Neslihan ÇINAR

Neslihan ÇINAR

neslihancinar@astv.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kadının kadına ettiği
10 Ekim 2017 Salı, 15:14

Merhaba;

Bittiğini iddia ettiğimiz ama kalıntılarını yarınlara götüreceğimiz bir hafta sonundan daha merhaba.

Ölümler, doğumlar barışmalar, ayrılıklar hüzünler, sevinçler kısaca insanın yaşarken başına gelebilecek ne varsa hepsi ile karşılaşma ihtimalimizin olduğu, bitirdik iddiası ile baktığımız izlerini belki de yıllarca taşıyacak olduğumuz bir hafta sonuna daha geldik.

Yapımda ve yönetimde emeğiniz geçtiyse ne ala ki hayat sizin umuyorum geçmiştir.

Yıllar önce bir tespit duymuştum işin aslının gerçek balıkçılara sorulması gerektiği bir tespit ama rivayet bile olsa tanımladığı durum yüzünden bende oldukça güçlü bir yer edinen tespit kısaca şöyle: Hoş olmasa da yengeçler canlı canlı haşlanarak pişirilirler demişti ki duyduğum yerdeki insan eğer yengeçler erkekse muhakkak kazana kapak kapatılır çünkü o sıcak suda erkek yengeçler bir bütün haline gelip birini bile olsa tencereni dışına atmak için uğraşırlar ama dişi yengeçler öyle mi, biri bile yukarı çıkmaya gayret etse diğerleri onu aşağı çeker o yüzden yengeçler ağırlıkta dişiyse kazana kapak gerekmez ...

Düğün değil bayram değil, ben bunu neden yazıyorum diye sorarsanız, şu sebepten; eskilerin iyi hatırladığı her on yılda bir darbe takvimi gibi gün yüzüne çıkan benim kocamı elimden aldın muhabbetleri, evliyken evli biriyle oldun sohbetleri, kaldırılan evlilik programları yerine herkesin Türkiye'de ayıptır söylemesi iç çamaşırınız kaybolsa bulunması için alarma geçecek ve bunu yaparken de sanatçı dostlarının adını hunharca lekelemeyi göz önüne alacak eski şarkıcıların tefrika halindeki az sonra programları derken bu ülkede yayıncılık adı altında ayan beyan yapılan kadının kadına saldırısı ve hırpalaması durumu beni üzüyor.

Zekasına, kültürüne ve edebine göre her şarkıcının koparabileceği kısa süreli yaygaraya namı diğer skandala asla karşı değilim. Aksine sahne üzerinde olan insanların daha farklı bir yaşam algısı olduğuna ve geldikleri yollarda çok hırpalandıklarına inanıyor hatta biliyorum ve bu tür yaygaraları olağan buluyorum ama yıllardır bıkıp usanmadan izlediğimiz, değer verdiğimiz bu isimlerin kadınlar için faydalı bir şeyi yapmak bir kenara durmaksızın hemcinslerini hırpalar halde olmalarına çok bozuluyorum.

Hangisi için kadın sığınma evi açtılar, açılan sığınma evlerine destek oldular, bir araya geldiler, vakıf kurdular genç kızlara yurt ve eğitim sağlıyorlar, ücretsiz kamu spotlarında kadınlar için bilgilendirme mesajları veriyorlar, kızları okutuyorlar, ana sağlık ocakları var adlarını taşıyan diyebilirsiniz? (aman biraz parası olan kesin ilkokul yaptırmıştır o da ne durumdadır haberleri yoktur). Oldukları yere zorlukla geldiklerine inandığım bu kadınların, geldikleri yerde durmayı ve kadına destek olmayı bildiğini düşünmüyorum. İşte bu biraz ağrıma gidiyor. Kadına şiddete, her türlü tacize hayır diyecek insanların #kocamadokunma hastag'li sosyal medya saldırılarına üzülüyorum. (kocana söyle başka kadına dokunmasın ayrıca) Kavganız mı var, yapın ama bunu kendi aranızda yapın, bizim bu aralar ihtiyacımız olan şeylerin başında kadının kadına vereceği destek ve güç gerekiyor.

Sesiniz, buraya nasıl geldiğiniz umurumuzda değil getirmişiz zaten sizi yoksa eski hesapları dökmeye kalksak zaten star olarak gezemezdiniz sadece bizim bu aralar söz dinletecek, bunun için bir duruş sergileyecek, cesareti ve yüreği olan kadınlara ihtiyacımız var. Farkında mısınız yıllardır haşlanıyoruz çığlık çığlığa, elbirliği ile bir kişiyi bile kurtarmak kârdır bence...

Yine de yazıyı kapatmadan hadi, dağılalım demeden ve köşesine uygun yazmıyor dedirtmeden, Recep İvedik dışında bu ülkede film olmadığını düşünenlere 27 Ekim'de Türkiye'nin Oscar adayı "Ayla" vizyona giriyor hatırlatmasını da şuraya gururla ekleyelim.

Güzel ve keyifli bir hafta dileklerimle kalın sağlıcakla.