Bursa Hakimiyet

Bu itlerin sahibi kim?

 1 hafta içinde 3 büyük terör eylemi ile yüreklerimiz yine yandı. Çok sayıda can kaybımız ve yaralılarımız var. 
FETÖ, PKK, IŞİD vs. adı ne olursa olsun bu itlerin bir tek sahibi var. Dünyayı keyiflerine göre yönetmek ve şekillendirmek isteyen dini, imanı, milleti daha doğrusu insanlıkla alakası olmayan bu yapı acımasızca planını uyguluyor. 
15 Temmuz, devletin son zamanlarda oluşan bütün zaaflarını kullanarak Türk Milleti’ni Anadolu coğrafyasından silme girişiminin başlangıcı ve sonu oldu. Devletin vatansever görevlileri ve Türk Milleti’nin birlik beraberliği ile çok büyük bir felaketin eşiğinden döndük. 
 Şimdi terör örgütlerinin birbiri ile bağlantılarını araştırmak zaman kaybından başka bir şey değil. Bebek katili, FETÖ gibi adamların kapasiteleriyle bu organizasyonları oluşturup, yönetecek aklının olmadığı aşikardır. 
 İçişleri Bakanı açıklamasında 81 ilin emniyet müdürünün 74’ünün, 700 MİT elemanının 650’sinin FETÖ’cü olduğunu söylüyor. Bakanların, Başbakan’ın, hatta Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarını hayretle ve şaşkınlıkla izliyoruz. 
 Kanun hükmünde kararnamelerle ordu, milli eğitim, adalet mekanizmaları yeniden yapılandırılıyor. Üniversitelere rektör atama yetkisinin Cumhurbaşkanı’na verilmesi genel kuruldan döndü. Hükümet bütün bu gelişmelerden ders almış gibi gözükmüyor. Bakması gereken zarf değil içindeki olmalıdır. 
 Türkiye Cumhuriyeti’nde yeniden yapılandırılması gereken ilk kurum Milli İstihbarat Teşkilatı’dır. MİT bütün birimleri ve metotlarıyla gözden geçirilmelidir. Son yıllarda Türk Milleti’nin başına musallat olan bütün terör olaylarında istihbarat zafiyetinin olduğu açıktır. 
 İstihbarat teşkilatları sadece yurt içinde değil, uluslararası arenada da güçlü olmak zorundadır. Bu itlerin sahipleriyle ancak istihbarat yoluyla mücadele edebiliriz.