Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Stajyerlikten tekstilin zirvesine
21 Mayıs 2018 Pazartesi, 07:52

Okul yıllarında her fırsatta babasının yöneticilik yaptığı fabrikaların laboratuvarlarında gönüllü olarak stajyerlik yapan Pınar Taşdelen Engin, önce tekstil mühendisi ardından yönetici ve en sonun-da sektörün zirvesi sayılan Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanlığı koltuğuna oturmayı başardı.

Türkiye'nin ikinci, tekstil sektörünün de ilk kadın ihracatçı birliği başkanı olan Engin, Bursa'nın 2023'teki kilogram başı ihracat hedefini şimdiden yakaladığını belirterek, tekstilin yeniden gençlerin hedefi haline gelmesinin sektörü daha ileri noktalara taşıyacağını söyledi.

Rivayet mi yoksa gerçek hikaye midir bilinmez ama Bursa'nın ipekle tanışması Milattan Sonra 500 yıllarına kadar dayanır. O yıllarda Bizans Kralı Justi- nianus ile Theodora ipeğin sırrını çözmek amacıyla 2 rahibi misyoner görünümü altında doğuya gönderir. 2 rahip İran'ı geçtikten sonra Orta Asya'nın içlerine kadar giderler. İki yıl oralarda kalarak ipekböceğinin yetiştirilmesi ve kozadan ipek çekilmesi usullerini öğrenen iki rahip hem sırrı hem de kamış bastonlarının içine ipekböceği tohumu koyarak Bizans topraklarına dönerler.
Böylece Bursa'nın günümüze kadar uzanan tekstil başkentliğinin de temeli atılmış olur. Bizans'ın ardından Osmanlı'da da aynı gelenek devam eder. İstanbul'un ve özellikle sarayın ipeklileri de hep Bursa'dan gider.
İpekçilikle başlayan yolculuk dokumacılıkla devam eder. Asıl dönüşüm Merinos fabrikasının kurulması hem Türk tekstili hem de Bursa için dönüm noktası olur. 1970'li yıllarda polyester ipliğin kullanılmasıyla dokumacıların hammaddesi de değişir. Bu alandaki hızlı ilerleme 1980'li yıllardaki teşvik uygulamaları ve ardından makine ithalatının serbest bırakılması sayesinde patlama yaşanır.
Tekstilin altın çağı olarak nitelendirilen ve zirve yaptığı yıllarda Bursa'da öğrenci olan Pınar Taşdelen Engin, babasının yöneticilik yaptığı Sönmez şirketlerine ait fabrikalarda gönüllü stajyer olur. Okuldan fırsat bulduğu tüm zamanlarını fabrikaların laboratuvarlarında geçirmeye başlar. Hedefi tekstil mühendisi olmaktır. Babası yüksek makine mühendisi olduğu için mühendislik unvanının önüne yüksek ibaresini de eklemek ister.
Tekstil ve onunla ilgili her konu toplumun gözdesi halindedir. Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay anlatmıştı. Onun üniversite sınavına girdiği yıllarda tekstil mühendisliğinin puanı tıp fakültesinden yüksektir.
Pınar Taşdelen En-gin'in hayali tekstil mühendisliği okumaktır. Ancak girdiği sınavda, Boğaziçi Üniversitesi Kimya Fakültesi'ni kazanır. Ancak bu macera sadece bir yıl sürer. Ardından Manshester'de tekstil mühendisliği okur. Yüksek mühendislik işini de çözdükten sonra Bursa'ya döner. Önce laboratuarda işe başlar bir çok departmanın ardından satış ve pazarlamada devam etmeye karar verir. Taşdelen Grup'taki şirketlerde çalışmaya devam ederken, 8 yıl önce Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği'nde İbrahim Burkay'ın yönetimindeki yedek listeyle başladığı yolculuk da devam eder. Başkan yardımcılığının ardından geçtiğimiz aylarda ilk kadın başkan olarak koltuğa oturur. Engin'in çalışmaları sadece tekstil ve UTİB'le de sınırlı değil. Geçtiğimiz günlerde bu yıl 57'ncisi yapılacak Uluslararası Bursa Festivali'ni düzenleyen Bursa Kültür Sanat Turizm Vakfı'nın yönetiminde de yer alarak, kentin sosyal hayatına da katkıda bulunuyor. Evli ve iki çocuk annesi olan Pınar Taşdelen Engin ile tekstil sektörü ve Bursa'yı konuştuk.


