Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Soframızdaki gıdalara düşman olduk
07 Mart 2019 Perşembe, 08:14

Türkiye, 24 gün sonra önümüzdeki 5 yıl boyunca kentleri yönetecek isimleri belirlemek üzere sandık başına gidecek.
Normalde olması gereken siyaset programlarının ilgi görmesi. Ama bir bakıyorsunuz beslenme ve gıda güvenliği programları reyting rekorları kırıyor. Günlerce de tartışması devam ediyor.
Öyle şeyler konuşuluyor ki neredeyse soframızdaki yiyeceklere düşman olduk.
Ekmek kesinlikle yasak, içinde şeker var meyvenin yanından geçme. Tavuk ve yoğurt kansere neden oluyor. Serada ya da tarlada yetişen fark etmiyor; sebzelerde ilaç kalıntısı var. Sonunda işi tuza kadar getirdiler. İlla kaya tuzu olmalı...
Listeyi uzatmak mümkün...
Geçtiğimiz hafta, Türkiye'nin en önemli süt ürünleri üreticisi SÜTAŞ'ın Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz bile yoğurtla ilgili söylenenlere isyan etmişti.
Asıl büyük tepki ve isyan, Türkiye'nin en önemli gıda uzmanı olan Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar'dan geldi.
Prof. Dr. Tayar, akademik geçmişiyle kendisini ispatlamış bir uzman. Örneğin 'Gıda Güvenliği' ismiyle Türkçe ilk kitabın yazarı. 15 yıldır yüksek lisansta Gıda Güvenliğinde Kalite Yönetim Sistemleri, doktora da Gıda Güvenliği, lisans ve ön lisans öğrencilerine ise beslenme, halk sağlığı ve hijyen dersleri veriyor.
Bu tartışmalara katılmayan ancak yürüttüğü kampanyalarla gıda ve hijyen konusunda örnek çalışmalar yapan Prof. Dr. Tayar da sonunda isyan ederek, sosyal medya hesaplarından adeta yaylım ateşine başladı.
'Neden hocam' diye sorduğumuzda, bir dokun bin ah işit misali, Tarkan'a şöhretini sağlayan 'Kıl oldum abi' şarkısının sözlerini hatırlatarak başladı anlatmaya;
'Akşam yine bir program vardı ağzı olan konuşuyor. Yazık bu milletin yediğiyle içtiğiyle oynuyorlar. Bunlar para kazanacaklar, iki tane televizyon programı reyting yapacak diye 80 milyonu hoplatıyorlar.
Sektörden ekmek yiyen binlerce kişi var. O deli yoğurt kanserojen diyor. Ben delleniyorum. Artık dellenmekle de kalmayacağım. Ben de aynı yöntem ve dille onlara sataşacağım'

'İNSANOĞLU 12 BİN YILDIR EKMEK YİYOR'

İnsanoğlunun yerleşik hayata geçtiği Yukarı Mezopotamya'daki Çayönü kalıntılarında ehlileştirilen buğday kalıntıları bulundu. Yani insanoğlu günümüzden 12 bin yıl önce buğday ve onu pişirerek ekmek yemeye başlamış. Prof. Dr. Tayyar, bu bilimsel gerçeklere rağmen 'ekmek yemeyin' diyenlere tepki gösteriyor ve devam ediyor:
' 2 bin lira maaşla insanlar ekmek yemeyip ne yapacak! En ucuz protein kaynağı tavuğu kötülemeye başladılar. Neredeyse ağzımıza sürmeyeceğiz. Yazıktır, günahtır, ayıptır. Tavuğa laf söyle, ete laf söyle bu insanlarla oynamaktır. Kendi kitapları satılsın, muayenehanelerine müşteri gelsin diye insanların kafasını karıştırmanın benim lügatimde kibar karşılığı cahilliktir'

'AFRİKALI GİBİ OLMAK İSTİYORSANIZ YEMEYİN'

Prof. Dr. Tayar, beyaz ete özel bir parantez açıyor. Nedeni de beyin gelişiminin en önemli kaynağı olan protein. Bugün dünyada hayvansal proteinin en önemli kaynağı tavuk.
'Protein almazsa bu ülke çocukları aptal olur. Sen bu ülke çocuklarının aptal olmasını mı istiyorsun' diye soran Prof. Dr. Tayar, şunları söylüyor:
'Yumurta ve et yemeyen süt içmeyenler. Onlar da Afrika'daki çocuklar. Eğer sen bizi Afrika'ya benzetmek istiyorsan doğru yoldasın. Afrikalı gibi olmak istiyorsanız yoğurt yemeyin et yemeyin yumurta yemeyin'
Türkiye'deki entegre süt ve beyaz et tesislerinin her aşamasında kontrol edildiğini ve güvenli gıda için tüm standartların uygulandığını kaydeden Prof. Dr. Tayar'ın iki sosyal medya paylaşımı ile finali yapayım:
'-Evde yoğurt yap, ekmek yap, sirke yap, salça yap, makarna yap. Sonunda bizi nereye götürmek istediklerini anladım. Mağara devri...
-İnsanların kafasını karıştırıp dünyanın en mükemmel gıdası olan yoğurttan soğutanlar sizinle sonuna kadar mücadele edeceğim.