Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Taşınma yok, Gemlik yenilenecek
31 Ağustos 2019 Cumartesi, 08:52

Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın güney kolu üzerinde bulunan Gemlik'te deprem denilince herkesin yüreği ağzına geliyor. Bu tepki sadece depremin yaratacağı felaket korkusundan değil.
Hatırlarsınız, içinde Gemlik'in taşınacağı ibaresi taşıyan bir kararname ilçede kabus dolu günler yaşatmıştı. Emlak satışları ve inşaatlar durmuş, bankalar konut kredilerini dondurmuştu. Kararnamedeki yanlışlığın düzeltilmesi ve bakanların bizzat olaya müdahil olmalarıyla sıkıntılar ve yaratılan algı güçlükle aşılmıştı.
O günleri yaşayan ve taşınma konusuna en büyük tepkiyi gösterenlerden biri de 31 Mart'ta CHP'den belediye başkanı seçilen Mehmet Uğur Sertaslan'dı. Taşınma sözünün Gemliklilerde yarattığı algının farkında olan Sertaslan, seçildiği günden beri deprem ve taşınma konularında konuşmamakla ilgili prensip kararı almıştı.

Sertaslan, bugünlerde ilçenin dünyaca ünlü zeytininin hak ettiği değeri bulması için düzenlenen festival için çalışıyor. O günlerin tartışma konusu taşınma hâlâ insanların kafasında soru işaretleri yarattığı için Başkan Sertaslan'ı gören aynı soruyu yöneltiyor.
'Gemlik'te yaşayan 112 bin yurttaşın duymaktan en çok korktuğu soruyu yönelttiğiniz' cümlesiyle yanıt veren Sertaslan, başlıyor anla- tamaya;
Sertaslan'a göre, 1999 depreminden sonra bilim adamlarınca risk altında olduğu iddia edilen Gemlik'le ilgili çok konuşuldu ama bir şey yapılmadı.
Konuşmak yerine, proje geliştirmeyi hedefleyen Sertaslan'ın ilk çalışmalarından biri en son 2014'te yapılan ve güncellenmeyen olası bir depremde toplanma ve çadır alanlarının durumu oldu. Bu amaçla AFAD ve MAK'la ortak proje yürütülüyor.
İkincisi, kentin en önemli konusuyla ilgili Gemlik'te ilgili birimin olmaması. Sertaslan'un kurduğu kentsel dönüşüm müdürlüğü önümüzdeki günlerde alana çıkıp, kapı kapı dolaşarak, envanter çalışması yapacak.
'Asla unutmuyoruz. Farkındayız. Hiçbir yere de taşınmak istemiyoruz' diyen Sertaslan, 5 yıllık görev süresi içinde 20 yılda yapılamayanları hayata geçirmek istediklerini sözlerine ekledi.

DİYANET'İN BU YAPTIĞI OLMADI

30 Ağustos'ta elde edilen zaferle emperyalizme dünyada eşi benzeri görülmemiş bir ders verildi. Bunun mimarı ve başkomutanı tüm dünyanın kabul ettiği Mustafa Kemal Atatürk'ten başkası değil. Zaferin ardından ilelebet yaşayacak cumhuriyet de onun bu ülkeye en büyük armağanı.
26 Ağustos'tan beri bu büyük zafer ve komutanı Atatürk, resmi programların dışında da vatandaşlar tarafından içten gelen bir sevgi ve coşkuyla anılıyor.
Ve fakat; ne acıdır ki dün cuma hutbesinde, 'vatan' kahramanlık' vurgularının ardından 'şehit ve gaziler rahmet, minnet ve şükranla yad edilirken' Atatürk'ün adı anılmadı.
Cuma namazından çıkan aralarında meslektaşlarımızın da bulunduğu çok sayıda vatandaş hutbeye olan tepkilerini sosyal medya aracılığıyla dile getirdiler. Kısa sürede de Twitter'da en çok tartışılan konulardan biri oldu.
İki meslektaşımın paylaşımı ise beni de duygulandırdı. Enver Akasoy'un 'Kınıyorum' başlığıyla yaptığı paylaşımda, hutbeyi hazırlayan Diyanet bir yana okuyan imama da gönderme yaparak, 'hutbe metninde Atatürk'ün adı yok. Hutbeyi okuyan imam, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ulu önder Atatürk ve silah arkadaşları deseydi dili mi kopardı acaba?' sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Batı Trakya kökenli olan bir başka gazeteci arkadaşım Hasan Ali Çavuş ise 'Yazıklar olsun' başlıklı uzun paylaşımında, hutbede Atatürk adının geçmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirerek, Batı Trakya Türklerinin mücadelesinden örnekler verdi.
'Kendi seçtiğimiz müftümüzü Atina tanımıyor. Camilerimize kukla imamlar yerleştirmeye çalışıyor. Yeni cami yaptırılmıyor. Batı Trakya dışındaki Osmanlı yadigarı camiler ise yok edildi' diyen Çavuş, 30 Ağustos'ta savaşı kaybetseydik neler olacaktı hatırlatmasını yaptı.
Gerçekten de varlığını cumhuriyete ve onun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e borçlu olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu yaptığı olmadı...