Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Pazarda cep yakan bahar
16 Nisan 2019 Salı, 08:17

Gazeteciliğimin ilk yıllarında, haber müdürümüz, muhabirliğe başlayan arkadaşlarımla beni dönüşümlü olarak mutlaka pazara gönderir, fiyatları öğrenmemizi isterdi. Zaman zaman kızar; 'Birazdan alışverişe çıkacak galiba fiyat sorduruyor' diye kendi aramızda konuşurduk.

Sonradan öğrendik ki fiyatları önündeki ajandaya not edip, belirli dönemlerde piyasayla ilgili çok güzel değerlendirme haberleri yapıyormuş.
Gerçekten hayatın nabzı pazarda atıyor. Yeni ürünler doğanın döngüsünü anlatırken, geçen yılki fiyatlarla karşılaştırma yapılınca ülke ekonomisinin bulunduğu durum ortaya çıkıyor. İnsanların yoğunluğu ve yüz ifadeleri ise toplumsal huzurun işareti.

Yaklaşık 25 yıldan beri bende de alışkanlık haline geldi. Tarihi belediye binası aralığından önce Tuz Pazarı, ardından boylu boyunca Reyhan Pazarı'nı dolaşmak bir başka güzel. Hele bir de bahar aylarıysa tezgahlardaki ürünler insanın içini açıyor.

Dün yine aynı güzergahtan yürüyüşe başlayarak, Haşim İşcan'a kadar 6 bin adımlık turu tamamladım.
Öncelikle pazara ürünler açısından bahar gelmiş ama fiyatlar hâlâ cep yakan cinsten.

Datça'dan gelen çağlanın kilosu 20, Mersin'den çilek 10, erik 30, dut ise 40 liradan satılıyor. Tabii kiloyla değil. Pazarcılar yöntemi bulmuş 250 gram veya yarım kiloluk paketlerle tüketicinin gözünü korkutmadan tezgahlarını süslemiş.
Karaciğerin ilacı enginarı da unutmamak gerekir. Henüz yerlisi çıkmadı, Karaburun enginarı ama 3 tanesi 10 liradan satılıyor.
Bazı ürünlerde kısmı düşüşler de var. Örneğin mart ayında kral olan patlıcan fiyatı 4 liraya düşünce tahtı 8-10 lira civarında gezen kuru soğana devretmiş. Domates 5-8 lira, fasulye 10, salatalık 4, ıspanak 3, sivri biber 12 liraya satılıyor. Geçen yılki fiyatları gayet net hatırladığım için şunu söyleyebilirim; pazardaki fiyatlar neredeyse bir kat artmış. En bariz örneği ise dağ ilçelerinden gelen oğlak etindeki artış. Geçen yıl 25 lira olan oğlak etinin fiyatı da 45 liraya çıkmış.

Malum ramazan ayına sayılı günler kaldı. Hurmayı da göz ardı etmeyelim. En ucuzunun kilosu 30, en pahalısı ise 50 lira.
Ben pazarcılara 'patlıcanın fiyatı neden düştü' diye sorarken, onlar gazeteci olduğumu öğrenince 'İstanbul'daki seçimden haber var mı' sorusuyla karşılık verdiler. Onlar, 'Akdeniz'de havalar ısındı fiyatlar biraz düştü' dediler ama ben onların sorusuna yanıt veremedim.

MÜDÜR DE OLSA GAZETECİLİK RUHUNDA VAR...

Gazetecilik ruhu virüs gibidir. İnsana bulaştıktan sonra asla tedavi edilemez.
Basın İlan Kurumu Bursa Şubesi Müdürü Osman Başeğmez, 17 yıl gazetecilik yaptıktan sonra basından uzak olmasa da idarecilik koltuğuna oturdu. Geçen hafta sonu çektiği görüntüler ise gazetecilik virüsünün hâlâ etkili olduğunu gösteriyor.

Belki haber bültenlerinde izlemişsinizdir ama bir kez daha anlatayım. Başeğmez, Setbaşı Camisi'ne ikindi namazı için gittiğinde şadırvandan patisiyle su içen kediyi görünce hemen cep telefonuyla görüntü çekmeye başlar.
Çeşmenin yanında su kabı olmasına rağmen kedinin çeşme tercihi ayrı bir konu. Çünkü kediler kaptaki durgun su yerine her zaman akan taze suyu tercih ederler.
Görüntüyü çeken Başeğmez sosyal medya hesabından paylaşınca büyük ilgi görür. Ardından Anadolu Ajansı da bunu servis edince dolaylı da olsa Başeğmez'in vazgeçemediği gazetecilik hevesi amacına ulaşmış olur.

ÖZEN'DEN 'BOLU BEYİ' GÖNDERMESİ

AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, sosyal medyayı aktif olarak kullanan politikacılardan biri. Bunları kimi zaman şiirlerle de süsleyerek gerçekleştiren Özen, son paylaşımında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'a gönderme yaptı.

Özcan'ın Suriyelilere belediyeden yardım yapılmayacağı açıklamasına tepki gösteren Özen, 'Bolu Beyi'ne selam olsun' notuyla üzerinde 'Çünkü taşlar bazı insanların kalplerinden daha şefkatlidir' yazan başını taşa dayamış küçük bir çocuğun siyah beyaz fotoğrafını paylaştı.