Neslihan ÇINAR

Neslihan ÇINAR

neslihancinar@astv.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Unuttuklarım için özür diliyorum
26 Kasım 2017 Pazar, 07:57

Yıllar önce bir arkadaşım beni bir komşularına pazar günü ziyarete götürdü, amacı evin anneannesi ile beni tanıştırmak. Gittik, aman nasıl tonton nasıl tatlı bir anneanneleri var oturuyor film izliyor koltukta, en büyük zevki kovboy filmi izlemekmiş.

Yanına oturdum teyzenin ama teyze bizle fazla ilgili değil gözü televizyonda, ben de sohbete dahil oldum, tonton diye teyzeyi mıncıklayıp benle konuşması için uğraşacak halim yok demeye kalmadı yanında oturduğum evin anneannesi "Kızım eğil çabuk" dediği gibi beni koltukta kendine çekip yanlamasına yatırdı. Yattık kucağına yaşlı başlı kadının. Evin geri kalanı gülüyor bu arada kalkmaya çalışıyorum ama kadın eliyle başımı bastırıyor. "Kalk yavrum geçti" dedi bu kez anneanne ve yine gözü televizyonda benle irtibatını kesti.

Konu şu, o sırada ekranda oynayan filmde Kızılderililerok atıyormuş. Yaşlı teyze o oklardan sakınıyormuş meğer beni ve kendini ve her kurtardığı hayat önemliymiş onun için. Yanına da misafir olmadıkça pek kimseyi oturtmaz, hepinizi koruyamam dermiş. Ya kovboylar dedim, onlar da ateş ediyor tam kameraya karşı, ok vuruyor da kurşun işlemiyor mu? "Onlar bize ok atanlara ateş ediyor" derken surat ifadesinden benim bu salaklığıma kızdığı o kadar belliydi ki, sadece öptüm sesli sesli yanaklarından teşekkür ederim, hayatımı borçluyum size diyerek.

Hayatımda gördüğüm en tatlı unutkanlık modellerinden biriydi, herkesi tanıyor, her şeyi biliyor sadece oturduğu yerde hayatımızı kurtarıyordu. Unutmak bir tek bu anım dışında hep sorun oldu hayatımda. İsimleri unutmak, yüzleri unutmak. Hatırlamadığım isimlere ve yüzlere hatırlarmış gibi davranarak yuvarlak cümlelerle geçiştirmeleri öğrendim bu yüzden.

Fark ettim ki biz toplumca unutmayı seviyoruz, Üzeni unutuyoruz, seveni unutuyoruz, randevuyu, doğum günlerini, evlilik yıldönümlerini unutuyoruz. Vuranı, kıranı, dolandıranı, hainliği, ihaneti saldırıyı en önemlisi öleni, öldüreni bile unutuyoruz. Öyle bireysel filan da değil bildiğin topluca unutuyoruz, depremi, yıkımı, kandıranı unutuyoruz. Tüm o unutkanlıktan utandığım yıllardan sonra şimdi bana sorsanız bu milletin en önemli karakteristik özelliği olarak unutmayı gösteririm.

Şimdilerde belki yaşın da etkisi ben kendi adıma unutmamaya çalışıyorum. Depremleri, ülke ekonomisini, geçmiş olayların almanaklarını izlemeye çalışıyorum. Hafızayı çalıştırmanın en önemli yollarından biri düşünmek, aklını çalıştırmakmış diyorlar ona gayret gösteriyorum.

İşte girdik elden geldiğince geliştirdik ve sonuca bağladığım nokta da burası.

Unutmayın,unutturmayın, düşünün ve aklı doğru kullanmanın çarelerini araştırın, çünkü aklın giderek bize daha çok lazım olacağı zamanlara yürüyoruz görüyor musunuz? Hiçbirimizin benim de dahil kucağımız Kızılderili oklarından bizi koruyacak kadar büyük değil ama aklımız ve unutmadıklarımız bize yol gösterecek kadar çok.