Bursa Hakimiyet

Ekonomi tıkırında

   “Ekonomi tıkırında, kriz var, kriz var, bunalım var” sözleriyle devam eden bir şarkı aklıma takıldı. Hızla artan terör olayları ile Rusya krizine 15 Temmuz darbe teşebbüsü eklenince tabii olarak ekonomik sıkıntılar baş gösterdi. Özellikle turizm gelirleri büyük ölçüde azaldı. Rusya ihracatımız sıfırlandı. Kredi notlarımız uluslararası kuruluşlar tarafından düşürülüyor. 
 
    Bütün bu kötü yansımaları yaşarken hükümet kredi     kartları ile ilgili kararlar aldı. Kredi kartı harcamalarında taksit sayıları çoğaltıldı. Borçlu olanlar 72 aya kadar borçlarını yapılandırabilecek. Asgari ücretlilere kredi kartı limiti 5 bin 200 TL. Ev satın alacaklara bazı kolaylıklar sağlandı. 
   
   İlk bakışta son alınan kararlar olumlu gibi duruyor. Oysa kredi kartları ve tüketici kredileri dipsiz bir kuyu gibidir. 
Bankalara borçlu vatandaş sayısı 25 milyon. 2002 yılı sonunda bankalara olan borç 6.6 milyar iken 2015 yılı sonunda 384 milyara yükseldi. Tüketici kredilerinin 2.3 milyardan 306 milyara,kredi kartı borcunun ise 4.3 milyardan 79 milyara yükseldiğini görüyoruz. Buna göre tüketici kredisi 135 kat,kredi kart borçları 18 kat arttı. 
 
   Borçlu olanlardan 2 milyon 670 bin kişi hakkında icra takibi yapılmış. Son 16 yılda 110 bin 371 kişi “taahhüdü ihlal” suçundan hapse girmiş. 2010-2014 yılları arasında “ödeme şartını ihlal” gerekçesiyle 1 milyon 179 bin dava açılmış bunun 725 bini mahkumiyetle sonuçlanmış ve bir Cumhuriyet tarihi rekoru kırılmıştır. 
 
   Son yapılan değişiklikler ekonomiye nasıl yansıyacak hep birlikte göreceğiz. Tüketimi teşvik eden kararlar piyasalara elbette olumlu yansıyacak ancak zararını vatandaş görecektir.
 
   Hükümetin tüketimi teşvik eden kararların yanında üretimi, istihdamı ve kayıt altına girmeyi teşvik eden kararlar almasını da bekliyoruz. 
   Olsun Türkiye’de milyoner sayısı 100 bini buldu. Dolar milyarderi sayısı 40 oldu. Darbe teşebbüsü günü vatansever vatandaşlarımız döviz artmasın diye 11 milyar $ bozdurdu. 
   Vatansever zenginlerimizin artması olumlu bir gelişme değil mi?