Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Yoksa ağaç ve hayvanları canlıdan saymıyor musunuz?
14 Ağustos 2019 Çarşamba, 08:45

En son fotoğraf Marmara Adası yangınından geldi; kömüre dönüşmüş ağaçlar ve arasında yanmış bir kaplumbağa...
Haberlere bakıyorsunuz; 80 hektarlık alan 5 ev ile 1 minibüsün de yandığı yangında can kaybı olmadı.
Gerçekten can kaybı yok mu?
Ağaç ve ormanda yaşayan milyonlarca hayvan türünü canlı saymıyorsanız doğru.
Hayvanların acı çektiğini biliyoruz. Son yıllarda yapılan araştırmalarda ortaya çıkan diğer bir çarpıcı sonucu ise bitkilerin de acı çektiği. Süper-hassas ve lazerle kontrol edilen mikrofonlarla yapılan araştırmada, yaprakları koparılan veya bozulmaya başlayan bitkilerin 'ağladığı' tespit edilmiş. Yanarken nasıl acı çektiklerini tahmin bile etmek istemiyorum.

***
Bayramda yangınlar ülkenin akciğerlerini vurdu: Bir günde 15'i ormanlık alanda, 12'si de tarım bölgesinde olmak üzere 27 yangın çıktı.
Bir de şu rakamlar eşliğinde bakalım isterseniz...
Pek sık olmayan ormanlık alanda 4 metrekareye bir ağaç düşüyor. 80 hektar ise 800 bin metrekare. Yani yanan 200 bin ağaç, fotoğraftaki kaplumbağa da dahil belki de binlerce hayvan küle döndü.
Açıklamalar ise 'çok şükür can kaybımız yok...'
Türkiye'nin son 10 yıllık orman yangılarıyla ilgili bilançosundaki sayılar ise daha ürpertici. Çıkan 23 bin 808 orman yangınında 58 bin 303 hektar kül oldu. Karşılaştırma yapılabilmesi açısından bir sayı ile daha ifade edeyim; bu alan 83 bin 557 futbol sahasına eşit.
Gelelim yangınların çıkış nedenine..
Yüzde 42'sinin nedeni belirlenemezken yüzde 34'ü ihmal ve dikkatsizlik, yüzde 12'si yıldırım, yüzde 7'si kasıt, yüzde 5'i ise kaza sonucu. Veriler Orman Genel Müdürlüğü'ne ait. Yangının başlamasına neden olan etkenlerin yüzde 95'i insan kaynaklı...
Bir de yanan yerleri hemen ağaçlandırıyoruz söylemi var. Uzmanından hemen teknik bilgiyi aktarayım: Yanan yerlerde dikilen ağaçlar 10 yılda yeşil leke olarak görülürken, en az 30-40 yılda tekrar eski haline dönebiliyor.

ÖNCE YASA, ARDINDAN TOPLUMSAL DUYARLILIK

Son yıllarda artan orman yangınlarında şüphesiz iklim değişikliğinin etkisi de yadsınamaz bir gerçek. Hava sıcaklığının aşırı yükselmesi tetikleyici faktörlerin başında geliyor.
Peki, ne yapılması gerekiyor?
Öncelik tabii ki yasal düzenlemede. Uzmanlardan politikacılara, görüntüleri izleyip içi sızlayan tüm herkes tepkilerini ortaya koyup çözüm yolu öneriyor. Bunlardan biri de 26'ncı dönem Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen. İki öneride bulunuyor Pekşen:
-TBMM acil olarak orman yangını söndürme işine ihale ile satın alınan bir hizmet olmaktan çıkaracak.
-Yanan alanların hiçbir şekilde imar ve inşaata açılmayacağını Anayasal güvence altına alacak. Tamamlayıcı öneriler de var: Yasak yerlerde piknik ateşi yakanlara 5 bin lira, aracından izmarit atana bin lira ceza kesilecek. Kasten orman yangını çıkaranlar terör suçuyla yargılanacak ve hiçbir indirimden yararlanmayacak.
En önemlisi ise toplumsal duyarlılık...

2,5 KURUŞLUK PULUN AĞLATAN ÖYKÜSÜ

Aktaracağım bayramlık öykü CHP 26'ncı dönem Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil'den...
Öykünün kahramanı olan Dr. İrgil, geçtiğimiz günlerde lise ile ilgili evrak ve notlarına ihtiyaç duyunca mezun olduğu okulun yolunu tutar. Okul yöneticileri, talebine karşılık 'elbette, ilkokuldan itibaren tüm dosyalarınız, belgeleriniz, öğretmenlerinizin görüşlerini içeren dosyanız duruyor. Buyurun kopyasını verelim' yanıtını verir.
Açar dosyasını. Kendisiyle ilgili tüm ayrıntılar titizlikle saklanmıştır. İlkokul birinci sınıftan itibaren liseye kadar yıl yıl öğretmenlerin gözlemleri, uyarıları, ailesine yazılmış notlar. Veli toplantılarının gözlemleri, karne notları, teşekkür, takdirname bilgileri, hangi konularda eksik olduğu, ne varsa yazmışlar.
İlkokuldan liseye bir insan nasıl yönlendirilir, yetiştirilir adeta kitabı yazılmıştır dosyada. Bir de ilginç tespit notu: Müzik yeteneği yok. Dr. İrgil'in bu nota yorumu ise 'Ne kadar haklı çıktılar' oldu.
Dosyada bir şey görünce gözlerinden yaşlar boşalmış Dr. İrgil'in. Sarı zarf ve içinde fotoğraflar ve 2,5 kuruşluk pul. Ailesi kayıt yaptırırken resmi evrak için okula teslim ettiği pul, 50 yıl zarfın içinde saklanmış bir gün gelir alırlar diye...
Dr. İrgil öğretmenleri saygı ile anmadan geçmemiş:
'Bugün beğenmediğimiz o eski güzel öğretmenlerim; kutsal bir emanet gibi 50 yıldır saklamışlar anılarımızı, evraklarımızı ve değeri 2,5 kuruş bile olsa kendilerine verilen emaneti... İşte bizler bu okulların ve öğretmenlerin öğrencileriyiz'