Bursa Hakimiyet

1990’lardan 2016 Mart’ına...

Asıl soru şudur: Gerçekten demokratik bir anayasa isteniyor mu? Bugünün parlamentosu büyük bir temsil gücüne sahip. Yüzde 85 katılımla seçim gerçekleşmiş, parlamento yüzde 90 temsil gücü kazanmıştır. Böyle bir meclis anayasa yapamıyorsa, yapamayacaksa kim yapacak?
Meclis’in temsil gücü yüksek olmasına yüksek ama AK Parti dışındaki partiler sadece gürültü ve mızıkçılık yapıyorlar. CHP ve MHP’nin nasıl bir anayasa istediklerini henüz duymadık. Sadece başkanlık olmasın diyorlar. AK Parti de başkanlık modelini istiyor, bunu her fırsatta vurguluyor.
Başkanlık sistemi bir Erdoğan meselesi değil, kurumların yerine halkın egemenliğini korumaya çalışan bir yapıdır. Ama muhalefet ısrarla bu tartışmadan uzak duruyor, “başkanlığı Erdoğan istiyor” diyerek Anayasa ile ilgili niyetini gizliyor.
CHP demokratik sözcüğünü kullanıyor ama mücerret kalıyor, içi boş bu kavram bir şey ifade etmiyor. 1990’lı yıllarda SHP anayasa değişikliği konusunda çok çaba sarf etmişti. CHP statükoyu korumakla meşgul. Eskiyi koruyan, yeniyi kuramaz.
MHP ise sadece üniter devlet diyor bu ‘tek konunun’ dışına çıkamıyor. Muhalefetin en güçlü olması gereken partisi HDP bu imkanı heba etmiş durumda. HDP yüzde 13’lük seçim başarısını hiç mi hiç değerlendiremedi. İradesini Kandil’e ipotek etti, şimdi sosyolojiyi de kaybediyor.  İş yine AK Parti’nin sırtına kaldı.
PKK’yı alenen destekleyen HDP’lilerin dokunulmazlıkları için hazırlanan fezlekeler Başbakanlık’a gönderildi. Fezlekeler işleme konulması için Meclis’e gitti. Beş milletvekilinin dokunulmazlıkları kaldırılabilir.