Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Patates ve soğandan sonra otomobilde de tanzim satış!
18 Nisan 2019 Perşembe, 08:06

Otomotiv, küresel bazda en hızlı değişimin yaşandığı sektörlerin başında yer alıyor. Sektörün dev kuruluşlarını yönetenler bile açık yüreklikle önlerini net olarak göremediklerini itiraf ediyor.
Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'nin (BUSİAD) geleneksel Çekirge toplantılarının konuğu TOFAŞ CEO'su Cengiz Eroldu, otomotiv sektörünün bugünü ve yarınına ilişkin bir sunumunda aynı görüşleri dile getirdi.
Sunumun ayrıntılarını ekonomi sayfalarımızda bulacağınız için detaylara girmeden dikkatimi çeken bir konuyu anlatacağım.
Birincisi, dünyada yılda 92 milyon otomobil üretiliyor. Türkiye'nin üretimi ise 2017'de ulaştığı rekor sayı ile yazalım; 1,7 milyon. Üretimin büyük bölümü Batı Avrupa'ya ihraç ediliyor. Otomotiv sanayimiz üretim ve kapasitesiyle dünya üretiminde 14, Avrupa Birliği'nde ise 5'inci sırada. Ticari araç üretiminde ise dünyada 8'inci, AB ülkelerinde ise 1'inci sırada yer alıyor.


En ilginç veri ise bin kişiye otomotiv sayısı Batı Avrupa'da 637, Kuzey Amerika'da ise 786. Türkiye'deki sayı ise hâlâ 203. Dolayısıyla Türkiye hâlâ otomotiv açısından potansiyeli olan bir pazar. Ancak, mesele pazarın nitelikli olmasında. Satışların artması için milli gelirin artması gerekiyor. O yüzden otomotivde yatırımcıların tercihi ve gözü gelişen pazar olan Rusya'da..
Pazar daralması yüzünden 1,7 milyona ulaşan sayı geçen yıl 1,55'e düştü. 2019'daki beklenti ise 1,4 milyon. İç piyasa satışları da bununla doğru orantılı. 2017'de 900 bin olan satış, 2018'de 600 bine düştü. Bu yıl ise 360-420 bin bandına inmesi bekleniyor.
Tüketici gelir durumuna göre araç istiyor. TOFAŞ uyguladığı satış stratejisiyle bu yılın ilk üç ayında, 15-20 yıl sonra pazarın lideri haline geldi. Eroldu, bunun nedenini şöyle açıklıyor:
'Neden lider olduk? Çünkü 65 bin liraya araba satıyoruz. Biz de adeta tanzim satış yapıyoruz. Bu aracın bir üstü 100 bin liradan fazla. Müşterinin büyük kısmı daha ulaşılabilir araç istiyor.'

'BU TESİSLER ARTIK PATRON MALI DEĞİL, RAHMİ BEY DE EMANETÇİ'

Eroldu'nun dikkat çektiği ikinci nokta, şirketlerin daha fazla kârlılığının artırılması. Fazla kâr eden şirketlere kimsenin kötü gözle bakmaması lazım. Çünkü karlılığı artan şirket bunu yatırıma dönüştürüyor. Herkes AR GE'nin artırılmasını istiyor. Şirket kazanacak ki AR GE ve yatırım yapacak.
'Bu fabrikalar, bu tesisler patronların malı değil artık' diyen Eroldu'nun sahiplikle ilgili değerlendirmesi de ilginç:
' Rahmi (Koç) Bey bunu nereye götürecek. Yok böyle bir şey. Burası yapılmış 50 seneden beri devam ediyor. Bu artık Rahmi Bey'in bir tesisi değil ki biz emanetçiyiz. Rahmi Bey de emanetçi. Mühim olan tesisin bir 50 sene daha devam etmesi. Dolayısıyla şirketlerin kâr etmesi konusunda da devletin yardımcı olması lazım. Şirketlerin kazandıkları bu şirketlere yatırım olarak dönecek.'

OTOMOTİVCİLERDEN VERGİ RAPORU

Toplantının soru-yanıt bölümünde, sektörün vergi indirimi için hazırlık yaptığı ortaya çıktı. İYİ Parti Bursa Milletvekili Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu, Türkiye'de aracın satın alınmasının yanı sıra akaryakıt ve kullanılan yol ile ilgili üçlü vergilendirme olduğuna dikkat çektikten sonra otomotivcilerin teşviklerin yanı sıra lobi olarak vergi konusunun üzerine gitmesi gerektiğini söyledi.
Soruyu yanıtlayan Eroldu, bugünlerde tam da bu konu üzerinde yoğunlaştıklarını açıkladı. Eroldu'nun verdiği bilgiye göre, otomotiv sanayicileri derneği rapor hazırlıyor. Raporda ana vurgu vergi yükünün azaltılmasının devletin bilançosuna katkı sağlayabileceği yönünde. Raporda, işin matematiği ortaya konulacak. Çünkü sektörün büyümesi ile pazarın büyümesi arasında önemli korelasyon var.
'Peki, TOFAŞ ne zaman elektrikli otomobil üretecek'


Eroldu, yanıtı tereddütsüz ve netti:
'TOFAŞ ayakta kalacaksa ve Avrupa ile rekabet edecekse elektrikli otomobil üretecek. Bugün karar versek 2 yıl içinde üretiriz. 2009 yılından beri Doblo üzerinde çalışmamız var'
Eroldu'ya göre, ihracatın yanı sıra bir de Türkiye pazarının durumu da önemli. Ülkemizde henüz elektrikli araçlar için altyapı yok. Bahçedeki prize mi takılacak. Bunun altyapısının kurulması ve enerji sisteminin de buna göre düzenlenmesi gerekiyor. Düşünün İstanbul'da 500 bin araç aynı anda elektriğe bağlansa enerji altyapısı bunu kaldırabilecek mi?