Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Srebrenitsa'nın 23 yıldır dinmeyen acısı
08 Temmuz 2018 Pazar, 07:34

Kasap Mladiç önderliğindeki Sırp ordusu, Birleşmiş Milletler (BM) gücünün koruduğu kuşatılmış alana girdiği 11 Temmuz 1995 sabahı 30 bin Bosnalı Müslüman, Potocari kasabasındaki BM askeri üssüne akın etmişti.
Sırplar önce erkekleri kadınları ayırdı, daha sonra da beş gün boyunca 8372 erkek ve genci öldürdü. Bu sayı yıllar süren çabalar sonucu tespit edilebilenler. Hâlâ kayıp yakınlarını arayan yüzlerce Boşnak var.
Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yaşanan en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen Srebrenitsa soykırımını 'Unutmamak' adına gerçekleştirilen ve bugün artık barış olarak adlandırılsa da ölüm yürüyüşü olarak bilinen Marş Mira'nın bu yıl 14'üncüsü düzenleniyor.
Marş Mira'ya katılanlar soykırım kurbanlarının güvenli bölge olan Tuzla'ya ulaşmak için katettikleri güzergahın tam tersi yönünden yapılıyor. Yürüyüşe katılanlar soykırımdan sağ kurtulanların ulaştıkları Nezuk'tan başlayıp, anıtmezarın yer aldığı Potoçari'ye kadar 3 günde 77 kilometre yol katediyorlar.
Geçen yıl Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği organizasyonla 50 kişilik ekiple Marş Mira'ya katılmıştım.
Gazetecilik yaşamımım en duygulu anlarını da bu yürüyüşte yaşamıştım. Aradan geçen 22 yıla rağmen soykırım kurbanlarının acıları dinmemiş, onların yakarışları, törene katılan 6 bin kişi gibi bizleri de gözyaşına boğmuştu.
Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç'in "Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır' demişti. Artık tarihe mal olan bu cümlesi aslında sadece bize değil, tüm insanlığa bir vasiyet niteliği taşıyor.
Srebrenitsa unutulmamalı...

Bu yıl Türkiye'den katılım az

Marş Mira katılımcılarında ömür boyu hatırlanacak derin izler bırakıyor. Boşnakların yanı sıra en büyük katılımcı grubu Türkiye'den gelenlerden oluşuyor. Bu yıl 24 Haziran seçimleri ve 8 Haziran'daki ikinci tur beklentisi Türkiye'den katılımcı sayısını azalttı. Katılımın azalmasındaki diğer bir etken ise dövizdeki yükselmeyle birlikte uçak fiyatlarında meydana gelen artış.
Türkiye'den, sosyal medya üzerinden örgütlenerek yürüyüşe katılan70 kişilik gönüllü grubu dün Saraybosna'dan Tuzla'ya oradan da yürüyüşün başlayacağı Nezuk'e ulaştı. Geçmiş yıllarda sayıları çok fazla olan grup, az sayıda kişiyle de olsa bugün de yürüyüşe başlayarak, Bosnalıları yalnız bırakmayacak.
Bursa'dan bu yıl Marş Mira'ya katılımlar ise bireysel düzeyde. Büyükşehir Belediyesi'nin organizasyonu yok. Geçen yılki organizasyonda Bursa Büyükşehir Belediyesi tam anlamıyla gövde gösterisi yapmıştı. 10 bin şapka 2 bin tişört ve üzerinde Bursa logosu bulunan 20 bin adet pet şişede su dağıtımı gerçekleştirilmişti.
Birlikte yürüdüğümüz gazeteci arkadaşım Adnan Baştopçu ile bir ara gruba baktığımızda neredeyse herkesin başında Bursa Büyükşehir Belediyesi yazılı şapkaların bulunması bizleri de şaşırtmıştı.

Marş Mira neden önemli?

Geçen yılki yürüyüşte etkilendiğimiz en önemli konu Aliya İzzetbegoviç'in 'Geleceğimizi geçmişimizde aramayacağız. Kin ve intikam peşinde koşmayacağız' sözleriyle anlam bulan Boşnakların tavır ve beklentileri.
İzzetbegoviç'in tarihe not düştüğü gibi Boşnaklar intikam peşinde değil. Türkleri yanlarında görmekten mutluluğun yanı sıra gurur da duyuyorlar. Bir bölümü Sırp Cumhuriyeti bölgesindeki bu yürüyüşe ilgi ve Türkiye'den katılım dosta güven düşmana gözdağı etkisi yapıyor. Güçlü bir Türkiye'nin kendilerinin en büyük güvencesi olduğunu her fırsatta dile getirmekten de kaçınmıyorlardı.
O yüzden Türkiye'den bu yürüyüşe katılım çok önemli. Bu yıl seçim dolayısıyla yüksek katılımın olmaması üzücü. Ancak önümüzdeki yıllar için yerel yönetimlerin ve özellikle de Bursa'nın yüksek katılımla bu yürüyüşte yer alması gerekiyor.
Çünkü gönüllere atılan sevgi temelleri yüzlerce yıl geçse de asla silinmiyor.