Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Türkyılmaz: Mudanya'nın kapısı herkese açık
11 Haziran 2019 Salı, 08:13

Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, bayramda ilçe sahillerinde Suriyelilerden kaynaklanan olumsuz görüntülere zabıta ekipleriyle müdahale etmesi nedeniyle Türkiye gündemine oturdu.
Türkyılmaz, sosyal medyadan gelen eleştirilere önce aynı yolla yanıt verdi. Dün de hem kendi düşüncelerini hem de müdahalenin amacını düzenlediği basın toplantısıyla anlattı.
Söylediği şu:
'Birlikte yaşam kurallarına uyduktan sonra etnik kökeni, dini inancı fark etmez, barışın ve kardeşliğin, özgürlüklerin kenti Mudanya'da herkese yer var'
Yani yapılan uygulama Suriyelilere karşı değil, birlikte yaşam kurallarına uyulmamasına.
Buradaki anahtar cümle; birlikte yaşam kuralları.


Elbette ki Suriyelilerin de sıcak yaz günlerinde serinlemek için deniz kıyalarından yararlanma hakları olmalı. Ama bunu sahili diğer insanların da kullanımını engelleyecek şekilde yaparsanız bunu kimse kabul etmez.
Almanya'da ya da Hollanda'da gurbetçi Türklerin bazı davranışları ve hareketleri nedeniyle ötekileştirildiklerinde onlara sahip çıkan sol partiler veya yeşiller olur.
Türkyılmaz'ın da sol gelenekten geldiği için bu hassas çizgiyi korumak için, kelimeleri nasıl hassasiyetle seçtiğini gördük. Temel vurgusu insan hak ve özgürlükleri üzerineydi.
'Özgürlük benim karakterim' sözlerini birkaç kez tekrarlayan Türkyılmaz'ın şu sözleri ise eleştirilere yanıt niteliğindeydi:
'Kapılarımız herkese açık. Benim yaşam inancımda ayrımcılık yapmak, ötekileştirmek yok. Tüm dünya insanlarının kardeşliğini savunan bir insan olarak Mudanyamızın kapılarının herkese açık olduğunu söylüyorum. Ancak birlikte yaşayacaksak bunun kuralları olmalıdır'
Eleştirileri yapanlara da seslenen Türkyılmaz, 'Kendilerine baksınlar ve ne kadar ırkçı ve faşist olduklarını görsünler' dedi.

UCUZ İŞGÜCÜ VE ENTEGRASYONUN ÖNEMİ

Türkyılmaz'ı dinlemek için gittiğimiz Mudanya'ya birlikte geldiğimiz ASTV televizyon ekibi mikrofonlarını sahilde dolaşanlara uzatarak, alınan kararla ilgili değerlendirmelerini sordu.
Mikrofon uzatılanların tamamı alınan kararın doğru olduğunu vurgularken, devamında Suriyelilere karşı tepkilerini dile getirdiler.


İşte asıl tehlike bu noktada başlıyor. Öyle veya böyle bu insanlar ülkelerindeki savaştan kaçarak Türkiye'ye sığındılar. Birçoğu da iş güç sahibi oldu. Büyük çoğunluğu da artık dönmeyi düşünmüyor.
Madalyonun öbür yüzüne baktığımızda Bursa'daki ucuz işgücünün kaynağı Suriyeliler. Tarım işçileri artık güneydoğudan gelmiyor. Zeytin toplamadan, Karacabey ve Yenişehir'deki tarlalardaki tarım işçileri Suriyelilerden oluşuyor. Sadece basit işler de değil yaptıkları. Örneğin İnegöl'deki mobilya ustaları giderse sektörün sıkıntıya gireceğini dillendiren yöneticilerimiz var.
Öyleyse artık bu sosyolojik gelişmeyi kazan-kazan anlayışıyla çözme vakti geldi, hatta geç kaldık bile. Örnekleri AB ülkelerinde olan yabancıların entegrasyonu ile ilgili bakanlık ve birimler kurularak, çalışmalara başlamalı. Bu entegrasyon programları sayesinde belki bu kuşak için geç kalınmış olabilir ama gelecek kuşaklar Mudanya'daki gibi sorunları yaşamaz.

BURSA DÜNYANIN İLK 100 KENTİNDEN BİRİ OLUR MU?

Bursa, 13 Haziran Perşembe günü kentin geleceği için önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapacak.
Girişim Sermayesi Fonları Derneği tarafından 'İşimiz Gücümüz Türkiye' platformu tarafından Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenecek toplantının amacı; Bursalı şirketlerin yerli ve yabancı girişim sermayesi fonlarından yatırım almak, dijital dönüşüm çözümleri ile daha teknoloji odaklı ve katma değerli üretim ile dış pazarlarda daha rekabetçi konuma getirmek. Çok sayıda uzman bu konularda Bursa'daki şirket sahip ve yöneticilerini bilgilendirecek.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın da açılışına katılması beklenen buluşmayla ilgili bilgi veren Girişim Sermayesi Fonları Derneği Başkanı Kamil Kılıç'a göre, artık kredi ile yatırım devri sona erdi. Bursa gibi sermayesi, sanayisi olan şehirlerde geleceği yakalamak adına yatırımları girişim sermayesi fonuyla yapmak, fabrikaların da dijital tesis haline dönüşüp dünyayla rekabetçi konuma getirilmesi gerekiyor. Servet bir şekilde elde edildi ama artık bunun sermayeye çevrilmesi gerekiyor.