Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Tatlıoğlu: Bursa, Türkiye'nin en kötü yönetilen şehri
12 Ekim 2019 Cumartesi, 09:00

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu, Bursa'yı en iyi tanıyan siyasetçilerden biri. Hem ekonomik, hem siyasi yönden yaptığı analizlerin altının çizilmesi gerekiyor.
ASTV'de yayınlanan Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan Tatlıoğlu, Barış Pınarı Harekatı'ndan ekonomi yönetimine, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden belediyelerin çalışmalarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Bursa'nın yerel yönetimiyle ilgili sert eleştirilerde bulunan Tatlıoğlu'na göre, 1984 sonrası birçok kentte görülen şehirleşme atağı Bursa'da gerçekleşmedi. Bunun en önemli nedeni ise vizyoner yönetici eksikliği.
Bunu bir parti meselesi olarak görmediğini ve AK Parti eleştirisi olmadığının altını çizen Tatloğlu, iyi belediye başkanlarının olduğu yerde şehirciliğin geliştiğine işaret etti. 'Bir günah işledik. Gelişmeler Bursa'ya uğramadı' diyen Tatlıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
'Tophane'den baktığınızda cinayeti görüyorsunuz. Kimliğini değiştirdik. Maalesef Bursa'daki sorun vizyon meselesi. Bursa'ya 2004- 2009 yılları hariç, vizyoner bir belediye yönetimi gelmedi. Bursa, Türkiye'nin en kötü yönetilen şehridir, sahipsiz bir şehridir...'

'DÜNYANIN EN KÖTÜ PROJESİ'

Yerel yönetimler konusundaki eleştirilerini stadyum ve ulaşım projeleriyle sürdüren Tatlıoğlu, Ankara'nın en sık trafiğinin bile Bursa'nın en rahat trafiğinden daha iyi olduğunu savundu.
'Bu şehir içine fil girmiş bir zücaciye dükkanı gibi. Hangi projeye baksanız kötü' diyen Tatlıoğlu, Kent Meydanı ile Terminal arasında inşaatı devam eden T2 tramvay hattını Cüneyt Arkın'ın 'Dünyayı Kurtaran Adam' filminin en kötü film seçilmesine benzetti. 'Bir yarışma yapılsa kesin-likle dünyanın en kötü ula- şım projesi seçilir' dedi.

'CUMHURBAŞKANI'NA GİDELİM'

Bursa'nın yıllık 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlası vermesine rağmen devletin son 20 yılda Bursa'ya özel hiçbir yatırımı olmadığını savunan Tatlıoğlu, kentin hak ettiği payı alamaması ile ilgili eleştirilerini ise şöyle sıraladı:
'Şehir hastanesi diğer kentlere de yapıldı. Otoyol, İstanbul ve İzmir'le ortak proje. Bir hızlı tren vardı. O da anladık ki tasarrufa takılmış.'
Sivas'tan hızlı trenle gelecek bir kişinin tıpkı 50 yıl öncesi gibi Eskişehir'de inip otobüse binmesi gerektiğini vurgulayan Tatlıoğlu, hızlı tren için tüm Bursa milletvekilleri olarak Cumhurbaşkanı'nı ziyaret etme teklifi yaptığını belirtti ve 'Sayın Erdoğan'a gidip diyelim ki Bursa bunu hak ediyor. Şehrin bu üretimini sürdürebilmesi için buna ihtiyacı var' dedi.

EKONOMİDE GÜVEN SORUNU VAR

Tatloğlu'nun asıl uzmanlık alanı ekonomi. Bu konudaki tespitlerini yapmadan önce Türkiye'nin büyüme rakamları ve ekonomik krizleri hatırlatan Tatlıoğlu'na göre, yaşanan ekonomik sıkıntılar geçmişteki krizlere benzemiyor. Yapısal bir tıkanma var. Ekonomi dışında sebepleri var. Ekonomiyi güven yönetir. Dünyanın neresinden uzman getirirseniz getirin ne yapmak gerekir sorusuna 'güveni tesis edin' yanıtı verilir.
'İyi bir hikaye kalmadı. Türkiye'nin iyi bir hikayeye ihtiyacı var' diyen Tatlıoğlu'na göre, Türkiye'nin ekonomi yönetiminin kalitesi, entelektüel sermayesini kavramaktan uzak. Hâlbuki AK Parti Parti bu entelektüel sermayeyi kavrayacak kadrolarla çalıştı. Arasa yine bulur. Bunlar ekonominin başına geldiğinde bir nebze güven yaratır.
Türkiye'nin beşeri ve fiziki sermayesinin kullanılmadığına da işaret eden Tatlıoğlu, 16 milyon işgücünü ve 28 milyon hektar arazisinin ancak yarısını kullanabildiğini söyledi.

'HEM KUMAŞI UYGUN DEĞİL, HEM DE ÇOK DAR'

Geçtiğimiz günlerde AK Parti'nin önemli isimlerinden Faruk Çelik'in gündeme getirdiği 40 artı bir tartışmalarını, 'Usta bir siyasetçinin sahne alışı' olarak yorumlayan Tatlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türkiye'yi taşımadığını savundu.
Türkiye'nin 200 yıllık bir parlamenter sistem geçmişine sahip olduğunu vurgulayan Tatlıoğlu'na göre, ABD'deki sistem birebir getirilse bile bunun kurumsallaşması 50 yıl alacak. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türkiye'nin ileriye yürümesi mümkün değil. Türkiye tekrar güçlü bir parlamenter sisteme dönmek zorunda. Bu yapı Türkiye'yi taşıyamıyor. Bu elbise hem çok dar, hem de kumaşı uygun değil.