Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Longozu hayvandan değil insandan korumak lazım
30 Kasım 2017 Perşembe, 08:01

Bursa'nın en önemli doğal zenginliklerinden biri Karacabey longozu binlerce bitki ve hayvan türünü barındırıyor.
Belki 'longoz nedir' diye merak eden olur...
Kısaca yazayım...
Longoz, denize doğru akan derelerin getirdiği kumların birikerek kıyıda set oluşturması ve dere ağzını kapatması sonucu akarsuyun biriktiği yerde oluşan bir özel ekosistemdir.
Bazı türler buraya ulaşmak için 10 binlerce kilometre yol kat eder. Mesela yılan balığının bir türü Meksika Körfezi'nden yavrulamak için Karacabey longozuna gelir. Göçmen kuşlar için ise Uluabat'a komşu olduğu için vazgeçilmezler arasındadır. Böcek ve bitki türlerinin sayısının ise henüz tam olarak sayıldığını sanmıyorum.


Bursa'daki pek çok yer gibi Karacabey longozu da kirlilik tehdidi altında. Çevre örgütlerinin uyarıları üzerine geçen yaz aylarında hem Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2. Bölge Müdürlüğü hem de Karacabey Belediyesi ciddi önlemler aldı.
Doğader ve Karacabey'de yaşayan doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş'in önerileri ve girişimleri sonucu bu bölgeye özgü Karabaşotu toplanma ihalesi iptal edildi, moloz dökülmesi ve kirli atıkları taşıyan derelerle ilgili çalışmalar yapıldı.
Yalnız her işte olduğu gibi 'vur deyince öldürme' anlayışıyla getirilen yasaklar bu bölgede hayvancılık yapan köylüleri etkiledi.
Alper Tüydeş'e göre, longozu diri tutan ve taze kalmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri bölgedeki organik hayvancılık. Üstelik bu bölgede beslenen boz ırk inek ve manda da türleri azaldığı için korunması gereken hayvan varlıklarından.
Yasak kapsamına hayvancılık faaliyetleri de girdiği için köylüler zor durumda kalmış. Konuyla yakından ilgilenen Doğader Onursal Başkanı Murat Demir de Tüydeş'le aynı görüşte. Ona göre de ahşap ve bölgeye uygun ahırlar olması şartıyla hayvancılık floranın zenginleşmesine katkı sağlar.
İnek ve manda, koruma altındaki kalp ve damar hastalıklarına iyi geldiği için toplanan karabaşotunu da yemiyorlarmış.
O yüzden yasak kapsamının organik hayvancılığı etkilemeyecek şekilde yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Bu hem türlerin korunması hem de başka geçim kaynağı olmayan köylüler için çok önemli.
Bana kalırsa Longozu hayvandan değil, insanların yarattığı kirlilikten kurtarmak gerekir.

Artvin STK'larından üçüncü üniversite istemi

Bursa ölçeğinde bile olmayan çok sayıda kent, son yıllarda üniversite konusunda ciddi atılımlar yaptı. Eskişehir, Kayseri, Gaziantep'te hem özel hem vakıf üniversitelerinin sayısı her geçen gün artarken Bursa maalesef yerinde saydı. 2010 yılında nihayet ikinci üniversite kuruldu.
Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) çeşitli yerlerde eğitim verdikten sonra hain darbe girişimi sonrası kapatılan Orhangazi Üniversitesi'nin Yıldırım'daki kampusuna taşındı. Bu taşınma öncesi BTÜ için Kestel'de yer belirlendi ve kamulaştırılması da tamamlandı. Üniversite yönetimi yeni yerinden memnun ve taşınmak istemiyor.


Dün Bursa'da faaliyet gösteren Artvin sivil toplum kuruluşları temsilcileri bir araya gelerek Bursa Teknik Üniversitesi'nin Yıldırım'da kalmasını ve Kestel'deki kamulaştırılan arazide Bursa'ya üçüncü bir üniversite kurulmasını istediler.
Bursa Ardanuçlular Derneği'nde gerçekleştirilen toplantıya Bursa Artvin Vakfı Başkanı Osman Başaran, Artvin Kafkas Dernekler Fede-rasyonu Başkanı Suat Özkan, Artvin Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanvekili İshak Aslan'ın yanı sıra il ve ilçe derneklerinin başkanları katıldı. STK'lar adına konuşan Artvin Vakfı Başkanvekili Eğitimci Erol Yıldırım, bu konuda kentin tüm dinamikleri göreve çağırdı.
Gerçekten önemli ve desteklenmesi gereken bir çağrı. Bursa üçüncü devlet üniversitesini çoktan hak etti.