Bursa Hakimiyet

1 Kasım’ın galibi millet

AK Parti 7 Haziran seçimlerinde en yüksek oyu aldı ama tek başına iktidar olamadı. (Tabii 7 Haziran seçimleri öncesi ayrı bir yazı konusu. ) Siyasal mühendislik 4 partili bir parlamentoda tek başına iktidarın çok zor olabileceğini biliyordu ve HDP’yi parlatarak 7 Haziran’da başarılı oldular.
 Tek arzuları vardı AK Parti’yi iktidardan etmekti, gerisi sonra düşünülecekti. Seçim sonuçları arzularının doğrultusunda gerçekleşti. AK Parti %41 oy almıştı ve 258 milletvekili çıkarabilmişti. CHP 132, MHP 80, HDP 80 milletvekiliyle parlamentoya girdiler. Muhalefet partileri 292 milletvekiliyle artık koalisyon hükümeti kurabilirdi. Hesaplar buraya kadar tutmuştu ama sonrası gelmedi.
Muhalefetin kendi içinde bir koalisyon hükümeti oluşturamayacağı 7 Haziran akşamı işaretini verdi.  MHP Genel Başkanı Bahçeli yeniden seçime resti çekerken, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş 8 Haziran günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kastederek “Seni başkan yaptırmadık ya “ diyerek  AK Parti’yle koalisyon kapısını kapattı. 
CHP,” AK Parti iktidara mahkumdur” vehim ve tazviratıyla AK Parti’yle yapılan koalisyon görüşmelerinde “restorasyon” hükümetini öne sürdü. Bu şu anlama geliyordu: AK Parti 13 yıllık iktidarını külliyen yanlış ve yok sayacaktı. Yani kendini inkar edecekti. MHP her şeye hayır diyordu.
Ülkede bir koalisyon hükümeti kurulamıyordu. Diğer taraftan Suriye’deki gelişmeler Kandil’i umutlandırdı ve 12 Temmuz’da çözüm sürecini bitiren anarşi olayları üst üste gelmeye başladı. Silahlar, bombalar patlıyor, hendekler kazılıyor, mayınlı tuzaklar patlatılıyor, kanton bölgeler oluşturuluyor, mahkemeler kuruluyor, vergiler toplanıyor, insanlar korkutuluyor sindiriliyor. 
Bütün bunlar olurken HDP sözcüleri meydan okuyor, muhalefet partileri arkalarına aldıkları merkez medya ve paralel yapıyla ilintili medyanın verdiği gazla AK Parti’nin üzerine çullanıyordu. 7 Haziran öncesi hükümetin meclise sunduğu iç güvenlik tasarısının yasallaşmaması için üç muhalefet partisi omuz omuza vermiş haftalarca paketi önlemiş ve paket ancak meclisten geçen maddeleriyle yarım bir şekilde yasallaşmıştı. Terörün faturası Hükümet’e bilhassa Cumhurbaşkanı’na çıkarılıyordu.
Millet bunları seyretti, 1 Kasım’da da kararını verdi. 1 Kasım’ın galibi millettir.