Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Zararın neresinden dönülürse kârdır
26 Temmuz 2019 Cuma, 08:26

Kalkınma Planı sonrası Bursa'ya sanayi rolü biçilmeden önce kentin tarihi dokusu ve ovasıyla görenleri hayran bırakan bir Anadolu şehriydi.
1960'lı yılların başında birinci sınıf tarım arazileri üzerine sanayi tesisleri kurulmaya başlandı. Ardından izinli veya izinsiz sanayi bölgelerinin pıtrak gibi ovaya yayılması göçü tetikledi. Çünkü sanayinin iş gücüne, gelen insanların da konuta ihtiyacı vardı. Kaçak mahalleler ilçe ve kentlere dönüştü. Bu hızlı göçün karşısında ne plan ne önlem durabildi. Üstüne bir de 1990'lı yıllarda Balkanlar ve Doğu illerinden göçler eklendi. Son piyango ise 170 bin Suriyelinin göçü oldu.


Çıkan fatura oldukça ağırdı. Türkiye'nin en verimli tarım alanlarından birisi olan 39 bin hektarlık Bursa Ovası'nın yaklaşık 20 bin hektarı aşan kısmı kaçak sanayileşme ve kaçak yapılaşma ile yok edildi.
Bursa'da yer alan yapı stokunun yüzde 60'ı kaçak yapı statüsünde. Bu yapıların yüzde 80'i ise hileli hisseli parsel üzerine oturtulmuş.
İşin en acı yanı ise 1948 yılından çıkarılan 15 imar affı ile kaçak yapıların yasal statü kazanmış olması. Neredeyse 4 yılda bir çıkarılan bu aflar, kaçak yapılaşmayı cesaretlendirip teşvik etmiş.
Bu tespitleri İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi'nin raporlarındaki rakamlardan derledim.
Gelinen bu noktada artık buna 'dur' denilmesi gerekiyordu ve beklenen önemli bir adım Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde iktidar ve muhalefetin oybirliğiyle aldığı kararla atıldı.
Büyükşehir Meclisi'ndeki 30 Ağustos tartışmalarının gölgesinde kaldığı için kamuoyunda istenilen yankıyı bulamayan bu kararlar Bursa'nın gelecekte kaçak yapıyla mücadelesi açısından tarihi bir özellik de taşıyor.

18 MADDELİK KAÇAK YAPIYLA MÜCADELE STRATEJİSİ

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş tarafından meclis toplantısında tek tek okunan 18 maddelik kaçak yapıyla mücadele stratejisi çok önemli ve sadece Bursa değil, Türkiye için ilklerden oluşuyor. Aktaş ve ekibi planı hazırlamak için konuyla ilgili akademik odalardan görüş alarak kimi zaman 3-4 kez yapılan toplantılar sonucu oluşturuldu.
Bir nevi kaçak yapıyla ilgili mücadele anayasası olan yeni alınan kararlara göre, bundan böyle yasal izni olmayan inşaatlara göz açtırılmayacak. Şehri görsel açıdan anlamsız kılan, sosyal hayatı ve kişi psikolojisini olumsuz etkileyen kaçak yapılar, ilgili ekipler tarafından en geç 3 iş günü içerisinde yıkılacak. Kaçak yapılara beton veren firmalar ile işin yüklenicisi olan kişiler de yine aynı karara göre, çeşitli yaptırımlara maruz kalacak. Cezalandırma, işyeri kapatma ve çalışma ruhsatlarının iptal edilmesine kadar gidebilecek.
Denetlemeler için de telefon hattı kurulacak, drone'la denetleme yapılacak. En önemlisi ise belediye, kurum ve kuruluşlarda 'ruhsatsız-kaçak yapı veri tabanı' oluşturulacak. Kaçak inşa edildiği tespit edilen yapılarda su, doğalgaz, elektrik ve haberleşme gibi hizmetler en geç 3 iş günü içerisinde sonlandırılacak. Altyapı hizmeti sağlayan kuruluşlar hakkında ise idari ve adli işlemler başlatılacak.

'ÖNLEM YETMEZ, KARARLI MÜCADELE ŞART'

Peki, meclisin aldığı bu önemli kararlar Bursa'yı kaçak yapı tehdidinden kurtarabilecek mi?
İMO Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak'a göre, sadece kararlar yetmez. Bunu uygulayacak irade ve kararlılık da lazım. Kaçak yapılaşmaya karşı geçmişten beri çok önemli kanunlar çıkarıldı. Hatta hapis cezaları bile getirildi. Sorun uygulama kaynaklı. Yoksa kanunlar uygulansa, bu sorunların hiç biri yaşanmazdı. Sorun sadece iktidarla ilgili de değil, muhalefetin yönettiği belediyelerde de kaçak yapılaşma mevcut.
Albayrak alınmasını istedikleri önlemleri rapor halinde Büyükşehir Belediyesi'ne sunmuş. Oldukça uzun ve kapsamlı olduğu için tamamını buradan vermek imkansız. Ama temel vurgu, mevzuatın hiç kimseye tolerans tanınmadan uygulanması.


Bir de belediyelerin yapı kontrol bürolarının yanında gelişmiş ülkelerde olduğu gibi yapı polisi sistemi oluşturulması önerisi yer alıyor.
İşin özeti; belediye önemli bir karar aldı. Zararın neresinden dönülürse kârdır bakış açısıyla değerlendirmekte fayda var. Ancak, geçmişte olduğu gibi kararlar yazılı metinde kalırsa bir anlam ifade etmeyeceğini beton yığınına dönen Bursa bize çok iyi anlatıyor.