Neslihan ÇINAR

Neslihan ÇINAR

neslihancinar@astv.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Hayat sokakta
15 Ekim 2017 Pazar, 08:38

Hayat sokakta desem ne dersiniz? Bilen bilir
bilmeyen de söylemesin çok üzülürüm ben AS
TV'de köşemle aynı adı yani Maksat
Muhabbet adını taşıyan ve hafta içi her akşam
saat 18.00'de yayınlanan bir sokak programı
yapıyorum. Bu nedenle medya içinde
arkadaşlarım arasında lakabım Sokak Kızı İrma
olarak geçiyor. Beğendiğim bir film olmasının
yanı sıra Türkiye'de Haldun Dormen gibi
bir usta tarafından müzikal olarak da oynanan
oyun olmasa bunun altında kalmam ama
dedim ya sevmiştim filmini. Oyunu izlemek
nasip olmadı inşallah tiyatrosever ülkemde bir
kez daha bu filmin uyarlaması yapılır ve ben bu
kez izleyebilirim.

Eğlence gerçeklik ve düşünme yetisi
Konuyu dağıtmakta üstüme kimseyi
tanımadığımı da ifade ederek giriş yaptığım
yerden devam ediyorum. Sokakta fazla ciddi
bir şeyler konuşmuyoruz malumunuz biz
meşgul bir toplumuz ve fazla vaktimiz yok o
nedenle mikrofon uzattığımve kaçmayan
kişilere mümkün olduğunca kısa cevaplar
verebilecekleri eğlenceli sorular soruyorum.
Eğlenmenin bizim toplumumuzda çok farklı
biçimleri olsa da ben eğlence anlayışının
özünde ciddi bir gerçeklik ve düşünme yetisi
olduğuna inananlardanım.
***
Basit sorulara verilen kısa cevaplar bana
hayatı başka görüşlerle tekrar tekrar anlatıyor
ve ben sırf bu yüzden hayat sokakta
diyebiliyorum. Gülümseyerek "bu ülkede
neyi değiştirmek istersiniz" diye
sorduğumda her şey aynı kalsın çok iyiyiz
diyen de sokakta, her şeyi baştan sona
değiştirmek isteyen de aynı sokakta.
Yürüdüğümüz yollar, geçtiğimiz sokak ve
mahalleler aklımız, fikrimiz mali portremiz,
görüşümüz inancımız ne olursa olsun bizi
eşitliyor. Aynı yoldan yürüyen insanlar haline
geliyoruz. Nereye gittiğimiz bize ait olmak kaydı
ile aynı yolda yürüyen insanlar oluveriyoruz.
Pahalı arabalara binmeden, otobüse
yetişmeden, durağa varmadan önce o
sokaklarda hepimiz eşitiz. Ne kadar
sürdüğü çok önemli değil sürekli tekrarlanan bir
ritüel bu, tabii eğer açık alan fobiniz yoksa ve
her birey gibi zaman zaman sokağa
çıkıyorsanız. ;İşte o eşit olduğumuz ve beraber
yürüdüğümüz yollarda yakalıyorum sizi ve soru
soruyorum, çoğu kez cevap alamasam da
yüzümde bir gülümseme oluyor çünkü en eşit
olduğumuz yerdeyiz diye düşünerek keyif
alıyorum.

İnsanın enerjisi...
Sokakta kamerasız ve mikrofonsuz yürürken
de gülümsüyorum insanlara yine bu yüzden.
Bazen ve çoğunlukla yanlış anlaşıldığımın
farkındayım bir gülümseme ile bakınca
insanlara ama o kadar doğal ki aslında
insanın insana gülümsemesi ve bana göre
öyle güzel bir enerji geçişi ki anlatmakta
zorlanıyorum. Varacağınız noktaya gidene dek
hiç tanımadığınız ama aynı yolda yürüyen
birinin yanınızdan geçerken gülümsemesi öyle
farklı ve beklenmeyen bir enerji ki, hayata güç
katıyor. Ağırlığından binlerce kat fazla sorunu
ya da fikri taşıyan kafalarımızı yansıtan
düşünceli, öfkeli, asık ya da ifadesiz duran
yüzlerimizde en eksik ve aynı anda en çok
şaşırtan duygu durumu sebepsiz bir küçük
gülümseme belki de. Tanıyıp tanımadığınızı
düşündürüp kafanızı bir kez daha
çevirten, şaşırtan, meraklandıran,
heyecanlandıran o küçük gülümseme.
Yemek üzerine bol köpüklü bir kahve, kadayıfı
tamamlayan kaymak, fırından yeni çıkmış
ekmek sıcaklığı, ramazanda ezan sesi gibi o
gülümseme benim için.

Gülümsemekten vazgeçmeyin
Bir gün, bir sefer eşit olduğumuz o sokakta,
sokağa gülümsemeyi deneyin ne demek
istediğimi daha net anlayacaksınız. İnsanlara
değil, birini, hedef alarak değil sokağa
gülümseyin, sokak size gülümseyene dek
denemeye devam edin. Gülen yüzler
çoğalacak, gülmeyi gülümsetmeyi bilen
insanlar bir toplumu daha güçlü ve o ülkeyi
daha yaşanabilir hale getirecektir. Her şeye
rağmen gülümseyen insanlar oldukça korku
azalacak ve baskılara aynı gülümsemeyle karşı
koyma cesareti bizi saracaktır. Hayatın en zor
ama en güzel eylemi gülümsemek,
gülümsetebilmek, önce sokağa gülümseyin,
sonra birini gülümsetmeyi deneyin siz
denedikçe size de deneyenler olacaktır.
Gülümsemekten vazgeçmemek ve
sokakta görüşmek dileğiyle iyi haftalar.