Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'Karnımızı kaşıya kaşıya para kazanma dönemi artık bitti'
09 Ekim 2018 Salı, 08:23

Yapılan projeksiyonlara göre 2050'de dünya nüfusu 9 milyara ulaşacak ve gıdaya ulaşma en stratejik konuma yükselecek.
Ancak, bir yanda gıdaya ulaşım konusu tartışılırken diğer yanda maalesef insanlar için üretilen gıdaların günümüzde üçte biri olan 3,1 milyar tonu israf ediliyor. Üretimden başlayan paketlenmesinden nakliyesine ve son tüketicideki hatalar zinciri yüzünden bu sonuçla karşılaşıyoruz.
Rakamlar ürkütücü. Örneğin kök ve yumrulu tarımsal ürünlerin yüzde 68'i, sebze ve meyvelerin yüzde 55'i israf ediliyor. En az israf ise süt ve süt ürünlerinde görülüyor.
Tarımsal üretimdeki bu israfın önlenmesi amacıyla aralarında Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin kurumlarından olan Tarım A.Ş.'nin de bulunduğu 9 paydaş, Avrupa Birliği destekli 'Gıda Zincirindeki Hasat Sonrası Kayıpları Azaltmak için Yenilikçi Yaklaşımlar' projesini yürütüyor. Proje, önerilen 495 proje arasında birinci seçildi.
Projenin 'Meyvelerin Pazarlama Olanakları' adlı çalışmasını yürüten Tarım A.Ş. bunu kitap ve eğitim materyali haline getirdi. Çalışmanın tanıtımı için Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantıya Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş katılarak önemli mesajlar verdi.
Bursa'nın tarih, kültür ve medeniyet şehri olmanın yanında tarım kenti olduğunun altını çizen Aktaş'a göre, Bursa'nın bundan sonraki hedefinin ileri teknoloji kullanan sanayi ile tarım ve turizm olduğunu söyledi.
Aktaş, tarımsal üretim ve pazarlanması konusunda göreve başladıktan sonra strateji değiştirdiklerini de hatırlatarak, "Herkese azıcık azıcık bir şeyler verelim. Tarımı yaşatalım mantığından ziyade örnek projeler yapalım. Gerçekten tarımın gerçek bir güç olduğunu şehir olarak hissedelim. Bu tabii ki bizim ihracat rakamlarımıza da yansısın" dedi.
Tarımsal üretimde babadan dededen kalma usullerin geride kaldığını ve yeni tekniklerin kullanılması gerektiği vurgusunu da yapan Aktaş, 'Çok kaba bir tabirle karnımızı kaşıya kaşıya para kazanma dönemi artık bitti. Bu tür projeler de onun için yapılıyor ve bunları desteklemeye devam edeceğiz" diye konuştu.

'Bursa'yı dünyaya pazarlayacağız'

Aktaş'ın dikkat çektiği diğer bir nokta ise Bursa'nın tanıtımı oldu. Kendisinin pazarlama kökenli olduğunu hatırlatan Aktaş, tarım ve turizmde vitrine çıkarken bunun altının da doldurulması gerektiğini vurguladı. Önümüzdeki yıl 15 değişik uluslararası fuarda Bursa'nın gerçek manada boy göstereceğini açıklayan Aktaş, şöyle devam etti:
'Bu manada kendimizi ciddi şekilde sorgulamamız gerekli. Yani sadece nicelik anlamında çok üretelim, çok satalım anlayışı olmaz. Bir taraftan bu fuarlarda hem turizm hem tarımla ilgili gövde gösterisi yaparken bir taraftan da mevcut altyapımızı da bu manada revize etmemiz gerekiyor.'
Yabancıların kazancının onda dokuzunu tanıtım, pazarlama ve reklama ayırdığını da vurgulayan Aktaş, 'Tabir biraz kaba gelebilir ama Bursa'yı dünyaya pazarlamak zorundayız. Anlatmak zorundayız. Bizim bu saatten sonraki en büyük uğraşlarımızdan biri de bu olacak. Dönüp geriye baktığımızda inşallah hem ihracat hem şehrin ekonomisine hem de sektörün taraflarına çok ciddi yansıdığını hep beraber göreceğiz. 'dedi.

YHT için gücünüzü birleştirin

Yüksek Hızlı Tren'in (YHT) ulaşımda nasıl bir kolaylık sağladığını geçen hafta Ankara'ya gittiğimde kişisel deneyimimle yaşadım. Otobüsle ulaştığınız Eskişehir Garı'nda, belki dünyadaki örneklerinden yavaş olsa da hızlı tren konforu sizi karşılıyor. İstasyonun dizaynından hızlı trendeki koltuk rahatlığına kadar her şey yolculuğu keyifli hale getiriyor. Bir buçuk saat süren yolculuk belki teknolojik iyileştirmeler yapılırsa daha kısa bir süreye düşebilir.
Dönüşte hızlı trenden inip, otobüsle Bursa'ya hareket ettiğinizde farkı çok daha iyi hissediyorsunuz. Yol boyunca zaman zaman karayoluna denk gelen hızlı tren şantiyeleri görülüyor. Pek hareket yok gibi.
İnsanın aklına ister istemez takılıyor. Hani Bursa'ya hızlı tren 2016'da gelecekti? Nedeni ne olursa olsun Bursa'nın bu imkandan yoksun bırakılması anlaşılır gibi değil. Ankara'ya meclis çalışmaları için YHT kullandığını bildiğimiz iktidarından muhalefetine vekillerin tamamına bu konuda büyük görev düşüyor. Bir an önce önlem alınmalı YHT'nin Bursa'ya gelmesi için güçler birleştirilmeli.
Bursa'nın da hızlı tren konforuyla tanışma vakti geldi geçti bile...