Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Yıldırım makus talihini kentsel dönüşümle yeniyor
28 Kasım 2018 Çarşamba, 08:23

Bursa'nın üzerinden silindir gibi geçen göç dalgasının yarattığı çarpık şehirleşme 30-40 yıl önce Yıldırım'dan başlayıp, tüm kenti sarmıştı.
Bitişik nizam, çıkmaz sokaklar, depreme dayanıksız konutlar bir yana, ortaya çıkan ucube, şehir yaşantısının imkanlarının hiçbirine sahip değildi. Çok kısa bir süre öncesine kadar Türkiye'nin 50 ilinden daha büyük bir nüfusa sahip olmasına rağmen Yıldırım'da bir AVM veya bir sinema salonu yoktu.
4,5 yıl önce Yıldırım Belediye Başkanlığı'na seçilen İsmail Hakkı Edebali, inşaat mühendisi olmasının getirdiği disiplinle çözümün planlamadan geçtiğinin farkındaydı. Planlama, kentsel dönüşümün de kapılarını açacaktı. Edebali'nin kendi deyimiyle 'Kentsel dönüşümün konuşulabilmesi için önce oraya biçilen elbisenin ayarlanması' gerekiyordu.
Kolları sıvayan Edebali, ilk üç yılda Yıldırım'ın mevcut imar planlarının üçte birini yenilemeyi başardı. Ankara yolunun altında 450 hektarlık alandaki 6 mahallede 150 bin insan yaşıyordu üstelik. Yeni bir alanda imar planı yapmak kolay. Kesip biçer, ölçülendirirsiniz. Buraya sosyal donatı, buraya okul, buraya hastane dedikten sonra planlama biter. Oysa Yıldırım'da planlama yapacağınız bölgede vatandaşların mülkiyetlerinin yanı sıra çok sayıda kamuya ait tesis de mevcuttu. Kurumların kapıları Ankara'dan çalınacak, izinler alınacak, sonra vatandaşla anlaşılacak.
Baia Hotel'de düzenlenen Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan İsmail Hakkı Edebali, bu zorlu yolculuğu anlattı.
Edebali'nin planlama ve belediyecilik hizmetlerine bakış açısı da farklı. O zorlu yolu seçenlerden. Bunu da şu cümlelerle ifade ediyor: 'Birinci anlayış ben yaptım oldu. Yani belediye benim. Benim yetkim var. Burayı yapıyorum. Bu size sürdürülebilirliği sağlamaz. Oysa katılımcı ve bütüncül bir planlama mekansal kalkınmanın yanı sıra kentin kültürel ve sosyal yaşamının vizyonunu da belirler' Edebali'nin bu anlayışla sürdürdüğü çalışmalar sonucu en plansız, çarpık ve çöküntü alanları bir imar düzenine kavuştu. Bu bölgelerdeki plan öyle kolay kolay da bozulamayacak. 5, 10 hatta 20 yıl sonra plan çerçevesinde büyüme sağlanacak.
Çünkü planlanan alanın en küçüğü bile 5 hektar. Nilüfer'deki Büyükşehir'in hatalı uygulaması gibi parsel bazlı değil. Yani bir evi yık. Yerine yenisini yap. Bölgesel bir bakış açısı hakim. Edebali'nin bu çalışması dün Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı olarak açıklanan dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki tarafından da tüm AK Partili belediye başkanlarının katıldığı toplantıda örnek olarak gösterilmişti.
Edebali, planlamanın yanı sıra örnek olması açısından Mevlana Mahallesi'nde, projenin yapımına başlamış. Üstelik belediye imkanlarıyla 210 vatandaşla anlaştıktan sonra 812 konut ve ticari alan inşa edilmiş. Böylesine çöküntü bölgesinde kendi imkanlarıyla bunu başaran Türkiye'deki tek belediye olduklarını söyleyen Edebali, bu projenin bölgedeki kentsel dönüşümü tetikleyeceğine inanıyor.

'HEYECANIM VE İDDİAM DEVAM EDİYOR'

Geçtiğimiz günlerde İznik Belediye Başkanı Osman Sargın, projelerini hayata geçirmek için bir dönemin yetersiz kaldığını söylemişti. Edebali'ye de 31 Mart seçimleriyle ilgili adaylık sürecini bu hatırlatmayı yaparak soruyoruz.
İzmir'de askerlik yapan oğlu Yekta Onur'un yemin töreni dolayısıyla Haliç'teki adaylık toplantısına katılamadığını söyleyen Edebali, konuşmasına Büyükşehir Belediye başkan adayı olarak açıklanan Alinur Aktaş'ı kutlayarak başladı. Aktaş'ın hem İnegöl'den hem de son bir yılda Büyükşehir'de başkanlık deneyimi olduğunu vurgulayan Edebali, telefonla görüştüğü Aktaş'a başarılar dilediğini söyledi.
İnsanlar uygun görür, parti değerlendirmeleri olumlu olursa devam etme niyetini ortaya koyduğunu vurgulayan Edebali, 'Şöyle de bakmak lazım, hiç kimse vazgeçilmez değil. Kendim için de aynı şeyi söylüyorum. Hiçbir belediye başkanı da kendini de başarısız görmez. Kime sorsanız bir çaba koymuştur ortaya Kendimi başarılı görürüm der ama toplum bunu nasıl görüyor. Parti bunu nasıl görüyor. Dolayısıyla Yıldırım'ı geleceğe taşıma adına biz niyetimizi beyan ettik. İlk göreve başladığımdaki heyecan ve iddiam devam ediyor' dedi.

DOKTORA YAPTI, ÜNİVERSİTEDE DERS VERİYOR

Edebali, belediye başkanlığını bir meslek değil, bir görev alanı olarak nitelendiriyor. Hizmeti daha iyi vermek adına inşaat mühendisliği kimliğine önce Yakın Doğu Üniversitesi'nde yüksek lisans, ardından doktorayı da eklemiş. 7 yıllık bu süreç sonunda da 6 ay önce 'şehircilik doktoru' olmuş.
Edebali, başkanlığın yanı sıra akademik kimliğini de hayata geçirerek, Uludağ Üniversitesi'nde kamu yönetimi, iktisat ve uluslararası ilişkiler öğrencilerine seçmeli olan 'Mekan ve kültür' dersleri vermeye başlamış.
Derslerde yaşadığı deneyimleri anlattığını söyleyen Edebali, 'Mekan ve kültür etkileşimi birbirlerini besleyen kavramlar. Dersler çok eğlenceli oluyor. Hem genç kuşaklarla ilişki kurmayı başarıyorsunuz' dedi.