Çocuklarınız için tekstil sektörünü önerir misiniz?

Bana tekstil sektöründe çalışacaksın diye dayanılmadı. Babam hiçbir zaman sen bu işleri devam ettireceksin. Tekstil okuyacaksın demedi. Benim de çocuklara böyle bir dayatma yapma lüksüm yok. Onun için üstüne basa basa söylü-yorum onlar eğer hedef görürlerse devam ettirmelerini tabii ki çok isterim. Onlara o ortamı sağlamak da bizim görevimiz tabii. Hedefleri arasına alırlarsa.

Tekstilde yüksek kârlılık kalmadı değil mi?

Katma değerli ürünler üretmek zorundayız. Bunun yanında standart ürünlerimiz de olacak çünkü kapasitelerimiz dolsun. Aradaki ortalamaya bakmak lazım ne kadar katma değerli ürün üretmeyi becerirsek kârlılık oranları artacaktır. Farklı ürünler var. Mesela çok çok hafif bir tişört inanılmaz fonksiyonel olduğu için maliyetinin çok çok büyük katına satılıyor. Biz de o yöne doğru gideceğiz ki ortalama fiyatımızı artıralım.

Dünyanın hangi ülkesine daha kolay mal satıyorsunuz?

Almanya tabii ki. Almanların ihtiyaçlarına ve beğenilerine uygun mal yapmayı yıllar içinde öğrenmişiz. Zaten en büyük pazarımız her türlü üründe Almanya sadece tekstil özelinde değil. En rahat ürünlerimizi orada satıyoruz.

Tekstilin son yıllarda yıldızı yeniden parlıyor. Geleceğe nasıl bakıyorsunuz?

10-15 yıl önce tekstilin geleceğinden endişe ediliyordu. Tekstilden çıkıp diğer alanlara yönelmemiz için adeta yol gösteriliyordu. Fakat karamsar tablodan tekstile inancını yitirmeyen tekstilciler sayesinde çıkmış olduk. Üretim istihdam alanında gelişeme göstererek Avrupa'nın en büyük tekstil üreticisi ülkesi haline geldik. En son teknolojilerde makine parkımız, esnek üretim yapabilme, özel ürünleri yapabilme kapasitemiz, nitelikli işgücümüz var. Bunları kullanarak hem ürün kalitemizle hem de trendleri belirleme konusunda rekabetçiliğimizi de yanına koyarak global pazarda çok güçlü bir imaja sahibiz. Zaten dünya tekstil ihracatına baktığımızda da yüzde 3 payımız var. Ev ve mekan testilinde 4,5, teknik tekstilde yüzde bir buçuk payımız var ve bunları yükseltmeye devam edeceğiz.

Tekstilde dünyaca ünlü bir Bursa markası görebilecek miyiz?

Asırlara dayanan tekstil geçmişimizi geleceğe taşımak için projeler hazırlanıyor. Kurumlar arası işbirliği ile dünya markası yaratılabilir. Bunun adımları Ar-Ge merkezleriyle atılıyor. Bursa'da 100 Ar-Ge merkezinden 12'si tekstil, 3 tanesi de tasarım konusunda. Üç tane UR- Ge projesi hazırlı-yoruz. Giyim, mekan tekstilleri ve teknik tekstil konusunda. Marka yolu da tasarımdan geçiyor.
Artık farklı olmak fonksiyonel ürünler önem taşıyor. Moda, tasarım ve trendlerin olması lazım. Öncü aktörler UTİB olarak tasarımcıların üstlendiği kritik rolün bilincindeyiz. Bu yıl Türkiye ev testili yarışmamız var. Bu eğitimi alan arkadaşların kafasında moda tasarımı geliyor.
Ev tekstilinde de önemli bu farkındalığı yaşayalım. Ayrıca her türlü etkinliğimizde gençlerin rolünü artırmaya çalışıyoruz. Tekstil sektörünün gençler için cazip gale gelmesi geleceğimiz için çok önemli, onların tekstili kendilerine hedef koymaları, tekstilde kariyer planlamaları yapmaları geleceğimiz için gerçekten önemli. Bu yolda etkinlikler yapmaya devam ediyoruz.

