Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Hayat kurtaran sarı fırtına
13 Kasım 2017 Pazartesi, 08:30

Pınar Bulmuş'un hayatı e-ticaret için araştırma yaparken arama-kurtarma derneğinin web sitesini görünce değişti. Sadece Bursa'da değil, Türkiye'nin değişik bölgelerindeki yüzlerce arama-kurtarma operasyonuna katılan Pınar, 7 yılda hem insanların hem de diğer canlıların yardımına koştu ve koşmaya da devam ediyor.

Adı Pınar Bulmuş ama onu herkes, 'sarı' diye tanıyor. Gittiği her operasyonda, eksikliği hemen hissediliyor. Zaten o da Bursa ve çevresinde bir arama-kurtarma faaliyetine gidemezse uykuları kaçıyor. Sarı saçları nedeniyle itfaiyeciler, diğer arama-kurtarma ekipleri, jandarma, polis herkes onu 'sarı' diye tanıyor ve sesleniyor.

Atom karınca misali çalışan Pınar, 31 yaşında. Ulubatlıhasan Anadolu Lisesi'ni bitirdikten sonra hukuk fakültesini kazanmış. Ama sadece bir yıl eğitim görebilmiş. Annesini kaybetmesi ve ailesinin maddi durumu nedeniyle Bursa'ya dönen Pınar, kordon kanı saklanması işinden e-ticarete, sigorta eksperliğine kadar birçok işte çalışmış. Sonunda yaşam boyu sürdüreceği meslekle 7 yıl önce e-ticaret işiyle uğraşırken arama kurtarma derneğinin web sitesini görünce başlamış. Halen Nilüfer Belediyesi Acil Durum ve Afet Hizmetleri biriminde çalışıyor. Yani hem görevli hem gönüllü. Üstelik Atatürk Üniversitesi'nde bu işin eğitimini de almış.

Gece gündüz demeden sürdürdüğü çalışmalar nedeniyle evlenmeye de fırsat bulamayan Pınar, dağlardan sualtına kadar her yerde arama-kurtarma görevlerine katılıyor.

Zor şartlar altında çalışmasına rağmen soğukkanlılığını yitirmeyen Pınar, bir o kadar da duygusal. Günlerce Van Erciş depreminde göreve yapmış. Dönüşte günler sonra televizyonda deprem görüntülerini izlerken gözyaşlarına boğulmuş.
Pınar Bulmuş'la zorlu ve bir o kadar da zevkli mesleğini ve gelecekle ilgili planlarını konuştuk.

Macera nasıl başladı?

E-ticaret işini yaptığım şirket için web sitesi araştırması yapıyordum. Firmada örnek siteler arasında Bursa Arama-Kurtarma Derneği'nin (BAKUT) sitesi de vardı. Çocukluğumdan beri meraklıydım. Hemen üye olmak istedim. 2010 yılında BAKUT'ta başladım ve eğitimler aldım. 2011 yılında da deprem sonrası Erciş'te 5 gün görev yaptım. 4 yıl BAKUT'ta kaldım. Çok aktiftim ve sürekli eğitimler alıyordum. Daha sonra Nilüfer Arama-Kurtarma'ya (NAK) transfer oldum. 4 yıldan beri NAK'ta görev yapıyorum ve yılda ortalama 45 operasyona çıkıyoruz.

Genelde ne tür operasyonlar?

Bizim dernekte 18 dalgıç, 33 tane itfaiyecimiz var. Sualtından kurtarmaya hayvanların yardımına koşmaya kadar birimlerimiz mevcut. 54 personelimiz var 35'i operasyonel anlamda aktif. Ben hepsine gidiyorum Dalgıçlık da var. Nilüfer Belediyesi ile protokolümüz var. Mesai saatlerinde operasyon çıksa gitmemizde bir sıkıntı olmuyor. Neredeyse Bursa'daki her olaydan haberdar olup gidiyoruz. Uludağ'da kaybolmadan tut, çatıda mahsur kalan kediyi kurtarmaya kadar çok sayıda olaya müdahale ediyoruz.

Bugüne kadar karşılaştığın en ilginç olay hangisi ?

