Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Zenginliğin asıl göstergesi kültür-sanat
29 Mayıs 2019 Çarşamba, 08:06

Toplumların gelişmişlik düzeyindeki kriterler artık değişti.
Elbette ki üretim, ihracat gibi ekonomik değerler hâlâ önem taşıyor ama en az bunlar kadar etkili olan eğitim ve toplumların kültür-sanattaki gelişmişlik düzeyi...
Geriye dönüp baktığımızda bugün dünyanın en önemli sanat eserlerinin ortaya çıkmasında burjuvazi olarak adlandırılan aristokrasiye karşı gelişen toplum katmanları temsilcilerinin katkısı yadsınamaz.
Toplumda söz sahibi olan bu kesimler, bir süre sonra kültür ve sanat alanında önemli eserlerin ortaya çıkmasına katkı sağladılar.
Türkiye, maalesef birçok alanda olduğu gibi uygarlık nehrinin bu evrim sürecini yine aksayarak yaşadı. Bu gelişimi son 20-30 yıldır tam anlamıyla olmasa da uçundan kıyısından Türkiye'nin ilk sanayicileri olan ailelerin temsilcileri sayesinde yakaladık. Artık rafine zevkleri olan sanat koleksiyonuna sahip zenginlerimiz var.


Peki ya Bursa?
Ekonomik değerler açısından baktığınızda üretim ve ihracatta Türkiye ikincisi, 6 milyar dolarlık fazla ile örnek gösterilen bir kent. Aynı övgü dolu sözleri kültür-sanat alanında söyleyebiliyor muyuz?
Maalesef hayır.
Bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki iş insanları ve şirketlere haksızlık etmeden genel bir değerlendirme ile hayır yanıtını verdim.
Bu sonuca varmamın ön önemli göstergesi bu yıl 58'incisi düzenlenecek olan Uluslararası Bursa Festivali'nin tanıtım toplantısı oldu. Yarım asrı deviren festivalin sponsorlarına baktığınızda eksikliği hemen fark ediyorsunuz. Festivalin yükü uzun yıllardır Büyükşehir ve değişmeyen birkaç Bursa firmasının sırtında. Bu yılki bütçe 3 milyon 600 bin lira.
Oysa Bursa'da 23 sanayi bölgesi var. Bunlardan kurumsal olarak 20'si sponsorluk üstlense 20 etkinlik eder.
Aslında Bursa iş dünyasının çatı kurumu olan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay da bunun farkında ve birçok konuşmasında yatırımlar kadar kültür-sanat alanındaki gelişmelerin de olması gerektiğine sık sık vurgu yapıyor.
Artık sanayi kadar kültür-sanat alanına da önem vermemizin zamanı gelmedi mi? Özel koleksiyonları olan veya bir serginin Bursa'da açılmasının sponsorluğunu üslenecek öncülere ihtiyacımız var.

FESTİVAL KALİTESİ KENTİN GÖSTERGESİ

Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı, başta yönetim kurulu başkanı Fatma Durmaz Yılbirlik olmak üzere festivalin kalite çıtasını her yıl biraz daha yükseğe çıkarmak için çaba sarf ediyor.
Burada dikkat çekmek istediğim önemli nokta; adında kültür ve sanat olan bir festivalin etkinliklerinin hâlâ kiraz, çilek, armut veya bilumum ürün festivallerindeki mantık ile karıştırılması. Festivale Bursalı şarkıcı katıldı mı katılmadı mı mantığı bizi festivalden çok panayır anlayışına götürür. Yılda bir kez de olsa değişik kültürlerin temsilcilerini görmek için bu tür festivaller paha biçilmez fırsat.
Mesela geçmişte, Julio İglessias, Enrico Macias, Joan Baez, Tanita Tikaram, Vanessa May, Gloria Gaynor, Tracy Chapman festivalde sahne aldı. Bunlar ilk aklıma gelenler. Merhum Neşet Ertaş'ı da festival sayesinde canlı olarak izleme imkanı bulduk.
Bu tür festivallerin temel özelliği Yılbirlik'in toplantıdaki şu sözleriyle anlam kazanıyor:
'Yaratıcılığın ifadesi olan sanat sayesinde toplumumuzun kültür seviyesinin yükseleceğini ve nitelikli bireylerin değişik kültürleri tanıyan, farklı görüş açılarına sahip, dünya görüşü yüksek kişilerden oluşacağına inanıyoruz'
Festivali bu bakış açısıyla ele almak gelecek için umut verici.

BURSA FİLM FESTİVALİ GELİYOR

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, seçim kampanyası döneminde Bursa'nın uzun bir aradan sonra yeniden film festivali ile buluşacağını açıklamıştı. Merhum Başkan Hikmet Şahin'in başlattığı İpekyolu Film Festivali, geçmişte Bursa'yı sinemanın yıldızları ve önemli filmlerle buluşturmuştu.


Aktaş, festivalin yeniden hayat bulması için seçim sonrası çalışmalara başlamış bile. Festival konusunda ilgili kuruluşlarla iki kez toplantı yapan Aktaş, İpekyolu adının Bursa Festivali'ne dönüşeceğini açıkladı. Festival büyük ihtimalle ekim veya kasım ayında düzenlenecek.
Film festivali, Bursa'nın kültür-sanat hayatına kuşkusuz katkı sağlayacak. Ancak uzun ömürlü olabilmesi için değişik kentlerdeki benzerlerinden farklı bir tema ilgiyi artıracak. Bursa'nın özellikleri göz önüne alınarak farkındalık yaratacak bir konsept belirlenmeli. Yoksa klasik bir film festivali, üç-beş sanatçının katılımı vs kötü bir kopya olmaktan öteye geçmez.