Bursa Hakimiyet

ABD’nin Ortadoğu’ya sızması-2-

Nasır, cumhurbaşkanı olduktan sonra 23 Temmuz 1956’da yaptığı bir konuşmada: “Biz Mısırlılar, hiçbir sömürgeci veya despotun, politik, ekonomik ve askeri bakımdan bize egemen olmasına  müsaade etmeyeceğiz, ne kuvvete ne de dolara boyun eğmeyeceğiz.” diyordu. Üç gün sonra da Süveyş Kanalını millileştirdi ve askeri bir müdahale olursa buna karşılık vereceğini dünya kamuoyuna ilan etti.
Sovyetler Birliği hemen Nasır’ın yanında yer aldı. Böylece Sovyetlerle ABD’nin arası açıldı. İngiltere ve Fransa Mısır’a müdahale etmek için planlar yaparken diğer taraftan ABD’yi de ikna etmeye çalıştılar. Ancak ABD Ruya’nın gücü hakkında yeterli bilgiye sahip değildi ve işi ağırdan alıyordu, İngiltere ve Fransa’nın taleplerini sert bir dille reddetti.
İngiltere başbakanı Eden, Süveyş Kanalı’nın millileşmesinden bahisle, “ Bir yağmacılık hareketini kabul etmeyiz…. Bizim kavgamız Mısır’la değildir. Arap dünyası ile hiç değildir. Bizim kavgamız Nasır’ladır.” diyerek asıl hedefi saklıyordu.
Fransa dışişleri bakanı da İngilizler’in paralelinde beyanlar veriyordu ve şöyle diyordu: “ Ya Nasır boyun eğecek ve hatasını kabul ederek, almış olduğu bütün tedbirlerden vazgeçecek veya boyun eğmeyecektir…”
Bu beyanlar verilirken ABD dışişleri bakanı, ABD’yi olup bitenlerin dışında tutmaya çalışıyor ve şöyle diyordu: “ Böyle bir şanssız durumda, Birleşik Amerika’nın ne yapacağı hususunda hiç kimseye hiçbir zaman hiçbir taahhütte bulunmuş değiliz.” Bu sözler ABD’nin İngiltere ve Fransa ile arasındaki mesafeyi açık tutmak istediğinin göstergesiydi.
İsrail birlikleri, 29 Ekim 1956 günü öğleden sonra Sina’ya girdi. Tam dört günde Süveyş’e ulaştı. Nasır’ın hiçbir ön hazırlık yapmadan maceralara giriştiği alenen görüldü. İsrail 50 bin askerle harekete geçmişti. Oysaki Mısır’ın yalnızca Sina’da 75 bin askeri, 90 Mig ve 50 adet İlyuşin uçağı vardı. İsrail planlana rolünü oynayınca beklenen oldu. Kıbrıs veMalta’dan kalkan İngiliz ve Fransız uçakları bombardımana başladı. Mısır’ın Rusya’dan aldığı bütün askeri malzemeyi imha ettiler.
İsrail’in savaştan galip çıkması karşısında çaresiz kalan taraflar Sovyetlerin teklifi üzerine ateşkes ilan ettiler. Uluslar arası diplomasi hareketlendi. ABD, İsrail’in Mısır’la yaptığı ateşkes antlaşmasını ihlal ederek savaşı başlattığı için derhal geri çekilmesini istedi. ABD’nin öne çıkışı başlamış oldu. 
Nixon şöyle diyordu: “Tarihte ilk kez, bize göre sömürgecilik geleneğini yansıtan… İngiliz- Fransız politikasına karşı bağımsızlığımızı gösterdik”…