat etmesini sağladım" dedi.

Macera nasıl başladı?
Plan yaptığımız bir şey değildi. Her yıl takip ediyordum. Bu sene birinci sınıfa geçtim mesleğime çok önem veriyorum ve hayvanları çok seviyorum. Bu anlamda bu yarışmada bir başarı elde edersem. Topluma, çevreme doğru bir duruş sergileyip ne kadar fayda sağlayabilir miyim düşüncesiyle yola çıktım. Yarışmaya annemle birlikte başvurduk. Annem önüme çıkardı, 'olabilir' dedi .
Bununla istediğin şeyleri başarabilirsin atmak istediğin adımlar için basamak olabilir değerlendirmesini yaptı. Biz de bu şekilde yola çıkmış olduk.

Öncelikle tebrik ederiz. Bursa'ya bir gurur kazandırmanın yanı sıra hayatın boyunca kullanacağın bir başarıya imza attın. Artık tescilli bir güzelimizsin. Nasıl geçti bu süreç?
Çok yoğun geçti. Yarışmaya hazırlanmak için çok sıkı çalıştık. Sabah provalar, akşam provalar sürekli tekrarlar. Koreografilerin üzerinde çalışmak gerekiyordu. Çok güzel ilgilenildi bizimle uğraş verildi. Emeği geçen herkes çok çalıştı. Çok da eğlenceliydi. Orada sadece koşuşturmadan ziyade çok güzel arkadaşlıklar da kuruldu. Hem tatil gibi hem de o yarışmanın ciddiyetini de aşmadan çok güzel hazırlandık.

Yarışma sırasında hangi kriterler göz önüne alındı sana neler sordular?
Yarı final ara-lığında sorular sorulmuştu. Okuduğumuz okul, hobilerimiz yaptığımız sporlar onun dışında modellikle ilgili düşüncelerimiz beğendiğimiz oyuncuları sordular. Eğitim durumu çok önemli ayrıca donanımlı olmamız, eğitimimiz kültürümüz, konuşma tarzımız her şeyimiz, mimiklerimize kadar dikkat ettiler. Tepeden tırnağa incelendik.

Yarışmaya girmen hem okulda hem de arkadaş çevrende nasıl karşılandı?
Çok güzel tebrikler aldım. Daha öncesinde de çevremdekiler hep söylüyordu. Yarışmalara katılmam isteniyordu. Zaten öyle bir olay vardır ya bizim kızımız manken olacak, manken gibi kız benzetmeleri yapılıyordu. Yakın çevreden yapılan bu değerlendirmeleri gülerek karşılıyorduk. Ama yarışma sonrasında çok güzel tebrikler aldım. Arkadaş çevremden, telefonlarım hiç susmadı. İlkokuldan, 6-7 yıl öncesinden arkadaşlarım mesaj atıp kutladı. Onların benim adıma heyecanını da görmek beni çok mutlu etti. Çok gurur duyduklarını söylediler. Ben daha çok heyecanlandım.

Uzun boylu olmanın yanı sıra 15 santimetrelik topuklu ayakkabı giyiyorsun. Zor olmuyor mu topuklu ayakkabı ile yürümek?

Biraz zor tabii. Çok yüksekler sonuçta tabii ama vücudunu belli bir forma soktuğunda o rahatlığı yakaladığında sorun kalmıyor. Her şeyden önemli olan senin orada rahat duruşun. Kolunu şöyle atacaksın böyle atacaksından ziyade senin o podyumda kendini rahat hissetmen önemli. En kötü yürüyen kız bile olsan, kendine güvenmen ve en iyi ben yürüyorum diyerek podyuma çıkman gerekiyor. Bu konuyla ilgili özel bir eğitim veya ders almadım ama orada en iyi ben yürüyormuşum gibi hissettim. Bunu dışarıya yansıtmak da önemli.