Bursa Hakimiyet

Açlık Oyunları gerçek olabilir

  Suzanna Collins’in Açlık Oyunları, Hollywood tarafından beyaz perdeye aktarıldı. Collins’in 2008’de yazdığı bir Realty Sgow’dan esinlendiği kitap, üç milyondan fazla satmıştı.
 Açlık Oyunları “Panem” adı verilen bir Kuzey Amerika ülkesinde geçiyor. Kuraklık, kıtlık ve savaş sebebiyle yok olan Kuzey Amerika’dan geriye 12 bölge ve bir başkentten oluşan Panem kalıyor. Panem’in başkentinde yaşayan elit zümre barışı devam ettirmek için fakir halktan kurban vermek üzerine sistem kurmuşlardır. Her sene ülkenin 12 bölgesinden iki genç seçiliyor ve açlık oyunları denen ölüm kalım savaşının içine atılıyor.
Hayatta kalan kazanır temalı açlık oyunları, bütün vahşetiyle başladığında insanlar da canlı yayında realty show seyreder gibi olan biteni seyretmeye başlıyor. Film bu yönüyle tam manasıyla gerçeklik duygusu yaşatıyor.
Açlık oyunları filminin kahramanı, kız kardeşini kurtarmak için gönüllü olarak yayına katılan Katriss. Katriss hem acımasız sistem hem de rakipleriyle mücadele ederken, gerçekte elitlerin kontrolünde kurgulanan insanlık ile mücadele ettiğini anlatıyor. Film ilerledikçe insanın mücadele ve savaş esnasında düşen maskesinin ardındaki çirkin yüzü görüyoruz.
İnsanoğlu geleceği sorgularken, Yeni Dünya Düzeni denklemini siyasi, ekonomik açıdan ele alırken, en önemli detayı göz ardı ediyor. İnsan bedeni sağlam olmadığı veya kontrol edildiği sürece aklını  tam olarak kullanması/ kullanabilmesi mümkün olmaz. Günümüz Batı toplumlarına, özellikle Amerikan halkına baktığımızda insanların büyük ekseriyetinin düşünce- sorgulama faaliyetlerini yitirdiklerini görüyoruz. Kendi bedenleriyle uğraşmaktan bunu yapamıyorlar. ABD’de 310 milyonluk nüfusun 2012 yılı ilaç harcaması takriben 450 milyar dolar. Buna rağmen Amerikan halkının obezite ve kalp başta olmak üzere, kendi bedenlerinde boğuldukları da açıktır.
  Amerikan halkı düşünmüyor da biz çok mu düşünüyoruz? Onların düşünmesini engelleyen sebeplerin çok daha fazlasının bizde olmadığını söyleyemeyiz. O halde kendimize çeki düzen vermeliyiz.