7 yıldır arama-kurtarma gönüllüsü olarak çalışıyorum. Bu kış çok ilginç bir olay yaşadık. İvazpaşa tarafından kot farkından dolayı bir çakal bahçeye düşüp mahsur kalmış. İtfaiye gidip merdiven atıyor, hayvan çıkamıyor. Her gelen bir şey yapmaya çalışıyor. Sonunda bize haber verdiler. Veterinerimizle birlikte gittik. Çakalı kurtarıp Çingençeşme tarafında doğaya saldık. Bir de ağaçta kanatlarına sarılan poşet nedeniyle kavak ağacında mahsur kalan leylek vardı. İki ağaç arasında kalmıştı. Mesafe de bayağı yüksekti. Kurtardık çok yaşasın istedik ama olmadı.

Uludağ'ın eteklerinde kaybolan Büşra öğretmen en zorlu olanıydı değil mi?

Bu yıl en mutlu olduğumuz olay Büşra öğretmenin kurtarılmasıydı. Mersin'den ağabeyi ve ablasını ziyarete gelmişti. Fotoğrafçılığı çok seviyor. Sarıalan'da onu çekeyim bunu çekeyim derken hava kararıyor. Patika yoluna giriyor. Uludağ'da 12-13 saat yürüdükten sonra donmak üzereyken bulmuştuk. Hala Mersin'den Bursa'ya geldiğinde arar. 'Hayatımı kurtardın' demesi çok mutlu bir olay.

Nasıl formda kalabiliyorsun?

Birçok spor dalıyla ilgilendim. Basketbol oynadım, koştum, yüzdüm, kano yaptım. Bursa'nın halen tek kano hakemiyim. Profesyonel olarak 2-3 sene DSİ'de basketbol oynadım. Sürekli bir hareketlilik var. Yerinde oturan bir insan değilim. Aktivitem var. Erkeklerin arasına karışıp futbol bile oynadığım oluyor. Seviyorum bir de bu işleri, yıllardır beni bekliyormuş gibi kendimi buldum. Operasyonun arka planında kalırsam içim rahat etmiyor. İlla yardımım dokunacak. Operasyona sürekli çıktığım için antrenman sayılıyor. Köpeklere de ben bakıyorum. Günde iki saat köpeklerle oynamak antrenman gibi oluyor. Kedi ve hayvan kurtarma operasyonları çok geliyor sanırım.İtfaiyenin bazen araçları giremediği yerlerde itfaiye de bizimle işbirliği yapıyor. O noktada onlar da bize haber veriyor. Basına çıktığımız için internette görülüyor. Başına bir şey gelenler internette araştırma yapınca bize geliyor. Hayvan kurtarma yazıyor NAK çıkınca bizi arıyor. Vatandaşın da ulaştığı çok oluyor.

Çalışırken neler hissediyorsun?

Canlıya ulaşıyorsak o ayrı bir mutluluk. Ama canlı cansız fark etmiyor. İnsanlar hep sizden bir şey bekliyor. Geçen yıl boğulmaya gitmiştik. Çocuğun boğulduğu kesin ama teyze sadece denize bakıyor oğlum çıkacak diye çünkü insanlar görmeden inanmıyor. Bir umut. Canlı ya da cansız muhakkak ulaşmamız gerekiyor. Ailenin ona da ihtiyacı var. Hiç ulaşamadığımız vakalar da var. 5-6 gün uğraşıyor fakat ulaşamıyoruz.

Bundan sonraki planın ne, neler yapmayı düşünüyorsun?

Evlilik tabii ki düşünüyorum. Çoluğum çocuğum olana kadar yaşım elverdiği sürece aktif olarak bu işi yapmayı düşünüyorum. Ne zaman ki sahada görev alamam geri plana çekilirim. Onun için afet acil yardım okudum. Daha çok sevk ve idarede çalışırım. Ama asla bırakmayı düşünmüyorum. İki kedim var. Derneğin iki köpeğinin bakımı da bana ait. Sincap, kirpi, besledim. Adını Kamil koymuştum.

Hiç tehlike atlattın mı?

Bir kere tatbikatta atlattım. Romanya'ya tatbikata gitmiştik. Orada bir uçurumun yamacında çalışma yapıyorduk. İki ekiptik. Farklı çalışıyordu. Diğer ekip kayaların kopabileceği bir yere istasyonu almış. Ben de negatifteyim. Kaya kopup yuvarlandı üzerimden sekti geçti. Onun dışında atlattığım bir şey yok. Çünkü emniyet almadan operasyona kesinlikle başlamıyoruz. Eğitimlerde de bu öğretilir. Bir yere gittiğimizde önce kendi emniyetimizi sağlarız.