Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Her projesi dünya rekoru
11 Aralık 2017 Pazartesi, 08:54

Onu İzmir, Nilüfer, Mudanya ve en son Anıtkabir'de binlerce insanla oluşturulan Atatürk portre fotoğrafları ile tanıdık. Cumhur Aygün'ün her çalışması aslında bir dünya rekoru ama sadece Mudanya çalışması başvuru yapıldığı için Guinness Rekorlar Kitabı'na girmiş.

Cumhur Aygün'ün önümüzdeki yıl Çanakkale'de Anzak askerini taşıyan Mehmetçik ve Bosna'da soykırımın bütün dünyaya duyurulması için Srebrenitza çiçeğini yine insanlarla oluşturup fotoğraflamayı hedefliyor. Cumhur Aygün, Balkan göçmeni daha doğrusu Bosna'dan Bursa'ya göç eden bir ailenin çocuğu. Heykel, grafik ve reklam fotoğrafçılığı dallarında Uludağ ve Mimar Sinan üniversitelerinden iki yüksek lisans sahibi olan Aygün'e, 29 Ekim'de doğduğu için 'Cumhur' adı verilmiş. Tesadüfler bununla da bitmemiş. Eşi Hicran 23 Nisan, oğlu Ege de 30 Ağustos doğumlu.

Onu Srebrenitza soykırımının unutulmaması amacıyla geçen temmuz ayında 13'üncü kez düzenlenen Mars Mira yürüyüşünde tanıma fırsatım olmuştu. Her biri dünya rekoru olan projelerin tasarımcısı ve reklam fotoğrafçısı olan Aygün, anıtmezardaki listede yakınlarının ismini bulmaya çalışırken gözyaşı döküyordu. Bugüne kadar İzmir, Nilüfer ve Anıtkabir'de başarılı projelere imza atan Aygün'ün önümüzdeki yıl bu soykırımı dünyaya bir kez daha anlatabilmek için Srebrenitza'da Guinness Rekorlar Kitabı'na girecek bir çalışmaya imza atmak. Bu çalışmada 8 bin 372 kişiyle Srebrenitza çiçeği oluşturularak fotoğraflanacak. İçinde kalan diğer bir ha-yali ise Çanakkale'de Anzak askerini taşıyan Mehmetçik figürünün yine on binler tarafından oluşturularak fotoğraflanması.

Aygün'le hem çalışmalarını hem de fotoğrafçılığı konuştuk.

SREBRENİTSA ÇİÇEĞİ

Sırpların gerçekleştirdiği soykırım sonrası oluşturulan beyaz ve yeşil renklerle işlenen Srebrenitza çiçeği katliamda şehit düşenleri ve annelerinin hüzünlerini temsil ediyor. Çiçeğin 11 yaprağı 11 Temmuz 1995 katliam gününü, yeşil renk yeniden doğuşu ve İslamiyeti, beyaz renk ise masumiyeti anlatıyor.

Fotoğrafçılıkla tanışmanız nasıl oldu? Ne zaman fotoğrafçılığa ilginiz başladı?

(Gülerek) Rusya yıkıldığından beri. Kapılar açıldığında Rusya'ya gittik. Oradan bir Zenit fotoğraf makinesi aldım. Lise yıllarında öğrenci parasıyla almıştım. Üniversiteye girince zaten, resimdi grafik tasarımdı . Direkt olarak fotoğrafa karşı bir ilgim olduğu için devam etti.

İnsanlarla oluşturulan portre projeleri ne zaman ve nerede başladı?

Dünyanın birçok yerinde birçok insanlar farklı projeler yapmıştı. insanlar bir araya gelerek kalp şekli yapmışlar. Ay yıldız yapmışlar. 2011'de biz İzmir'de yapıncaya kadar pek bilinen bir şey değildi. Atatürk portresi olarak ilk kez bizim projemizle gerçekleşti. Dünyada ilk. Alanımız küçük olduğu için 2 bin 400 kişiyle yaptık. Bu pikselle alakalı bir şey makinenin nasıl piksel artıkça görüntü nasıl kaliteli hale geliyorsa rakam arttıkça kalite artıyor. Benim için hayal gibi bir projeydi. Birçok yere gittim. İzmir'e nasip oldu. En anlamlısıydı, çünkü başlangıçtı.

Sonra hangi projeleri gerçekleştirdiniz?

Bursa'da Nilüfer Belediyesi'ne yaptık. Bu kez sayı arttı. 5 bin 990 kişiyle oldu. O da şu ana kadar yaptıklarımızın içinde en güzel tonlara oturan oldu. Ama bizim hedefimiz Anıtkabir'di en anlamlı ve en son finalde olması gereken yer orasıydı. O arada 2015'te Fenerbahçe Stadyumu'nda 1907 çocukla Kemal Atatürk imzasını attık. Mudanya'da denizin içinde barış sembolünü yaptık.

Siz çekimlerinizi genellikle helikopterden yapıyorsunuz. Drone teknolojisi de işin içine girmeye başladı. Size göre hangisi daha iyi?

Drone olsa da ben helikopteri tercih ediyorum. Neden diye sorarsanız, çünkü drone bir yere kadar iyi görüntü verebilir ama benim kullandığım makineleri taşıyacak drone yok. Böyle büyük bir organizasyon yapıyorum. Vizörden kendin görüp de ayarlayıp çekmek daha iyi. Riske girmek istemiyor insan. Sinyalin kesilmesiyle drone'nun düşme riski var. Ben de drone uçururum. Çekimlerimde o da var ama benim tercihim helikopter.

Bu çalışmalarınızın dünyadaki yankıları nasıl oldu?

