Bursa Hakimiyet

Kıssadan hisseler

“Edeb Yâ Hû” diğer insanlar tarafından “taşınabilme” kıvamında olmayı, 
“Hoşgör Yâ Hû” herkesi “taşıyabilme” kıvamına gelmeyi ve 
“Bu da geçer Yâ Hû” da kötü olaylar ve yaşamın sıkıntıları karşısında “taşmama” iradesini ifade eder.
Olaylar karşısında tutum ve davranışlarımızı belirleyen öğrendiklerimiz çerçevesinde oluşan karakterlerimizdir. 
Tarihin birinde çok edepli bir adam varmış.. 
Bir gün adamın biri “”ne edep yahu, hayran kaldım doğrusu, peki bu kadar edepli olmayı nasıl öğrendin?” diye sormuş kendisine.. 
Edepli kahramanımız da cevap vermiş; “edepsizlerden”..
Yöneticilik yapanlar,temsil makamında olanlar yetkilerinden çok sorumluluklarını ön planda tutarak görev yapmalıdırlar. Bu durumlarda hep Edebali’nin Osman Gazi’ye nasihati hatırlatılır. 
Ey oğul ! Beysin... 
Bundan sonra öfke bize, uysallık sana... 
Gücengeçlik bize, gönül     almak sana... 
Suçlamak bize, katlanmak sana... 
Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize, 
Adalet sana...
Kötü söz, şom ağız, haksız yorum bize, bağışlamak sana... 
Ey Oğul ! Bundan sonra bölmek bize, bütünlemek sana... 
Üşengeçlik bize, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana... 
Ey Oğul ! Sabretmesini bil. Vaktinden önce çiçek açmaz. 
Şunu da unutma ! Insanı yaşat ki devlet yaşasın. 
Ey Oğul ! Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı. 
İşbaşana gelince ezbere bildiğimiz kıssadan hisseler unutulur,hatta bu makamlara nasıl ve ne için geldiği unutularak temsil ettiklerinize çekidüzen vermeye çalışılıyorsa ters giden bir şeyler var demektir. 
Insanlar vardır, şafakta doğar, gün batarken ölürler ! 
Unutma ki dünya sandığın kadar büyük değildir ! 
Iki paralık güneşe aldanıp sonrada karda, ayazda kavrulup gitme
Bunları nerede nasıl kullanacağını bilmezsen, 
Sabah rüzgarında savrulup gidersin. 
Öfken ve benliğin bir olup aklını yener !
Velhasıl kendim de dahil herkes hissesine düşeni alsın...