Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'Ona 3 ceviz fidanı, buna 5 çilek fidesi ile bu iş olmaz'
18 Ağustos 2018 Cumartesi, 08:09

Sanayi ve turizmden önce Bursa'nın gelir kaynağı ve katma değer üretmesinin ana kaynağı tarıma dayalıydı.
Gemlik ve Mudanya'daki arkeolojik kazılarda bunun neredeyse günümüzden 3 bin yıl öncesine dayanan bir geçmişe sahip olduğu da biliniyor. Mudanya limanından zeytinyağı ticareti antik çağa kadar dayanıyor.
Osmanlı kayıtlarında da geçiyordur, günümüzün tatil beldesi olan Kumla'dan İstanbul'a 100 yıl öncesine kadar teknelerle meşe kömürü ve meyve gönderiliyormuş.
Günümüzde de Bursa önemli bir tarım kenti ve her ne kadar birçok bölgesini son 50 yılda beton yığınına çevirsek de bir milyon hektarı aşan topraklarının yaklaşık 334 bin hektarında bazıları dünyada başka yerde bulunmayan tarım ürünleri yetiştiriliyor.
Ancak tıpkı sanayide olduğu gibi tarımsal alanda da para kazandıran ise katma değerli ürünler. Siyah incir, armut, vişne, kiraz ve çilek bunlardan birkaçı. Ancak yükselen trend insan sağlığına fayda sağlayacak antioksidan özelliklere sahip meyveler. İnsanlık yeni tatların yanı sıra sağlığa yararlı ürünler peşinde koşuyor.
Bursa'nın işsizlik nedeniyle köyleri tamamen boşalacak hale gelen dağ ilçeleri ise bu iş için biçilmiş kaftan. Son yıllarda hem yurtdışına ihracat yapan girişimcilerin önerisi hem de kamu kuruluşları ahududu, böğürtlen ve yaban mersini gibi bu tür ürünleri yaygınlaştırmaya çalışıyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş. fideden eğitime kadar çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini artırmak için projeler üretiyor. Geçtiğimiz günlerde Uludağ'ın eteklerindeki üreticilerin ahududu ve yaban mersini yetiştirilmesini yerinde görmeleri amacıyla Bosna Hersek'e götürülmesi bu proje kapsamındaydı.
Ancak, Tarım A.Ş. Alinur Aktaş'ın talimatıyla bu konuda strateji değişikliğine gitti. Aktaş'a göre, tarım ve hayvancılıkla ilgili projelerde başarılı örnekler çıkarmak gerekiyor. Yoksa ona üç ceviz fidanı, buna 5 çilekle bu işin başarılı olması mümkün değil. Onun için dişe dokunur projeler geliştirildi. Bunun ilk örneği de Büyükorhan'da gerçekleştirilerek, ortamı müsait olan üreticilere 24 koyun, bir koç verildi. Bu şekilde hem projede başarı elde edilecek, hem de üretici yaptığı işten gelir elde edecek.

YABAN MERSİNİ PARA BASIYOR

Başkan Aktaş, geçtiğimiz günlerde 'Kaliteli Ahududu Yetiştiriciliği Projesi' kapsamında hasat çalışmalarına da katılmıştı. Göynükbelen'deki izlenimleri anlatırken, projelerden çiftçilerin elde edecekleri gelir konusunda da ipuçları verdi. 2 dönüm araziye yaban mersini ekimi yapan bir çiftçi 3 yıl sonra ürün alabiliyor. 2 ton ürünün geliri ise 60 bin lira. Yani aylık 5 bin lira. Aktaş, 25 yıllık bir öğretmenin bile bu kadar aylık almadığına işaret ediyor.
Projeyle ilgili Büyükşehir Belediyesi'ne destek veren ve Bosna Hersek organizasyonunu gerçekleştiren Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkan Vekili Murat Bayizit de Başkan Aktaş'la aynı görüşte. 'bery' olarak bilinen ürünlerde ihracatın yanı sıra Türkiye'nin potansiyelinin ancak yüzde 10-15 kullanılabiliyor. Ürün yetiştirilirse alıcısı hazır durumda.
Bursa topraklarının ve özellikle Uludağ'ın eteklerindeki köylerin bu tür ürünler için çok uygun olduğunu vurgulayan Bayizit, bu tür projelerle 4 bin ton olan üretimin 10 bin tona çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.
Sırada anavatanı Kuzey Amerika olan aronia meyvesi var. ABD ve Avrupa'da süper meyve olarak bilinen aronia'nın için de Bursa en uygun topraklara sahip yerlerden biri. Başta kanserli hücreleri yok etmek olmak üzere insan sağlığına pek çok faydası bulunan aronia fidanının Bursa'daki üreticilere de dağıtılması planlanıyor.

4 DAĞ İLÇESİNİN ORTASINA ENTEGRE ET TESİSİ

Dağ yöresini önemsediklerini vurgulayan Aktaş, önemli bir projenin müjdesini de verdi. Orhaneli, Büyükorhan, Harmancık ve Keles ilçelerinin tam orta noktasında olan bir bölgede DSİ'den 80 dönümlük araziyle ilgili anlaşma sağlandı. Tahsis değil, kamulaştırılma ile elde edilen arazide hayvan pazarı ve et kombinası tesisleri yap-işlet- devret modeliyle gerçekleştirilecek.
Aktaş'a göre, bu saatten sonra dağ ilçelerinin nüfusu 5-10 katına çıkmaz ama ekoturizm ve tarım destekleriyle mevcut durum korunur.