Anıtkabir'de ilk 2-3 saat sonra China Post bizim fotoğrafımızı yayınladı. 3 saat içinde 80 binin üzerinde beğeni aldı. Avrupa'da, ABD'de yayınlandı. Haber değeri yüksek olan bir çalışmaydı. Ardından ABD'de profesyonel fotoğrafçıların katıldığı bir yarışmaya gönderdik. Atatürk'ün portre fotoğrafları şeklinde. Silver ödülü aldı. Dünyanın en iyi insanlarla birlikte yapılmış fotoğrafları dalında. Ödül aldığımız platformun 8-10 milyon takipçisi var. Hepsine bu fotoğraflar gidiyor. Altında da Türk bayrağı, fotoğrafın nerede çekildiği ve benim adım.

Anıtkabir'i final olarak nitelediniz ama daha büyük kapsamlı projeleriniz var mı?

Kesinlikle daha büyükleri olabilir ama anlamlı yer olarak Anıt-kabir'di. Benim için en son olması gereken yerdi. Ne olur, bütün dünyaya ses getirmesi açısından ciddi anlamda çok ciddi bir organizasyon yapılmak istenirse bu yapılabilir. Ama yer mekan önemli değil, onun bu seferki amacı farklı olması ve bütün dünyaya duyurmak amacıyla mesela Guinnes Rekorlar Kitabı'na insanlarla yapılmış en büyük proje anlamında 30 bin kişiyi bir araya getirilerek tekrardan yapılabilir. Bunun haricinde başka bir yerde yapmanın anlamı yok.

Benim aklıma gelen Çanakkale var.

Çanakkale'nin 100'üncü yıl projesi için çok çaba gösterdim. Çok güzel bir proje yapmaya çalıştık. Gerçekten kucağında Anzak askeri taşıyan Mehmetçik fotoğrafı için Avusturya ve Yeni Zelandalılarla anlaştık ama Türkiye'de anlaşamadık. 10 bin Yeni Zelanda ve Avusturyalı gelecekti. Şafak ayininde hikayeyi canlandıracaktık. İki ülke biz seve seve katılırız dedi. O sırada bizimkiler uygun görmediler. Hâlâ projemiz var. O olacak 2018'de gerçekleştirebilirim. Bu gerçekten Türkiye'yi tanıtmak adına her türlü projeye imza atacağız.

Bu soykırımın tüm dünyaya duyurulması amacıyla bir projeniz vardı, Bursa Büyükşehir Belediyesi de Recep Altepe döneminde yeşil ışık yakmıştı. Proje ne durumda?

Bunu gerçekten yapmayı çok istiyorum. Özellikle Dünya Rekorlar Kitabı'na da girerse bu katliamı bütün dünyaya bir kez daha duyururuz. Şu anda belediyenin yeni yönetiminin tavrını bekliyoruz. 8 bin 372 kişiyle sembol olan Srebrenitza çiçeğini oluşturacağız. Bu çiçek nereden çıktı derken bütün dünya öğrenecek.

Mesleğe başlamak isteyenlere ne önerirsiniz?

Ben fotoğrafçılığı herkesin hobi olarak yapmasını tavsiye ediyorum. Profesyonel olacaksa da bir eğitim alması şart. Eğitim alınmadan iyi bir fotoğrafçı olunması çok çok zor. Alaylı olmak çok önemli değil. Bu işi severek bilerek temel eğitimini alması lazım. Eğitim göremiyorsa da internetten araştırıp okusun videolar izlesin. En azından bunları öğrenerek işin temelini öğrenmeleri gerekir.

Fotoğraf denince aklına ne geliyor?

Fotoğrafçı neyi görmek istiyorsa onu kadrajına sığdırıyor. Burada bir savaş varken hemen yanında bir çocuğu oynarken çekebilir. Ama öyle bir fotoğraf çekersiniz altına hiçbir şey yazmadan her şeyi anlatabilirsiniz. Bu reklamcılıkta çok kullanılan bir şey. Sadece tek bir fotoğraf her şeyi anlatır. Kelimelerle dile getiremediğiniz her şeyi anlatır. Tıpkı müzik gibi dili yoktur fotoğrafın, evrenseldir. Bazı insanlar fotoğraf sanat değil derler. Haya-tımızda fotoğraf her şey artık. Çocuğunuz doğar, evlenirsiniz hep fotoğraf. Teknolojiyi bilimi kullanı-yorsunuz. Mesela bir proje yapı-yoruz. Matematiği bilmek zorundasınız; insanları yerleştireceksiniz. Işığı bilmek zorundasınız. Grafik tasarımları yapıyorsunuz teknolojiyi kullanarak. Sanatın tüm unsurları kullanarak tek bir fotoğrafa taşıyorsunuz.

Yapılan bazı eleştiriler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok kişi yaptıklarımı eleştiriyor. Hiç umurumda değil. Ben yaptığım işten memnunum. Bizimle organizasyona katılan binlerce gönüllü de bu işten çok mutlu. Benim oğlum 40 yıl sonra 50 yıl sonra gitse Anıtkabir'in içinde bu fotoğrafı görecek. Altında da benim ismim yazacak bunu benim babam çekti diyecek. Benim en büyük mirasım çocuğuma vereceğim.

2018 yılından beklentileriniz neler?

2018'in güzel geçmesini bekliyorum. İyi projelerimiz var, kapıları çalıyoruz. Fenerbahçe ile çok farklı şeyler düşünüyoruz. Çanakkale ve Srebrenitza var. Ben bir tasarımcıyım, tasarımcı demek problemleri çözen kişidir. Tasarım da problemdir aslında. Bir derdimiz var bunu bütün dünyaya anlatıp sanatla bir şekilde ortaya çıkarmak istiyorum. Başka hiçbir amacım yok.