Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Patagonya'da bir Bursalı polisiyesi
07 Nisan 2019 Pazar, 08:15

Bu başlığı merak uyandırmak için atmadım. Film ismi falan da değil...

Anlatacağım olay gerçekten Türkiye'den 15 bin, Arjantin'in başkenti Buenos Aires'ten 3 bin kilometre uzakta buzulların yer aldığı Patagonya'da geçiyor. Kahramanı ise Bursalı Selçuk Tanaydın.

Geçen yıl Bursa Hakimiyet'te yayınlanan röportajda Tanaydın'ın Güney Amerika macerasını anlatmıştım. Otomotiv sanayinde işçi olarak çalışan Tanaydın, hayallerine peşinde, bir yılda Güney ve Orta Amerika'daki 15 ülkeyi olaşarak 8 bin kilometre yol kat etmişti.

Geçen yıl Bursa'ya dönen Tanaydın, bir süre çalıştıktan sonra özlemini çektiği Arjantin'e bu kez yerleşmek için gitti. Ancak, ekonomik kriz Türkiye gibi Arjantin'i de derinden etkilediği için sürekli bir iş bulamayınca 6 ay sonra yeniden Bursa'nın yolunu tuttu.

Bursa'ya dönüş yolculuğu öncesi yaşadığı gerilim, polisiye ve komedi unsurlarını içeren öyküyü anlattı. Ben de biraz özetleyerek sizlere aktarayım.

Selçuk, Türkiye'ye dönüş öncesi bir kez daha yaşadığı El Calafate kasabasından 80 kilometre uzakta bulunan Perito Moreno buzullarını görmek için bir arkadaşı ile yola çıkar. (İnternetten fotoğraflarına baktım gerçekten doğa harikası bir yer)

Kendisi de gezgin olduğu için yolda otostop yapan Venezuelalı genci otomobile alırlar. Tanışma faslı geçtikten sonra gezgin genç parası olmadığını ve buzulların bulunduğu milli parka nasıl ücretsiz girebileceğini sorar.

Selçuk ve arkadaşı kasaba halkından olduğu için onlara giriş ücretsizdir. Turistler ise Türk parası karşılığı 100 lira olan ücreti ödemek zorundadır.

Gezginin halinden gezgin anlar misali Selçuk, gence dönerek, biraz riskli olduğunu vurguladığı teklifini yapar: Gişelere girmeden seni bagaja sokarız. Geçince çıkarsın.

Kapalı yer fobisi olan genç, 3-4 saat sonra kapanacak parka girmek için teklifi kabul eder, gişelerden sorunsuz geçilir. İlk virajda bagajı açınca gencin söylediklerinde haklı olduğunu gösteren manzara ile karşılaşır. Bayılan genci kendine getirmek için atılan birkaç tokat fayda etmeyince göl kenarına gitmeye karar verirler. Ancak kıyı oldukça kalabalıktır. Meraklı bakışlar altında yüzü suyla yıkanan genç kendine gelir, ilk sözleri ise 'başardık mı' olur.

Genci seyir balkonuna bırakan Selçuk ve arkadaşı yollarına devam ederek, buzula yakın bir noktaya hareket ederler. Polisiye macera ise burada başlar.

VENEZULELALI GENCİ GÖLE ATIP BOĞDUNUZ MU?

Genci araçtan inerken görenler polisi arayarak, göle bir genci attılar aracın plakasını da vererek ihbarda bulunur. Alarma geçen polis, otomobili ve dolayısıyla Selçuk ve arkadaşına ulaşır.

İhbar eden aile de oradadır; 'Sizi cesedi göle atarken gördük. Çocuğa ne yaptınız' diye feryat figan ederler. Selçuk ve arkadaşı anlatır. Polis pek ikna olmaz, kelepçeleri hazırlar. Tam bu sırada gelen yeni jandarma ekibinden biri tanıdık çıkar. Onun güvence vermesiyle ekipler ikna olur ve genç aranmaya başlanır.

Polis, jandarma ve ihbarda bulunan ailenin hep birlikte yapılan arama sonucu genç bulunur. O da hikayeyi doğrulayınca Selçuk ve arkadaşı rahat bir nefes alır. Venezuelalı genç jandarma tarafından kente götürülür. Sorgulaması sonucu milli park giriş ücretini ödeyerek serbest bırakılır.

Kıssadan hisse; dünyanın diğer bir ucunda da olsa, kaçak geçiş için Türk işi yöntem tutmuyor...

BURSA LEZZETLERİ VİTRİNE ÇIKIYOR

Bursa kebabı ya da marka olan adıyla İskender'i artık tüm Türkiye biliyor. Cantık, pideli köfte, tahanlı pide, cevizli lokum gibi damak çatlatan lezzetlerin ünü henüz yayılmadı ama eli kulağında...

Çünkü, yiyecek ve özellikle de yöresel lezzetler, gurme kültürünün gelişmesiyle hızla yayılıyor. Buna en büyük katkıyı ise televizyon programları ve sosyal medya sağlıyor.

Bursa'nın yarım asırlık lezzet duraklarından biri olan İnanç Fırını, Bein Gurme kanalından gelen Mehmet Yaşin ve Teoman Hünal'ı ağırladı. İnanç Fırını sahibi Bülent Mertyürek, başta tahanlı pide olmak üzere kurabiye, ekşi mayalı ekmeğin öyküsünü anlattı. Mertyürek'in meteoroloji mühendisliği eğitimi aldığını öğrenen programcılar, odun fırını ve meteorolojik olayların hamur işlerine etkisine kadar uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdiler. İlgilenenler için bilgi vereyim program 13 Nisan'da yayınlanacak.