Tekstil baba mesleği mi?

Babam makine yüksek mühendisi ve tekstil konusunda uzmandı. Hatta Sönmez'in teknik müdürüydü. 1986'da Polyteks'i kurdu. Hayalim tekstil sektöründe çalışmak ve tekstil mühendisi olmaktı. Babam yüksek mühendis diye bir de yüksek mühendis olmak takıntısı vardı. Hiç başka meslek düşünmedim. Okulu bitirip, babamın kurduğu firmada göreve başladım. Ailece çalışıyoruz. Eşim de grup şirketlerinin birinin başında. Kardeşim, kardeşimin eşi, dayım, babam. Ailece tekstil üretiyoruz. Tekstilden başka işimiz yok. İplik üretiyoruz. Dokumamız da var küçük bir miktar ama onu da geliştirdiğimiz ipliklerin akıbetini görmek için kullanıyoruz. Babam Sönmez Filament'te müdürlük yaparken sürekli yanına gidiyordum. Hafta sonunu laboratuvarda geçirirdim. Ortaokul ve lise yıllarında yaz aylarında laboratuvarda çalışırdım. Okulu bitirip geldikten sonra da laboratuvarda başladım. Sonra birçok departmanın ardından satış pazarlamada karar kıldım.

Sektörün geleceği gençlere mi bağlı?

Bizim neslimiz büyürken tekstili kendine hedef koyan bir nesildik. Gerçekten tekstil içinde olmak isteyen bir nesildik. Bunu ve testilin evrildiğini gençlerimize anlatmamız lazım. Tekstili tekrar onların hedeflerine sokmalıyız. Gelecek ancak bu şekilde tekstilde devam eder.

Nasıl bir Bursa hayal ediyorsunuz?

Bursa'da doğdum ve sadece eğitim hayatımın bir bölümünde Bursa'dan ayrıldım. Tabii Bursa çok önemli bir şehir. Sanayide ticarette, üretimde lider şehirlerden biri ve son yıllarda ciddi büyüme sergiledi. Son beş yılda 7,5 büyüme rakamına ulaştı. Dünyanın üç katı hızlı büyüdü. Yeni şirketler açılıyor. Türkiye'de açılan 100 şirketten 4 tanesi Bursa'da.
Bursa 2023 hedefine ulaştı. İhracat fi-yatında. Katma değerli ürünler için Ar-Ge merkezleri önemli. Bu arada yüzde 45'i aşan sanayi payı var Bursa ekonomisinde bu da ekonomisinin aslında sağlam temellere dayandığını gösteriyor. Geçen yıl 14 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleşti. Tekstilde de 1,2 milyar dolarlık ihracat yapıldı. 2018 hedefimiz de 1,6 milyar dolar. Bursa dışarıdan bakıldığında gerçekten yaşanılacak bir şehir. Sanayisiyle, doğasıyla eğitim hayatıyla yaşanacak bir şehir. Bir tarafı dağ diğer tarafı deniz. Bursa'da yaşamaktan zevk alıyor insanlar.
Kültür ve sanat anlamında da Bursa festivali var. 57 yıldır devam eden. Bursa'da yaşamak bir ayrıcalık. Üniversitemiz için de bu çok önemli. Şehir dışından gelenler konuşuyoruz. Bursa'da yaşamayı hedef ediniyorlar.