Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Markaya giden yol hikayeden geçer
26 Ekim 2017 Perşembe, 07:37

Adı, Yüce Zerey...Bir pazarlama ve iletişim gurusu..

Üstelik yabancımız da değil... Bursa Erkek Lisesi'ni 1997 yılında bitirdikten sonra bir yıldız gibi parlamış. Bilgi Üniversitesi, ardından London School of Economics'i burslu olarak okuduktan sonra yüksek lisans ve iş yaşamı...
Bilgi Üniversitesi'nden Ülker'e THY'den Coca Cola'ya Unilever'den HepsiBurada'ya kadar birçok şirkette görev yapmış. Halen HepsiBurada'nın CMO'su yani Türkçesiyle Pazarlama Direktörü.

Genç Sanayici, İşadamları ve Yöneticileri Derneği Bursa Şubesi'nin 10'uncusunu düzenlediği Sinerji toplantılarının konuğu olan Zerey, 'Hepsi Hikaye' adlı konuşmasında, pazarlamanın nereye gittiğini anlattı.
Sunumun adından anlaşılacağı gibi büyük çoğunluğu bir zamanlar televizyonlarda izlenme rekorları kıran 'Ezel' dizisi karakterlerinin görsel unsurlarıyla pazarlamanın hikayesi....
Tabii her aşk hikayesinin bir hayali bir de gerçeği var.
Esas oğlan marka, kız ise müşteri ve aralarında yıllardan beri süregelen ve sürdürülmeye çalışılan bir hikaye var. Bu rüya uzun sürmez. Öteki oğlan yani dijital dönüşüm oyunun rengini değiştirir. Sadece rengini de değil, müşterinin kafa yapısından, iş modellerine kadar aşk hikayesi yeniden yazılmaya başlar. Çünkü öteki oğlanda şeytan tüyü vardır adeta. Dillere pelesenk olan yeni hikayeler anlatır. Herkese konuşma olanağı sunduğu gibi herkesi selfie manyağı yapar. Bütün mahallenin birbirine yürümesine imkan verir.
Bu tespitlerin ardından Zerey, yeni dönem için anahtarın, daha doğrusu insanın kalbine giden yolun hikayeden geçtiğinin altını çizdi. Zerey'e göre, markaya giden matematik hikayeden geçer ve her şeyin hikayesi anlatılabilir.
Hikayesi olmayanın da bu dönemde başarılı olması neredeyse imkansız.

Bursa neden marka yaratamıyor?

Bursa'da artık her uzmanın karşılaştığı klasik soruyu yöneltiyoruz; Bursa neden marka yaratamıyor? Üstelik hikayesi de var.
Zerey'e göre, Bursa maalesef taşeron ve kocaman bir tedarikçi. Ama bakıldığında üzerine sonsuz hikaye yazılabilecek, mükemmel markalar yaratabilecek kapasitesi var.
Cantığından iskenderine Uludağ'dan Cumalıkızık'ına hikaye için bu kadar bereketli bir şehir.
Bunun için anlayış ve görgü gerekiyor. Bursa'daki sanayici konuştuğumuz tüm bu konuları kozmetik hobiler gibi görüyor. Marka denince tescil belgesi veya logoda kalıyor. Halbuki arka planda bunun çok ciddi matematiği var. Onun için siz bu işi bir görgüyle bir kültürle bilimle ilim matematiğiyle bakılmadığı sürece buradan marka çıkmaz, çıkması da mümkün değil.

Her şey kötüye gidiyor

Zerey, Bursa ile bağlantısını hiç koparmamış. 2-3 haftada bir mutlaka Bursa'ya geliyor. Bursa'nın eğitimden şehirleşmeye kadar birçok alanda hep gerilediği tespitinde bulunuyor. Zerey'in gözlemlediği tek iyi gelişme ise Osmangazi Köprüsü. Çünkü yıllarca İstanbul'a gidiş-dönüşte Eskihisar ve Topçular'da sıra beklemekten yorulmuş. Şimdi köprü sayesinde rahatlığı yaşadığını söylüyor.
Eğitimdeki gerilemeye Erkek Lisesi günlerini örnek veriyor. 'Erkek Lisesi'nde o dönemde aldığı eğitimi, sonrasında devam ettiği hiçbir okulda almadığına dikkat çekiyor. Okulun matematik olimpiyatı takımında olan Zerey, Erkek Lisesi'nde aldığı eğitim sayesinde üniversitede 3 yıl bu dersi atladığını övünerek anlatıyor.

Rekabet endeksi geriliyor

Toplantıda konuşan GESİAD Bursa Şube Başkanı Ramazan Kaya ise Bursa'nın gerileme sorununa 2008-2014 yılları arasında yapılan Rekabet Endeksi çalışmasını örnek vererek dikkat çekti.
Türkkonfed'in yaptığı araştırmaya göre, genel sıralamada Bursa 7'ncilikten 8'inci sıraya düşmüş. Piyasa büyüklüğü açısından 5'inci sıradaki yerini koruyan Bursa, emek piyasasında 4'üncülükten 8'inciliğe, insan sermayesi açısından 21'inci sıradan 37'nciliğe, sosyal sermayede 9'unculuktan 27'nciliğe, fiziksel altyapıda da 29'dan 37'ye gerilemiş.
Görünen o ki Bursa sürekli kan kaybediyor.