Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Suriyeliler ekmek fabrikası kurdu
21 Eylül 2017 Perşembe, 08:49

Ülkelerindeki savaştan kaçarak gelen Suriyeli sığınmacıların, bir yönüyle 'göçmen kenti' Bursa'ya kolayca uyum sağladıklarını görüyoruz. Bursa Valisi İzzettin Küçük, geçtiğimiz günlerde düzenlediği basınla sohbet toplantısında, kentteki Suriyeli sayısının 130 bine ulaştığını açıklamıştı.
Yoğun olarak yerleştikleri semtlerdeki demografik yapı da değişmeye başlayan Suriyelilerin açtıkları işyerleri nedeniyle Çarşamba'daki Darmstadt Caddesi'ni 'Küçük Halep' olarak adlandıranlar bile var. Birçok işyeri de ucuz ve nitelikli iş gücü ihtiyacını Suriyelilerden karşılıyor. Bunun yanı sıra 'Şehir Efsaneleri'ne dönen başarı öyküleri de var. Örneğin, bir müteahhidin yanında işe başlayan mühendisin şirkete ortak olmasından tutun da, otomotiv sektörüne inovasyon katanlara kadar.
Bunlar bir yana Suriyeliler, kendi yeme içme alışkanlıklarını da kentin birçok yerinde açtıkları işyerleriyle Bursa'ya taşımaya başladılar. Birçok kişinin Suriye tatlılarıyla ilgili övgüleri sizin de kulaklarınıza geliyordur.
Sokak ortasında, küçükbaş hayvan kesip dükkanın önünde satışa sunmaları veya tabelalarındaki Arapça yazılar tepkilere neden olurken, birçok yerdeki işyerleri genel kabul görüyor. Kurdukları işyerlerinin birçoğunun hedef kitlesi de kendileri gibi Suriye'den gelen sığınmacılar.
BESAŞ Genel Müdür Yardımcısı Can Aydoğan'ın Uludağ Üniversitesi'ndeki Ar-Ge tesislerini tanıtmak amacıyla Bursa Hakimiyet yönetici ve yazarları için yaptığı tanıtım toplantısında Suriyelilerin organize sanayi bölgesinde günde 60 bin ekmek üreten tesis kurduklarını öğreniyoruz. Daha önce Adana ve Kilis'te yine Suriyelilerin kurduğu fırınların benzeri olan tesislerde bizim 'lavaş'a benzeyen ekmek üretimi yapılıyormuş.


Tanesi 1.75 kuruştan satılan Suriye ekmeğine Bursalı üreticiler de ilgi gösteriyorlarmış.
Suriyelilerin aslında en önemli girişimcilik alanları bakkal ve büfeler. Sığınmacıların kurduğu bakkal ve büfe sayısı da neredeyse 400'e ulaşmış.
Yazının başında dediğim gibi Balkan ve Doğu'dan göç edenlerin kurduğu yüzlerce büyük firmaya sahip olan Bursa, yakın bir zamanda Suriyeli sanayi yatırımcıları veya ihracat yapan büyük firma sahibi olurlarsa şaşırmayın.

Karatay dopingi

Beslenme konusundaki aykırı görüşleriyle tanıdığımız Prof. Dr. Canan Karatay'ın çıktığı her programda ekmeğe karşı sert tavrını herkes bilir. Yalnız, Prof. Dr. Karatay, 'ekmek yemeyin' diyerek başladığı konuşmasında, Anadolu'nun binlerce yıllık geçmişi olan kara ve siyez buğdayına toz kondurmaz. Hatta 'bulursanız bunları yiyin' diye öneride bulunur.


Prof. Dr. Karatay'ın bu konuşmaları BESAŞ'ın program ve hedeflerini de altüst etmiş. 26 çeşit ekmek üreten BESAŞ'ın klasik ekmek türü dışındaki ürün yelpazesi payı kısa süre öncesine kadar yüzde 8'miş. Bu tür yayınlar sayesinde önümüzdeki yıllar için planlanan hedef satış ve üretim miktarı şimdiden yüzde 25'e ulaşmış.
Bu arada, içinde hiçbir koruyucu madde bulunmayan siyez ve karabuğday ekmeklerinin tadına da baktık. Öneririm, oldukça lezzetli...

Yapay değil, doğal güzellik

Peyzaj Mimarları Odası Bursa İl Temsilciliği Yönetim Kurulu Başkanı Necla Özkaplan Yörüklü'yü çevre konularındaki hassasiyetlerinden tanıyoruz. Geçen yıl plastik yeşillendirme uygulamasına en büyük tepkiyi göstererek, modaya dönüşmesinden endişe ettiğini söyleyen Yörüklü'nün Veteriner Fakültesi öğrencisi olan kızı Ela Yörüklü, bambaşka bir alanda başarıya imza attı. Doğal güzelliği ile dikkat çeken Ela Yörüklü, Best Model Yarışması'nın elemelerinde Marmara Bölge birincisi oldu.

Bugünlerde fotoğraf çekimleri, gazete ve televizyon programlarında boy gösteriyor. Hedefi 15 Ekim'de Kıbrıs'ta yapılacak yarışmada birinci olmak. Ela'nın katıldığı etkinliklerde yanında annesi Necla Özkaplan Yörüklü' de görünüyor. Yalnız Necla Özkaplan Yörüklü kızıyla birlikte poz verirken bile 'Altıparmak'taki plastikler eskidi. Doğal olsa bunlar yaşanmazdı' diye gönderme yapmadan da duramıyor. Ela'ya Kıbrıs'ta başarılar diliyoruz...