Bursa Hakimiyet

Çifte standart

Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargı süreci birçok konuda tartışmalara neden oldu. Tutukluluk ve Anayasa Mahkemesi tarafından tutukluluk halinin kaldırılması kamuoyu gündeminde ve hükümet tarafında çok farklı görüşler oluşmasına sebep oldu. 
 Kaçma ve delilleri karartma şüphesi olmadıkça suçun şekline göre tutukluluğun doğru olmadığını ifade etmişimdir. 
 Bugünlerde ise tutuksuz devam eden Can Dündar ve Erdem Gül’ün mahkemesine katılan konsoloslar tartışma konusu oldu. 
 Mahkemeleri takip etmek elbette sebepsiz değildir. 
 Ben de geçmişte birçok mahkemeyi takip ettim.  Bu davaya katılan konsoloslar da elbette sebepsiz yere katılmadılar. 
 Uluslararası hukuka göre katılma hakları da olabilir. 
 Bu konsolosların mahkemeyi takip etmelerinden ziyade orada çekilen ve yayınlanan fotoğraflar beni rahatsız etti. 
 Bu fotoğraflarda ‘biz sizin her işinize burnumuzu sokarız’ der gibiydiler. 
 Sayın Cumhurbaşkanı bu konuda rahatsızlığını ifade etti. Söylediklerine katılıyorum. Ancak bu işin muhatapları pek ciddiye almadılar. 
 Sayın Cumhurbaşkanı belediye başkanı iken yargılandığı davayı takip eden konsoloslara o gün sizin ne işiniz var burada demiş olsaydı… 
 Yine AK Parti kuruluş sürecinde ABD konsolosuyla 26 defa görüşmemiş olsaydı, söyledikleri çok daha tutarlı olurdu diye düşünüyorum. 
 Siyasette ‘dün dündür, bugün bugündür’ her zaman geçerli olmuyor.