Bursa Hakimiyet

Çürük zeminde inşaat…

Ülkemiz uzunca zamandır terör belasıyla mücadele etmektedir. Özellikle 7 Haziran sonrası boyut değiştirmiş bir şekilde şiddetini artırmıştır. Dağdaki terör şehirlere inmiş, bazı bölgeleri adeta esir almıştır. 
7 Haziran’dan bugüne 250’nin üzerinde şehit verdik. Başkentin kalbinde patlayan bomba 29 canımıza ve çok sayıda yaralımıza sebep oldu. 7 Haziran’dan sonra ne oldu sorusundan ziyade öncesinde neler oldu sorusuna cevap bulmak gerekir. Bu soruna doğru teşhis koymak gerekir. 
 Ülkemizin bazı bölgeleri deprem riski altında. Bunun sebebi yer kabuğundaki fay kırıklarıdır. Ülkemizin bir bölgesinde de sosyal fay kırıkları vardır. Depremle mücadelede hiç kimse “Fay kırıklarını tamir edersek bu sorun biter,” diyerek imkansız bir çözümden bahsetmemektedir. Aslolan yapıları güçlendirmek ve güvenliği artırmaktır. Çözüm süreci, barış süreci gibi söylemlerle teröristlerle Oslo’da, İmralı’da, Kandil’de masaya oturularak çürük bir zemin ve fay kırığı üzerinde çökeceği baştan belli olan binalar inşa etmeye kalkışıldı. 
Terörle müzakere olmaz, mücadele olur, diyerek sürekli uyardık. Ancak yerel ve genel seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimleri ve başkanlık sistemi sevdalarından dolayı kulaklar tıkandı, gözler görmez oldu. 
Genelkurmay, tehlikelerle ilgili 292 yazı gönderdi. “Şu an çözüm sürecindeyiz, sesinizi çıkarmayın” dendi. Bütün bu gelişmelere yanlış Suriye politikaları katalizör vazifesi gördü. Bugün bölgedeki gelişmeler geçmiş dönemlerden daha can sıkıcı hal almıştır. Ülkemizin ekonomisi de bu gelişmelerden nasibini alıyor. 
İktidar bir an önce aklını başına alıp bu meseleyi partiler üstü ortak bir akıl ile çözmeye çalışmalıdır. Ne bir çakıl taşımızı ne de bir insanımızı kaybetmeye tahammülümüz vardır. Mutlu millet, güçlü devlet olmak umuduyla…