Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Mehter adımlarıyla depreme hazırlanmak!
11 Ağustos 2019 Pazar, 09:44

Bugün bayram...
Sevginin hoşgörünün ve güzelliklerin olması gereken böylesine bir günde can sıkıcı bir konuyu yazdığım için kusura bakmayın ama biz unutsak veya umursamasak bile o kendini unutturmuyor.
Kapımızda bizi bekleyen deprem felaketinden bahsediyorum.
Ülke olarak canımızı yakan ve büyük acılar yaşanan Marmara Depremi'nin üzerinden tam 20 yıl geçti. İlk günlerdeki duyarlılık yerini yeni depremler yaşandığında televizyonların birkaç bülten süren canlı yayınlara davet eden uzmanların yorumuna bıraktı.
17 Ağustos depremindeki acıların yeniden yaşanmaması için geriye dönüp baktığımızda ne yaptık?
Öncelikle şunun hakkını vereyim ardından yapamadıklarımızı sıralayayım; Ülkemizin baş belası Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın başta bizim üniversitelerimiz olmak üzere Fransa'dan Almanya'ya kadar dünyanın sayılı uzmanları inceledi.
Çıkan sonuç aslında bilinen bir gerçeğin bilimsel olarak kanıtlanmasıydı.


Marmara Denizi'nin altındaki kabuk aşırı stresle yüklü ve önümüzdeki 30 yıllık süreçte, ki buna artı-eksi 10 yıl marj bırakılıyor, yeniden kırılarak 7,4 büyüklüğünde bir deprem olasılığı yüzde 62.
Kuzey Anadolu Fay Hattı, tekrar periyotları sayesinde aslında bize fırsat verdi. 20 yıl tedbir almak için hiç de az bir süre değil.
Peki, ülke olarak biz ne yaptık veya yapamadık?
Birincisi binaların depreme dayanıklı inşa edilmesi için mevzuat baştan sona yenilendi. İkincisi kentsel dönüşüm yasası çıkarıldı.
Sonra ne oldu?
Mevzuat karmakarışık hale geldi. Genel mevzuatla belediyelerin uygulamaları arasında çelişkiler oluştu. Neredeyse 6 ayda bir yeni yönetmelikler çıkmaya başladı.
Kentsel dönüşümde ise ihtiyacı olan bölgeler yerine rantı yüksek alanlar seçildi. Fazla uzağa gitmeye gerek yok. İhtiyacı olan Yıldırım, kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında en çok yapı stokunun yenilendiği yer ise altı üstü 20 yıllık geçmişi bulunan Nilüfer.
Şimdi gelelim başlıkta neden mehter adımı dediğime...
Ağır aksak da olsa ileriye doğru birkaç adım atarken, birden İmar Barışı denen uygulamayı karşımızda bulduk. Hükümetin hedefi 13 milyon kaçak veya imara aykırı yapıyı kayıt altına almaktı. Bakanın açıkladığı son rakam başvuru sayısının 10 milyona ulaştığıydı.
Binaların kayıt altına alınması devletin gelir elde etmesi elbette ki olumlu yaklaşım ama buradaki püf noktası, yapı kayıt belgesi verilirken, kaçak ve imara aykırı binaların deprem yönünden hiçbir şekilde incelenmemesi.
İşte bu geri adımlar ileride başımıza çok işler açacak.

'TAHMİNİ BIRAKIN FAYLARI İNCELEYİN'

Bursa, sahip olduğu sanayi tesisleriyle ekonominin can damarı. Marmara Denizi'nde de olsa, kenti boydan boya geçen fay hatlarından da kaynaklansa Bursa, büyük bir deprem riski altında.
Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er'e Ege'deki depremleri hatırlatarak, Bursa'yı sorduk. O da anlattı:
Ege'deki depremlerin nedeni Anadolu levhasının Güneybatı yönüne hareket etmesi. Sonuçta aynı sistemin bir parçası. Bu da gösteriyor ki tehlike yaklaşıyor.
Bursa açısından bakıldığında, kenti etkileyecek faylar hareketli. Bunu son 5 aydaki depremlerden görüyoruz. 1855 depreminin tekrarlanma periyoduna da yaklaştık. 7 büyüklüğünde bir deprem riski bizi bekliyor.
Engin Er de, geçen 20 yılın iyi değerlendirilemediğine inanıyor. Böyle giderse 40 yıl geçse de değerlendiremeyeceğiz gibi görünüyor. Onun önerisi Bursa'da belediyelerin ortak çalışma yapması. Birkaç belediyenin tahmin istasyonları kurmak yerine Bursa faylarını araştırmalarını öneriyor.


Bu arada, depremle ilgili araştırma yaparken, yeni Şehir Hastanesi binasında sismik izalatör olduğunu öğrendim. Bu izalatör sayesinde deprem dalgalarıyla hareket etse dahi yıkılmıyor ve dalgaların sönümlenmesi sağlanıyor.
Er'e göre, bu izalatörlerin tüm kamu binalarında olmasında fayda var. En önemlisi ise yapıların depreme dayanıklı olması.

TOPLU MESAJ YERİNE BAĞIŞ YAPIN

Her bayramda aynı şeyleri yaşıyoruz. Telefonlarımız toplu mesaj bombardımanına uğruyor. Üstelik neredeyse tamamını okumadan siliyoruz.
Belediyelerden siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarından şirketlere gelen mesajlardan herkes şikayetçi olmasına rağmen yine de gönderiliyor.
CHP 26'ncı dönem Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil de mesaj bombardımanına uğrayan birçok insan gibi sitemini dile getirerek, sosyal medya hesabından bir öneride bulunuyor:
'Mesaj bilgi ve haber içindir. Duygu aktarımı için toplu SMS mesajları anlamlı değildir. Partiler, kurumlar milyonlarca toplu mesaj parasını öğrenci bursu veya ihtiyaç sahiplerine verse çok daha anlamlı olur'
Mutlu bayramlar.