Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Halk sağlığı profesörü çeşmeden içiyorsa ben de içerim
29 Ekim 2017 Pazar, 07:32

Bursa'da, son aylarda en çok tartışılan konulardan biri de çeşmelerden akan şebeke suyunun sağlıklı olup olmadığı konusu.
Ağustos ayında, Doğancı Barajı'nda DSİ ile birlikte acil vana hattı ve boru değişimi nedeniyle kentin içme suyu ihtiyacını karşılamak için 120 kuyu devreye alındı. Sudaki kireç oranı artıp, tadı değişince tartışmalar başladı. Sosyal medyadaki tartışmalara Kimya Mühendisleri Odası (KMO)Bursa Şube Başkanı Ali Uluşahin'den milletvekillerine, gazetecilerden sivil toplum kuruluşları temsilcilerine kadar tüm kesimler katıldı.
Asıl tartışmayı alevlendiren ise Nilüfer Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü Çevre Bürosu Sorumlusu Vahap Sınmaz'ın açıklaması oldu. Sınmaz, yapılan analizlerde alüminyum parametresinde mevzuat üst sınır değerlerinin aşıldığının görüldüğünü ve ilgili kurum BUSKİ'nin bilgilendirildiğini söyledi. Sınmaz, şebeke içme suyunda alüminyumun üst seviyelerde seyretmesinin nedeni olarak Doğancı Barajı'nın bakıma alınmış olmasıyla birlikte takviye olarak kullanılmaya başlanan yer altı sularını gösterdi.
Sınmaz'ın bu açıklamasına hem BUSKİ hem de Uluşahin tepki gösterdi. Uluşahin, ocak ayından eylüle kadar yapılan söz konusu incelemede sadece 22 Ağustos'ta Çalı Camisi ve İhsaniye Muhtarlığı çeşmelerinden alınan örneklerde 230 mikrogram/litre alüminyum okunduğuna dikkat çekerek, "Bunu genel bir veri gibi açıklamak yanlış. Halkı kandırmaya ve kafalarda soru işareti uyandırmaya kimsenin hakkı yok" dedi.
Tüm bu tartışmalar devam ederken, halk sağlığı ve çevre konusundaki çalışmalarıyla sadece Bursa'nın değil, Türkiye'nin hatta dünyanın sözüne itibar gösterdiği Uludağ Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kayıhan Pala devreye girdi.
Konu önemli çünkü alüminyum dediğiniz ağır bir metal ve insan vücudunda kalıcı rahatsızlıklara neden oluyor.
Daha önce defalarca yazmıştım, bir kez daha tekrar etmekte fayda görüyorum. Bursa, Prof. Dr. Pala gibi bir uzmana sahip olmakla çok şanslı. Çünkü, her açıklaması ve değerlendirmesi bilimsel araştırmaya dayanıyor.
Kendisi de kesinti dönemleri dışında çeşmeden içen Prof. Dr. Pala, içme suyunda alüminyum konusundaki tartışmalara ışık tutması açısından yaptığı araştırmayı Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Güzide Elitez ile birlikte kamuoyuna açıkladı.
Öncelikle halk sağlığı profesörü suyu çeşmeden içiyorsa biz de içebiliriz diyerek çalışmanın ayrıntılarını vereyim.

Alüminyum limit değerlerin altında

'Bursa Şebeke Suyunda Alüminyum Düzeyi'nin Değerlendirmesi" başlıklı çalışma için İl Sağlık Müdürlüğü ve BUSKİ'den analiz raporları istendi. Sağlık Müdürlüğü analiz raporlarını göndermek yerine "İlimizdeki şebeke suyu numune odaklarından rutin olarak alınan su numunelerinin sınır değerlerin altında olduğu" yazısıyla yetindi.
BUSKİ ise 2017 yılına ait 5 bin 37 örneği içeren veri tabanını paylaştı. Prof. Dr. Pala da hiç üşenmeden bu verileri tek tek inceleyerek şu sonuçlara ulaştı.
Gelen sonuçlara göre hiçbir örnekte sınır değeri aşılmamış . Fakat ağustos ve eylül ayında alüminyum değeri hızla yükselmiş. Yanlış anlaşılmasın bu değerler limit olan 200'ün altında.
Prof. Pala ağustos ve eylül aylarındaki yükselmenin dikkat çeker nitelikte olduğunun özellikle altını çiziyor ve ekliyor: " BUSKİ tarafından yapılan analiz sonuçlarına göre örneklerin tümü sınır değerin altında olmakla birlikte, örneklerin yaklaşık yüzde 5'i Dünya Sağlık Örgütü tarafından büyük arıtma tesisleri için önerilen 100 ug/litrenin üzerindedir" dedi.
Prof. Dr. Pala'nın konuyla ilgili önerilerine gelince eylül ve ağustos ayındaki yükselme ayrıntılı olarak incelenmeli ve kamuoyuna tatmin edici açıklama yapılmalı.
Kuyu suları bu yükselmede etkili olabilir. O yüzden her bir kuyunun şebekeye verilmesinde fayda var. Çünkü alüminyumdaki artış Bursa'daki endüstri nedeniyle kirlenmiş yeraltı sularından kaynaklanıyorsa, bu durum yalnızca alüminyum açısından değil, diğer tüm metaller açısından da risk etmeni.

En güvenilir çeşme suyu

Prof. Dr. Pala'ya göre, yapılan tüm analiz sonuçlarına göre kesintilerin olduğu dönemler dışında halen en güvenli içme suyu BUSKİ tarafından arıtma tesisinden sağlanan şehir şebekesi suyu olduğunu gösteriyor. Suyun ticarileştirilmesinin başta suya erişim olmak üzere yol açtığı sağlık sorunları iyi biliniyor.
Bu nedenle, Bursa'da yaşayan herkesin kentin şebeke suyunun sağlıklı olarak herkese ulaştırılabilmesi için çaba göstermesi gerekir. Bu bağlamda Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Dünya Sağlık Örgütü'nün "Kentlerde güvenli içme suyu sağlanması" sürecinin benimsenmesi ve bu sürecin önemli bir adımı olan "Bağımsız gözetim" ağının ivedi olarak kurulması gerekir.