Bursa Hakimiyet

Tarihi anlamak, tarihi anlatmak...

Tarih, belgelerin ışığında tespitlerle ortaya konulan bir bilim dalıdır. Tarihçi bilim adamları anlatımlarını, çok farklı yorumlara fırsat vermeden ortaya koymalıdır. 
Tarihte gelişen olaylar yorumlanırken o günün koşulları  içinde değerlendirilmesi önemlidir. Bugünkü teknoloji ve koşullarla tarihi yorumlarsanız yanlışa düşersiniz. Geçmişteki küçük ayrıntıları gözden kaçırırsanız geleceği yanlış şekillendirirsiniz. 
Tarihi gerçeklere ideolojik yaklaşımlar son derece mahzurludur. 
Türk milleti dünyanın en eski milletler ailelerinden birisidir. Binlerce yıllık tarihinde birçok devletler kurmuş birçok dramatik olaylar yaşamıştır. 
Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Cihan Devleti’nin küllerinden doğmuştur. Kuruluş belgesi yani tapusu Lozan Antlaşması’dır.
Yaşayan en önemli tarihçilerden Prof. Dr. İlber Ortaylı “Lozan ne hezimettir ne de zaferdir, bir uzlaşmadır. Zaferler masada kazanılmaz” diyor.
Türk milleti 15 Temmuz’da çok büyük bir felaketin eşiğinden döndü. 15 Temmuz bir darbe teşebbüsünden ziyade iç savaş çıkarma projesidir. 
15 Temmuz kutsanırken, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile kıyaslayıp Lozan’ı küçümsemenin Türk milletine hiçbir faydası yoktur. 
15 Temmuz sonrası olaylar tam manasıyla aydınlatılamamış, tartışmalar devam etmektedir. At izi it izine karışmış, hainlerin yanında suçsuz insanlar mağdur edilmektedir. Geçmişte bu hainlerle işbirliği, yardım ve yataklık yapmış kişilerin resimleri, belgeleri ortaya çıktıkça gündem değiştirme gayretleri hız kazanıyor. 
TBMM 1 Ekim’de açıldı. Cumhurbaşkanı, ‘OHAL 1 seneyi bulacak’ diyor. OHAL kanunları gereği hükümetin kanun hükmünde kararnamelerle devleti yönettiği bir dönemde meclis çalışmaları ne kadar etkin olacak?Tezkereler uzayacak, biriken uluslararası anlaşmalar onaylanacak.
Türk milletinin gerçek sorunları terörle mücadele, kalkınma projeleri, yoksulluk ve işsizliğe ne zaman sıra gelecek?