Neslihan ÇINAR

Neslihan ÇINAR

neslihancinar@astv.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bakmakla yaşamak arasında
23 Ekim 2017 Pazartesi, 09:39

Dikkat! Bu yazıda adı geçen isimler ve
olaylar tamamen gerçektir!
Nisan ayı sonlarına doğru ben mevsim
geçişlerini yaşadığım meme ameliyatları
yüzünden bağışıklık sistemi de aslında fazla
kuvvetli olmayan bünyemle gribal enfeksiyon
olarak yaşarken eski dostum Ayşe Alagöz
aradı. Bilen bilir kendisi sağlık sektörünün
bilinen ismi olması yanı sıra
geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Bursa'da
önemli başarıların sahibi tıp doktoru
Hüseyin Alagöz'ün de kızıdır. Kısacık bir
konuşma geçti aramızda daha doğrusu o
konuştu ben gribimle hırlar gibi sesler
çıkardım.
-Gülbahar oyunu bitti ve yönetmenimiz
bulundu, yarın hem ön tanışma
hem bir nevi seçme provası yapıyoruz
sen bu oyunda muhakkak olmalısın.
-Hırgg Ayşeeee, neee tamam ben gelemesem
de gribimi yollarım...
Kalkamadım ve gribimi yolladım o
görüşmeye kabul etmediler, velhasıl kelam o
tiyatro oyunu benim gönülden desteklediğim
harika bir projeye döndü. Tanıtımlarını yapacağım,
gidip izleyeceğim çok
sevdiğim bir dostumun tamamen amatör
bir grupla meme kanserine ve
kanserle savaşa farkındalık adına iz
bırakmaya çalıştıkları uzaktan baktığım
ve imrendiğim bir projeye dönüştü.
Sonra ekim ayı başında yine bir telefon
konuşması yaptık Ayşe ile;
-Nesli oyundan biri ayrılmak
zorunda kalıyor, küçük bir rol ama tam
senlik bize katılır mısın?
İnanan bir kadının yazdığı incelikli bir tiyatro
oyununun içinde kısa birkaç ana sahip
olmak, provalarda adım atarken hiç bitmeyeceğini
sandığınız o sahnenin bir ucuna bacaklarınız
titreyerek yürürken, gelirinin kadının
kanserle savaşında en etkili derneklerinden
biri olan Pembe İzler'e bırakılacağını kendinize
tekrarlamak ve yürümeye devam etmek, bakmakla
içinde olmak arasındaki en büyük farkı
anlattı bana. Yıllardır ismen veya sima olarak
birbirini tanıyan bir ekip, inandıkları bir iş için
tüm amatörlüklerine rağmen cesaretle, inatla
ve heyecanla bir oyun çıkarmışlardı ortaya.
Gülbahar; Ayşe Alagöz'ün yazdığı Berrin
Kulya Balkanlar'ın yönettiği, Bursa'nın farklı
kesimlerinden farklı ama bir o kadar renkli insanlarının
bir araya gelerek oynadığı kökenler
üstü bir aşk hikayesi.
Kanserle savaşan bir kadının aşkla imtihanını
nezaketle anlatan içinde olduğumuz bir
öykünün oyun hali. 1-2-8 Kasım'da Bursa
Uğur Mumcu Sahnesi'nde oynayacağımız
Gülbahar oyununda biz bakmak yerine içinde
olmayı deniyoruz.
Elinizi uzatmak ve siz de içinde
olmak isterseniz Korupark ve Zafer
Plaza danışmalarından bilet alabilirsiniz.
Hayat deneysel bir döngüyse,
denediğiniz sürece zaten başarılısınız demek
değil mi? İyi haftalar