Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Sargın hizmete doyamamış...
23 Kasım 2018 Cuma, 08:33

Yerel politikada belediye başkanlığı en güzel hizmet makamlarından biridir. Bulunduğunuz kente değer katmak için başkanlık makamı büyük fırsatlar sunar. Bir de hevesle yaparsanız çoğu kez bir dönem yetersiz kalır.
Çünkü her ne kadar azaldığı iddia edilse de bürokrasi, finans kaynaklarının bulunması derken projelendirme bile bir- bir buçuk yılı buluyor. O yüzden başarılı belediye başkanlarına baktığınızda en verimli hizmetleri seçildikleri ikinci dönemde hayata geçirdiklerini görürsünüz.
Baia Hotel'de yapılan Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan İznik Belediye Başkanı Osman Sargın da içinde bu heyecanı taşıyan ve ikinci hizmet döneminde büyük yatırımlara imza atmak hevesiyle yanıp tutuşan yerel yöneticilerden biri.
Geçen 5 yıllık sürede İznik'te, özellikle de yıllık 30 milyon liralık bütçeyle önemli işlere imza atmış. Seçim bildirgesinde taahhüt ettiği projelerin yüzde 100'ünü gerçekleştirmenin yanı sıra, diğer kamu kuruluşlarıyla birlikte 350 milyon liralık yatırımın gerçekleştirilmesini sağlamış. İlçenin içme suyu, kanalizasyon ve yol hizmetleri tamamlanırken, hayal bile edilemeyen doğalgazın ilçeye gelmesi için olağanüstü çaba göstermiş.
Bu süre içinde aralarında belediye hizmet binası, huzurevi, balık pazarı, engelsiz yaşam ve kültür merkezinin de bulunduğu 28 bina ve 9 gölet yapılmış. Kıyaslamak için de yapılan hizmetlerin Cumhuriyet döneminin iki katına ulaşmasını örnek gösteriyor.
Önündeki doğal yaşam köyünden yüzen restorana kadar uzanan 10'larca projeyi fotoğraflarını göstererek anlatırken aynı heyecanı devam ediyor ve ekliyor: Bir belediye başkanına 5 yıl yetmiyor...
Bu cümlesine ekleme yaparak, başkanlığa yeniden talip olduğunu söyleyen Sargın, yaptığı hizmetlerin ve bunların halktaki karşılığının önemli bir kriter olduğuna inanıyor. Genel merkezin de anket, temayül ve müfettiş incelemelerini dikkate alarak objektif karar vermesini bekliyor.
'Dün belediye başkanı değildim' diyen Sargın, fakir bir ailenin, inşaat işçisi bir babanın çocuğu olarak başkan olmasa da İznik'e vefa borcu olduğunu söylüyor.

KAFASI KIRILAN İZNİKLİ DEDEYE KİM YANIT VERECEK

Aslında tartışma 4 yıl önce kapı ilk takıldığında Yazar Dücane Cündioğlu'nun sosyal medyadan tepkisini dile getirmesiyle başlamıştı.
Yeniden camii olarak ibadete açılan İznik Ayasofya Orhan Cami'ye cam kapı takılmış, girip çıkanlar çarpmasın diye de üzerine yapışkanlı motifler konulmuştu. Son bir haftadır tartışma yeniden alevlendi ve motifler söküldü. Sırada kapının sökülmesi ve penceredeki buzlu camlar var.
Hıristiyanlıkla ilgili önemli kararların alındığı 1. Konsül toplantıları yapıldığı için Ayasofya, 1331 yılında Orhan Gazi'nin İznik'i fethetmesiyle camiye çevrilmiş.
Osman Sargın'a camiyi ve cam kapıyı sorduk. Ayasofya'nın Hıristiyanlık için kutsal bir mekan olduğunu ancak hac merkezi olmadığını vurgulayarak, cam üzerindeki motiflerin sökülmesiyle yaşanan bir kazayı anlattı.
Camiye ibadet için gelen 80 yaşındaki bir İznikli dede, camları fark etmediği için kapıya çarpıp yaralanmış. Sargın, 'Şimdi bu dedeye kim hesap verecek' diye sordu.
Sargın, bu soruyu sormakla haklı. Çünkü benzeri bir kaza yıllar önce gözümün önünde cereyan etmişti. Telaşlı bir şekilde çalışan bir kameraman, fuar merkezinde cam kapıyı fark etmeyince çarpmış ve ciddi şekilde yaralanmıştı.
Sargın bu konudaki önerisini Vakıflar Müdürlüğü'ne iletmiş. Onun projesi, binaya uygun ahşap bir kapı yapılması.

DİŞ HEKİMLERİ ASGARİ ÜCRETE ÇALIŞIYOR

İçinde bulunduğumuz günler "Diş Hekimliği Günü ve Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası". Hafta dolayısıyla Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulu, dün sabah Atatürk Anıtı'na çelenk koyarak etkiliklere başladı.
Ritüeller bir yana Diş Hekimleri Odası Bursa Şube Başkanı Emel Eroğlu'nun yaptığı açıklama, hem toplumun ağız ve diş sağlığı ile ilgili durumunu, hem de diş hekimliği mesleğinin içinde bulunduğu çıkmazı bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye'de yaşayan nüfusun yarısı diş hekimine gitmiyor. Diş hekimine gitme oranı Avrupa'da yılda 5 kez iken, bizdeki oran bir bile değil: 0,9...
Toplum bu durumdayken, Türkiye'deki diş hekimi sayısı her yıl açılan veya kontenjan artıran fakülteler nedeniyle 32 bine ulaşmış. Gerçekten ihtiyaç duyulan diş hekiminden 10 bini fazla. Bu hızla giderse ihtiyaç fazlası diş hekimi sayısı 2022'de 13 bin, 2028'de ise 25 bin 500 olacak.
Bu fazlalık nedeniyle işsiz diş hekimleri asgari ücretle çalışmaya bile razı hale geliyor.
Peki çözüm ne?
Eroğlu, şöyle sıralıyor:
Yeni diş hekimliği fakültesi kesinlikle açılmamalı, henüz eğitime başlamamış olan fakülteler kapatılmalı, eğitim veren fakültelerde kontenjanlar mutlaka azaltılmalı, bu ülkenin en zor ve en pahalı eğitimini alan gençlerimizin geleceği ucuz işgücü olmak ya da işsiz kalmak olmamalı...