Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de bu dünya içinde yerini bulur'
11 Ağustos 2018 Cumartesi, 07:27

Başlıktaki sözler, Türkiye'nin 2'nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye ait. İnönü, bu sözleri 1964'te başbakanlık yaptığı dönemde Johnson Mektubu olarak tarihe geçen kriz günlerinde söylemişti.
Emperyalist ülkelerin politikaları değişmediği için günümüzdeki sıkıntıların bir benzeri o günlerde de yaşanıyordu.
'Hafızayı beşer nisyan ile maluldür', yani insan çabuk unutur. O yüzden hatırlamakta fayda var. Başlı başına bir tarih dersi olan krizi özet olarak anlatayım. Meraklıları araştırabilir.
Kıbrıs'ta Türklere yönelik saldırılar artınca Türkiye'nin garantör devlet olarak 'harekat' dahil her türlü tedbiri gündemine alması ABD'yi rahatsız etmişti. Dönemin ABD Başkanı Lyndon Johnson, 5 Haziran 1964'te yani tıpkı bugünkü gibi sıcak yaz günlerinde dönemin Başbakanı İsmet İnönü'ye bu rahatsızlığı 'küstah' ifadelerle dile getirdiği bir mektup yazar.
'Karşınızda Sovyetler Birliği'ni bulursanız yanınızda biz olmayacağız" temalı tehdit mektubu üzerine Başbakan İnönü, Time Dergisi'ne verdiği mülakatta Johnson'a şu yanıtı verir:
'Kıbrıs'taki bu haksız durum devam eder, müttefikler bizi yalnız bırakır, NATO yanımızda olmaz, anlayışsızlık hüküm sürer, Türk azınlık ezilir, bu böyle devam ederse; günün birinde Batı'nın bu savunma sistemi yıkılır, yeni şartlarla yeni bir sistem ve dünya kurulur, Türkiye de bu yeni dünya içinde yerini bulur.'
Günümüzde de farklı bir durum yok. Rusya ve İran ile ilişkilerden, Suriye politikasına, Çin'le ticaretten S-400 alımına kadar, Türkiye'nin izlemek istediği bağımsız politika ABD'nin tepkisine neden oluyor. Yoksa rahip krizi falan işin bahanesi.
Yoksa, yeni hükümet sisteminin hazine ve maliye şapkalarını aynı anda takan ilk bakanı Berat Albayrak'ın ekonomik modeli açıkladığı toplantı devam ederken, ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'den ithal edilecek çelik ve alüminyuma uygulanan gümrük vergilerini iki katına çıkardığını tweet'le duyurması ve arkasından 'Türkiye ile ilişkilerimiz bu dönemde iyi değil' cümlesini eklemesi manidar değil mi?
Yapılanları 'ekonomik savaş' olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Putin'le tam da bugün ticaret ve Suriye konusunda görüşmesi daha da anlam kazanıyor.
O dönemde, İnönü'nün işaret ettiği yeni bir dünyanın kurulması ve Türkiye'nin de içinde yer alması belki de 50 yıl gecikmeli de olsa hayata mı geçiyor!..

ALBAYRAK'IN YENİ EKONOMİK MODELİNİN ŞİFRELERİ
Dövizin ateşinin bu kadar yükselmesinde elbette ki dış etmenlerin rolü mevcut.
Ancak, biraz da kendimize bakmakta fayda var. Bu günleri yaşayacağımız adeta davul zurna çalarak haber verildi. Ekonomistlerden iş dünyası temsilcilerine kadar, tüm kesimler hep bir ağızdan aylardır yapısal reform çağrısı yapıyor. Dış ticaret ve bütçe açığı alarm veriyor, hem kamunun hem de şirketlerin döviz cinsinden borçları tehlike sınırını aştığı için önlem alınması isteniyordu. Biz ise büyüme rakamlarıyla kendimizi avutuyorduk.
Berat Albayrak'ın yeni ekonomik modeli açıkladığı toplantının en önemli vurgusu, 5 yıllık programın ilk bir buçuk yılının 'dengeleme' olarak nitelendirilmesiydi. Yani büyüme daha gerçekçi rakamlara çekilerek, sürdürülebilir hale gelecek. Üreten Türkiye ile ilgili adımlar atılacak. Programın sonunda ise adaletli paylaşıma ulaşılacak.
Diğer önemli vurgu ise enflasyon ve cari açıkla mücadelenin yanı sıra yeni bir vergi sistemi. Albayrak, maliyenin 200 yıllık bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çekerek, bunun zorluğunu anlatırken, eylül ayında açıklanacak orta vadeli programın ipuçlarını da verdi.
Para politikalarının yani Merkez Bankası'nın tam bağımsızlığının kritik esaslardan olduğunu vurgulayan Albayrak, yeni bir düzenleme olan finansal regülasyon otoritesi kavramını da ilk kez bu toplantıda dile getirdi.

OSMANGAZİ'NİN ATOM KARINCASI
'Muhalefet partisinden meclis üyesi nasıl görev yapar, nasıl çalışır ve hizmet üretir' diye sorarsanız size örnek olarak Osmangazi Belediye Meclisi Üyesi ve Grup Sözcüsü Cemil Aydın'ı gösteririm. Adeta tek kişilik dev kadro!.
Bir gün Uludağ'ın sularının kaynağında nasıl kirlendiğini gündeme taşırken, başka bir gün kentsel dönüşüm projelerini ya da belediye hizmetlerindeki aksamaları yapıcı bir dille anlatıyor. Eleştirinin yanı sıra önerileri de bazen karşılık buluyor.
Sosyal medyayı çok iyi kullanan Aydın'ın dün sabah Osmanlı padişah- larından İkinci Beyazıt'ın kızı 'Hatice Sultan Türbesi' ile ilgili gönderdiği mesaj ve fotoğraflar da bu türden.
Çekirge Yolu üzerinde bulunan türbe tahrip edilmiş, kapıları yakılmış. Aydın, türbenin madde bağımlılarının yuvası olduğuna dikkat çekerek, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve sınırları içinde olması dolayısıyla Osmangazi Belediyesi ve diğer yetkilileri göreve çağırıyor.
Aydın'ın da belirttiği gibi bu tablo gerçekten Bursa'ya yakışmıyor.