Bursa Hakimiyet

Siyaset ve zarafet

Bu iki kelimenin yan yana gelmesi siyah ve beyazın yan yana gelmesi gibi oluyor. Bunu başlıca sebebi siyasetin ve siyasetçinin dilinin bozuk olmasından kaynaklanıyor. TBMM denince akla, maalesef önce kavgalar ve küfürler geliyor. Siyaset tarihine baktığımızda TBMM ve değişik platformlarda siyasetçilerin sinkaf lı cümlelerine bile şahit olmuşuzdur. Geçmişte binlerce kez tazminat ve ceza davaları açılmıştır. 
Günümüzde de bu üslup maalesef devam ediyor. Ensar Vakfı bünyesinde meydana gelen talihsiz olaydan sonra Sayın Ramazanoğlu’nun bir kereden bir şey olmaz anlamında açıklamasının ardından Sayın Kılıçdaroğlu’nun “Önüne yattı” sözüyle tartışma büyüdü. 
Polemiklerin içinde olmaması gereken Sayın Cumhurbaşkanı da Kılıçdaroğlu’na “siyasi sapık” diyerek konuya dahil oldu. Kılıçdaroğlu “Bunlar hırsızların altına yattılar mı yatmadılar mı” diyerek sürdürdü. Karşılıklı polemikler bu şekilde nereye kadar devam edecek bekleyip göreceğiz. 
Siyasette bu dili kullanmak kişiyi çoğunlukla haklı iken haksız duruma düşürür. Mağdur edebiyatına fırsat vermiş olursunuz. 
Oysa siyasette bu tür karşılıklı polemikler zekice ve nükteli cevaplarla daha renkli hale getirilebilir. Eleştirilere sıradışı ve renkli bir şekilde cevapların örneklerini rahmetli Osman Bölükbaşı sergilemiştir. Milletvekillerinden Murat Ülgen kendisine, “Erkeksen doğru konuş” diye seslenince Bölükbaşı, “Erkekliğin zekatını versem sen de erkek olursun” diye cevap verir. 
Bugünlerde seviyeli siyasete, nükteli siyasetçilere çok ihtiyacımız var...