Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Mühendislerden deprem için işbirliği çağrısı
16 Ağustos 2019 Cuma, 08:08

Türkiye'nin cumhuriyet sonrası tarihinde en büyük travmalardan birini yaşadığı Marmara Depremi'nin üzerinden 20 yıl geçti.
Ülke olarak büyük acılar çektik ama ne yazık ki çok çabuk unuttuk.
İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, büyük acının yıldönümünde anma etkinliğini farkındalık yaratmak ve deprem gerçeğini bir kez daha hatırlatmak amacıyla fotoğraf sergisini metro istasyonu girişinde açtı.
Şehreküstü İstasyonu'ndaki her fotoğraf karesi, ne kadar büyük bir felaketi yaşadığımızı suratlarımıza tokat gibi çarptı.
Deprem sırasında genç bir mühendis olmasına rağmen oda faaliyetlerinde yer alan Şube Başkanı Mehmet Albayrak ile deprem gerçeğini konuştuk. Söze bir anekdotla başladı.
20'nci yıl etkinlikleri için odadaki basın açıklamalarını inceleyen Albayrak, ilk yıllardaki söylemlerinin değişmediğini, uyarılar ve önerilerinin hep aynı olduğunu görünce üzülmüş.
Albayrak'a göre, geçen 20 yılda bir arpa boyu yol katedilemedi. Yasalar yenilendi ama bina stoku maalesef hâlâ depreme dayanıksız. Bursa'daki binaların yüzde 50'si kaçak ve imara aykırı.
Bu da yetmez gibi İmar Barışı ile kaçak ve depreme dayanıksız binalar yasal statü kazandı.
Hâlbuki deprem güvenliğini de içeren bir imar affı çıkarılsa ülke açısından daha yararlı sonuç elde edilirdi. Yani imar affına başvurularda sertifika uygulaması da eklenseydi hiç olmazsa yapı stoku deprem güvenliği açısından da elden geçirilmiş olurdu.
Peki, ne yapılabilir?
Öncelikle yapı stokunun elden geçirilmesi şart. Mühendisler olarak bilgi ve birikime sahip olduklarını vurgulayan Albayrak'ın bir de yöneticilere çağrısı var:
'Bursa'nın yapı stokunun tümünün incelenmesi için biz hazırız. Eksik olan bu konudaki iradenin ortaya konulması ve mühendislerin işin içine katılması. Gelin hep birlikte bunu başaralım'

DEPREM DEDE'Yİ BİLE UNUTTUK

Bir konunun altını çizmekte fayda var. Bilindiği gibi depreme hazırlık üç aşamadan oluşuyor. Bunlardan birincisi deprem öncesi yapıların güvenli hale getirilmesi, ikincisi deprem anında alınacak önlemlerle ilgili eğitim ve son olarak da deprem sonrası arama-kurtarma faaliyetleri.
Bunlardan bir tek deprem sonrası yapılacaklar konusunda Türkiye epeyce yol katetti. Yardımlaşma ve dayanışma konusunda zaten hep öndeydik. Ama depreme güvenli binalar konusunda hâlâ dünya standartlarının çok gerisinde kaldık.
Deprem anındaki önlemler konusunda ilk yıllardaki eğitim ve duyarlılık da artık yok. Mehmet Albayrak söyleyince hatırladım. Deprem Dede olarak adlandırılan merhum Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'yı bile unuttuk. Oysa can kayıplarını önleyecek deprem anında yapılacaklar ve yaşam üçgenlerini ondan öğrenmiştik.
Bu konu en az yapı güvenliği kadar önemli ve bıkmadan usanmadan yeni nesillere aktarılması gerekiyor.

KADIN OTOBÜS ŞOFÖRÜ İLE 20 DAKİKALIK YOLCULUK

Timurtaşpaşa Durağı'ndan 38 numaralı belediye otobüsünün merdivenlerinde adımımı attığımda, direksiyon başında kadın sürücü görünce şaşırdım. Aslında daha önce bir ajans tarafından haberi yapılmış, Türkiye, Bursa'nın ilk ve tek kadın otobüs şoförü Ayşen Akçay'ı tanımıştı ama onun kullandığı otobüste olmak farklı bir duyguydu.
Akçay, 43 yaşında 2 çocuk annesi. Daha önce TIR sürücülüğü bile yapmış. Gençlik yıllarından beri otobüs kullanma hayaline ise bir buçuk yıl önce Merinos AKKM'de karşılaştığı Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'a bu isteğini iletmesiyle kavuşmuş.
Tabii bu sözle olmamış, girdiği sınavda da başarılı olunca direksiyonun başına oturmuş. Körüklüler de dahil Bursa'nın tüm hatlarında görev yapıyor. Bin erkek otobüs şoförünün görev yaptığı Burulaş bünyesinde tek kadın sürücü olması dolayısıyla tüm gözler onun üzerinde.
20 dakikalık yolculuk süresince belediye otobüslerinde hiç tanık olmadığım görüntülerle karşılaştım.
Otobüsüne binen veya durakta bekleyen yolcular, Akçay'ı görünce şaşırıyor. Şaşkınlık geçince de mutlaka selam veriyor. Akçay da onları karşılıksız bırakmıyor. Kadın sürücü olunca otobüsteki diyaloglar da daha bir nazik hale geliyor.
En önemlisi ise otobüsü kullanmadaki dikkati ve trafik kurallarına uyması.
Otobüsten inince keşke kadın sürücü sayısı artsa diye düşünmeden yapamadım.